Trakonya balığı sokması ve zehirlenmesi - Trachinus draco

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan balikci
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
excalibur demiş ki:
trakonyath3.jpg

TRAKONYA / Diğer adı Varsam.
Trachinus Draco,Grosses Petermanchen,Grand Vive

Denizlerimizde (tüm Akdeniz havalisinde: Karadeniz-Kızıldeniz) yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17 - 18, en çok 35 - 40 cm. boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehiri (kendi vücut proteini) bir insanı sakat bırakabilir. Çare: çarpılan yere 40
derecenin üzerinde ısı uygulanması ve proteinyapısının parçalanmasının sağlanmasıdır. (Balıkçı ayağını egzos amyantına dayar) Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda Çarpan Balığı olarak adlandırılan Trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber, az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

kumtrakofz1.jpg

KUM TRAKONYASI
Trachinus Araneus,Gestreiftes Peterm„nnchen,Vive-Araign‚e

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2 - 3 m'den 100 - 150 m'ye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşı çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 cm'e büyüyebilir. Dikenleri Trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip Mart başından itibaren sığlara sokulup yaz sonuna kadar üreme yapar.

Kaynak : Denizce.com


Mehmet

Sana uydurdun diyen mi oldu?:p
Alıntı yaptığın kaynak bilgileri birbirine karıştırmış,seni de yanıltmış.
Ben böyle düşünüyorum,yanılma payı bana ait.:)
...
 
Bu yaz bu balıklardan zıpkınla vurdum. Bir sitede resmini koyduğum zaman bir kaç arkadaştan tepki almıştım. Trakonyalar zarasızdır ben hiç trakonyadan zara gören görmedim diye anlatılanları okuyunca vurmakla yanlış bişey yapmadığımı anlıyorum. Balıklara ne oldu diyecek olursanız arkadaşlarla yedik. Eti benim hoşuma gitmedi değişik bi kokusu var gibi geldi. Hazırlamasıda zahmetli dikenlerine dokunmadan derisini soymak falan zor oluyor..
Picture_068.jpg

Picture_069.jpg
 
Son düzenleme:
Trakonya

açıkçası bu balığı başta hiç sevmezdim
ta ki assosda benim üstadım sayılabilecek ve bu sene kaybettiğimiz çetin abimle tanışana kadar. assos'dan açılınca yaklaşık 20 m. derinlik ve kumluk alandan sonra 60-70 metreye kadar çıkıyorlar. (belki daha sonrada çıkıyordur ancak ben denemedim ) hatta derinlik artıkça kumluk arazide başka balık yakalayabilmen çok zor.biz başta kızıp geri atıyorduk . çetin abi aynen başta reisin dediği gibi irileri yakalayıp tulumunu çıkardıktan sonra tavada hafif yağda kızarttı ve inanılmaz lezzetli bir balık.. bence deneyin .
ancak unutmamak gereken birşey var. mesela iskorpiti iğnelerinden korunmak için solungacından yakalarız değil mi? trakonya ise en büyük iğnelerini "yanak" tabir ettiğimiz solungaç kapaklarında taşıyor onun için buralara ayrıca dikkat edelim ..
 
reancarne demiş ki:
açıkçası bu balığı başta hiç sevmezdim
ta ki assosda benim üstadım sayılabilecek ve bu sene kaybettiğimiz çetin abimle tanışana kadar. assos'dan açılınca yaklaşık 20 m. derinlik ve kumluk alandan sonra 60-70 metreye kadar çıkıyorlar. (belki daha sonrada çıkıyordur ancak ben denemedim ) hatta derinlik artıkça kumluk arazide başka balık yakalayabilmen çok zor.biz başta kızıp geri atıyorduk . çetin abi aynen başta reisin dediği gibi irileri yakalayıp tulumunu çıkardıktan sonra tavada hafif yağda kızarttı ve inanılmaz lezzetli bir balık.. bence deneyin .
ancak unutmamak gereken birşey var. mesela iskorpiti iğnelerinden korunmak için solungacından yakalarız değil mi? trakonya ise en büyük iğnelerini "yanak" tabir ettiğimiz solungaç kapaklarında taşıyor onun için buralara ayrıca dikkat edelim ..


Bence ikisi de yanlış..
İskorpit ve trakonya gibi balıkları ille de elle tutmak zorunda isek, en güvenli usul baş parmağımız ağızlarının içine girecek şekilde alt çenelerinden tutmaktır. Bu şekilde sıkıca tutulan balık ne sırt, nede yanak ve diğer dikenlerini bize batıramaz.. Ancak bırakırken dişlerin parmağınıza takılmamasına dikkat ediniz..

Trakonyanın en zehirli dikenleri solungacında değil, ensesinde (sırtında)bulunan arası siyah deri ile kaplı ilk 4 dikendir..
Zaten bu konularda yukarıdaki bölümlerde yeteri kadar bilgi verilmiş.
Ben tekrar hatırlatnak istedim..
 
Trakonya ile geçen hafta tanıştık[

Kıbrıs ta öğrenci olduğum için tatlı su avcılığı yapamıorum,sonra koca akdeniz burda niye avlanmıyorum ki dedim kendi kendime,oltamı aldım ve deniz kıyısına gittim avlanmak için kara verdiğim alan kapalı maraş denilen kıbrıstaki yasaklı bölgenin hemen önüydü,arkamda savaşın izlerini taşıyan yıkık dökük binalar önümde sonsuz bi akdeniz vardı.Amaç balık tutmaktan ziyade bidahaki avlar için bi keşif turuydu.Yem olarak tavuk göğsü taktığım oltamı attım denize,10 dkka sonra çekeleştirdi çektiğimde balığı tanımıştım(çünkü forumda bu balıkla ilgili bazı bilgiler okumuştum)tedbirli davranmak istedim,elime kalın bir poşeti katkat yaparak sardım ama balığa elimi sürmemle keskin bir acı duymuştum sanki iğnesi barmağımın kemiğine kadar girmişti.Yasak bölgenin önünde duran polis koşarak yanıma geldi ve hemen hastane ye gitmem gerektiğini söyledi pek önemsemedim ve aklıma gelen tek şey pis kanı emip dışarı tükürmek oldu yavaş yavaş parmağımın uyuşmaya başladığını hissetmiştim ama Allah tan hızla pis kanı emip tükürdüm ve uyuşukluk geçti.Eve gittiğim gibi yağurt yedim neden bilmiyorum ama iyi gelebileceğini düşündüm.Ama balığı tuttuktan 40 dkka sonra bile yaşadığını biliyorum.İşin enteresanı tam o sırada kapalı maraşı görmeye gelen bir grup çinli kafilesi başımıza üşüştüler ve sağada solda ne varsa çok meraklı bi şekilde karıştırmaya başladılar,bi kaç kişi foto mu çekmeye başladı.Kendimi biran için afrikada ki yerel çocuklar gibi hissetmiştim:)Bir an çinli lerden birinin balığı görünce deli gibi sevindiğini gördüm adamı uzaklaştırmak istediğimde bana tavır takındı ama sonra içlerinde bilge tipli bir diğeri balığın zehirli olduğunu anlatmaya çalıştığımı ona söylemişti.Oda sonra bana gelip kutsal bi varlıkmışım gibi defalarca teşekkür etti.Günün sonun zehirlenmediğim için çok şanslı olduğumu anladım.
 
Burak

Okuduklarından ders almamışsın anlaşılan.
Trakonyayı sakın ellemeyin diye o kadar yazılmış, sen poşetle ellerim demişsin.
En iyi öğretmen tecrübedir derler, artık sen de şimdi başkalarına rahatlıkla öğretebilirsin trakonyayı.
Geçmiş olsun.
 
Bir trakonya hikayeside benden.68-72 arası tam delikanlılık çağımızda arkadaşımla birlikte lüfere çıkmıştık.Deniz biraz kabarık olduğu için Haydarpaşa limanı içindeydik.Hava kararmaya başladı biz lüksü yakarken yanımıza sandalda tek başına olan orta yaşlı biri yaklaştı ve bize yakın olup ışıktan istifade etmek istediğini söyledi.Bir müddet sonra adamcağızın feryadı ile irkildik.Zavallı tuttuğu balığı dikkat etmeden bacaklarının arasına alıp sıkarakzokayı ağzından çıkarmaya çalışmış.Hemen yanaştık,arkadaşım adamı Numune Hastahanesine götürdü.Bende geriye döndüm.O zamandan beri,tekneye yanlız binmemeye,teknedemutlaka ışık,amonyak bulundurmaya,balığa el atmadan önce tanımaya çalışırım.
 
trakonya zehirinin giderilmesi

Bu balık benim canımı fazlasıyla yaktığı için yaptığım araştırmalarda edindiğim en mantıklı ve en pratik usul iğne yerinin dayanabileceğiniz kadar ısıtılması, bu sıcak su da olabilir, sıcak cisim de . bu bilgiyi çok değerli bir doktor kardeşimden edindim.balığın zehirinin sıvısının ısıtıldığında solüsyon kıvamına gelmesinden sonra yayılma etkisi sona ermektedir.
 
Dragonya dan bende nasipimi aldım...

Merhaba arkadaşlar..Dün eşim ile birlikte Mordağan,a hem piknik hemde balık avlamak için gittik..Arabadan malzemelerimizi indirdik..Hemen ben oltaları yemleyip salladım denize. olta tıklayınca hemen çekip,yinemi ot balığı deyip,yapıştım tabi balığı..Aman allahım o ne acıydı öyle,rengim kıpkırmızı olmuş bir anda, kanayan yeri iyice sıktıktan sonra,hemen toparlanıp Mordoğan sağlık ocağına gittik.pazar olduğu için kapalı tabii..Doğruca Karaburun,a bu sefer..Ağrının şiddeti artıkça arttı..Elim başladı şişmeye, bağıra bağıra arabayı kullandım..Karaburun ,a varınca hemen biri ağrı kesici olmak üzere iki tane iğne yaptılar kalçamdan..Ağrılarım azalınca hemen dönüş yoluna geçtik..Mangalı yakamadan aç bilaç akşam 7 de eve vardık..Bugün Tekrar doktora çıktım,bir hafta açık istirahat verip bir de tetanoz iğnesi vurdular.Şişliğin inmesinin uzun zaman alacağını söylediler..Kolum davul gibi şiş halen..Artık dragonya benim en iyi tanıdığım balık cinsi oldu...
 
Trakonya levrek kadar lezzetlidir..

hayvan çok ilginç bir yapıya sahip .
mesela iskorpiti solungaçlarından tutp çarpılmadan iğneden çıkarabiliriz ama bu hayvan ilginç bir şekilde "yanak" tabir ettiğimiz solungaç kapaklarında da büyük ve tehlikeli iğneler taşıyor onun için pense yoksa yanınızda ya ayğınızla basarak ya da kafasını ezerek ( ben yapamıyorum ) iğneden çıkartacaksınız.
buraya kadar ok.
ama yenebilenecek boydakileri kesinlikle yavsiye ederim . yakaladığınız hayvanların kafasını kesip tulum çıkarttıktan sonra fileto yapın unlayıp ya da unlamadan tavada şööyle bi çevirin .... yanına bir de soğan salatası offf inanılmaz bir lezzettir . şiddetle tavsiye ederim..:)
 
Trakonya ve amonyak

Hem konu güncellensin hem ben de bir kaç uyarıda bulunayım.

Evet trakonyanın zehri alerjik kişilerde tehlikeli olabilir ve siz de oluşturacağı etkiyi sokana kadar da bilemezsiniz. Ama küçük trakonyaların zehri çoğu zaman sadece ağrı ve şişlik yapar. Amonyak sürülebilir ama amonyağın da açık yaralar için çok ağrı vereceğini ve yarayı iyice açacağını hatırlatmalıyım. Amonyak yara üstünde uzun süre tutulmamalıdır sadece sürülüp çekilmesi yeterlidir. Çok tutulursa yara berbat bir görünüm alır kapanması zorlaşır.

Kanatma konusuna gelince, bazı arkaşlar jiletle veya bıçakla keserek yarayı kanatmışlar. Bu konuda da çok dikkat edilmelidir. Teknede kullandığımız kirli kesicilerle bu işi yapmak trakonya zehrinden daha büyük problemler çıkarabilir. Enfeksiyon oluşursa al başına belayı... Ben kimseye kesmesini önermem, iğnenin girdiği yerden sıkılarak kan akıtılabilir(çok olmamak şartıyla).

Hemen bir acile gidip antihistaminik ilaç almak gerekecektir.
(Bunlar hem kişisel deneyimlerim hem de profesyonel görüşümdür)

Bu balıktan oltama çok geldi hatta denize girerken bile kuma bakarım var mı diye. Kaç defa insanları suyun içinde yürürken üstlerine bastığını gördüm.

Teknedeysem genellikle o iğneyi gövdeden keserim ama karada kafasını sıkıştırıp iğneyi ağzından alırım. Ama doğrusu yemek aklıma gelmemişti. Madem ustalarımız lezzetli diyor ilk fırsatta deneyeceğim. Zaten çok çıkıyor bu , artık trakonya görünce üzülmem sevinirim belki :)
 
Niye bekleteyim, Ümit kardeşim, taze taze yemek varken.
Ben hem trakonya hem de iskorpit yedim.
Trakonya artık İstanbul çevresinde eskisi kadar çok çıkmıyor.
İskorpit ise bana göre bir harika. Eti biraz sert ama bembeyaz.Balık kokusu da yok.
Çorbası,tavası olur.Çorba her zaman değil ama tavasını sık sık yaparım.
Ayıklamak için önce sırt dikenini , iki yanından, kuyruğundan kafasına kadar keskin bir bıçakla yardıktan sonra kuyruk tarafındaki ucundan tutup başına doğru çekerek çıkarıyorum.
Sonra balığı avucumda ters çevirip sidiklik yanındaki dikeni aynı şekilde alıyorum.
Ondan sonra derisini kulaklarının kenarından ayırarak kuyruğuna kadar yüzüyorum. Kaldı bir kafa bir de lop et.
Çorba yapacaksam kafasıyla, tava için ise kafayı kesip fileto çıkardıktan sonra pişiriyorum.
Balık büyükse, yakası dediğimiz kılçıklı kısmını da komple kesip çıkarıyorum.
O zaman tam manasıyla kılçıksız lop et kalıyor.kızarınca da toplanıp lokma gibi oluyor.
çatalı batır batır ye.
karnım acıktı yahu.
hepinize afiyet olsun.

Ben ilk bu balığı Samandağı/HATAY da balıkçılarda gördüm. Arı balığı diyorlarmış. Çok övdüler bende aldım. Mangalda yaptım yalnız derisini yüzmedim.Derisi biraz sert ve eti kılçıklarından zor ayrılıyor. Dedigin gibi tam bir balık kokusuda yok. Değişik bir balık diyebilirim.
 
Geçen hafta bu balıktan bodrum akyarlar-karaincir bölgelerinde hemde plajdan yaklaşık 30 adet tuttum aman dikkat bu bölgelere gidicek arkadaşlar!
 
arkadaslar ozellikle dip baliga tutan arkadaslar (mezgit vs) cok benzedigi cok dikkatli olmak gerekir.Ve eger tekneyle baliga cikiyosak yanimizda herzaman amonyak olmali.Dunyanin bir bir turlu hali war
 
diikat Trakonya

izmit körfezde değirmendere iskelede kıyıdan istavit için atılan çaparilerden birine geldi ben sadece seyrediyordum balık sudan çıkar çıkmaz yanındaki arkadaşı eline aldı ve tabi sonuç hüsran sırt yüzgeci eline battı ve biraz kanattı ama zannedersem yeterli olmadı üzerine işemesini söyledim ama inanmadı ordaki arkadaş sonra vapur geldi ve ben ayrıldım akibetini bilmiyorum ama izmitte balık tutan arkadaşlar dikkat balık çapariye geliyor ve mezgit zannedebilirsiniz saygılar
 
Oltaya yakalandı mı kafasını ezeceksin önce.
sonra iğne ağzından çıkarılır.
Sadece yanaklarında ve başının arkasındaki sırt yüzgecinde zehirli diken var, gerisi temiz.
Eti de beyaz,biraz sert ama lezzetli,yalnız derisini yüzmek lazım.

biz acemilere pratik öneriler sunuyorsun sagolasın.
baba madem etide güzel. balıgı gelince bıçakla direkt kafatı kessek sora kafayı ezermiyiz penseylemi alırız igneyi o ayrı. hem igne temize çıkar hasar almaz.

hani etini denemek isteyen afacanlar için ezme esnasında balık telef olmasın hem zehirli igneler etin içine her yere dagılmasın. o ortamda kimin kime neyle vuracagı belli olmaz.
tabi sende diycen ki o ortama birde bıçak girerse kesin kan çıkar.
ama her gelen trakonyanında yenmedigi halde öldurulmesi yazık fikriylen dusundum bunu.
mesela eldiven olsa eldiveni geçermi ignesi. sen bilirsin.
karga burunlan igneyi alsak doga sever cesur adam pozunda balıgı da geri salsak . kolayı varmı bunun.
 
izmit körfezde değirmendere iskelede kıyıdan istavit için atılan çaparilerden birine geldi ben sadece seyrediyordum balık sudan çıkar çıkmaz yanındaki arkadaşı eline aldı ve tabi sonuç hüsran sırt yüzgeci eline battı ve biraz kanattı ama zannedersem yeterli olmadı üzerine işemesini söyledim ama inanmadı ordaki arkadaş sonra vapur geldi ve ben ayrıldım akibetini bilmiyorum ama izmitte balık tutan arkadaşlar dikkat balık çapariye geliyor ve mezgit zannedebilirsiniz saygılar

İşemek pek tıbbi bir yaklaşım değil sanırım ama daha iyi bilenler vardır...:confused:
 

İşemek pek tıbbi bir yaklaşım değil sanırım ama daha iyi bilenler vardır...:confused:

eger kıyıdan 10 mil açıktaysanız ve agrı canınıza okuyorsa tıbbidir.

insanın kendi idrarı kendisine septik degildir. Yani hastalık taşımaz.
sonucta zaten sizin ürününüz bir şey.

idrarın var oluş sebebi vucutta besinleri yakarken olusan azotlu bileşikleri yani üreyi kan dolasımından uzaklastırmak tır. Üre daha insanın idrar kesesindeyken amonyaga dönuşebilen bir malzemedir ve idrar düşük oranlı amonyak çözeltisi yerine kullanılabilir.
tıbbi olarak asağlıklı bir insanın idrarında mikrop yoktur. Dışarıya atılanlar kandaki fazla nitrit ve nitratlardır.

bu arada arı böcek ve bu tip balık sokmalarında amonyak kullanıldıgında bir seyeedikkat etmek gerekir. Her ne kadar eczanelerde amonyagın zaten seyreltilmiş çözeltisi satılsa da bu çözeltiyi su katarak dahada inceltmek açık yaralardaki tahriş edici etkisini azaltır.

derişik yani yuksek yüzdeli amonyak çözeltisi yaraya karşı agır bir tahriş etkisi gösterir. Güçlü bir baz oldugu için bu solusyonu direkt yaralı noktaya dökmek ek bir agrıya neden olabilir. Doku içine sızan yogun amonyak nötr hale gelene kadar dokuları tahrip eder ve yarayı büyütür.

yapılacak en iyi şey bir bardakta az miktarda suyla amonyağı seyreltip eldeettiginiz çözeltiyi kullanmak yada bu mumkun degilse yaralı noktaya ıslak bir bez sarıp o bezi tekrar amonyakla ıslatmak ve %50 inceltilmiş halini yarayla muhatap etmek olabilir.Bir parça pamugunuz varsa en iyisi bu pamugu önce suyla sonra amonyakla ıslatmak olur.

yinede bu gibi durumlarda amonyagı uzun süre yaralı noktaya temas ettirmemek ve halterciler gibi soluyunca ne oluyo acep diye denemelerde bulunmamak daha iyidir.

bu tip sokma ve zehirlenmelerde yarayı keserek büyütmek zehirin daha hızlı olarak dokulara yayılmasına neden olacagından asla tavsiye edilmez. ustelik bu durumda yaraya dökülecek amonyak yarayı büyütecegi gibi yaranın iyileşme süresini de baya bir uzatır.
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
biz acemilere pratik öneriler sunuyorsun sagolasın.
baba madem etide güzel. balıgı gelince bıçakla direkt kafatı kessek sora kafayı ezermiyiz penseylemi alırız igneyi o ayrı. hem igne temize çıkar hasar almaz.

hani etini denemek isteyen afacanlar için ezme esnasında balık telef olmasın hem zehirli igneler etin içine her yere dagılmasın. o ortamda kimin kime neyle vuracagı belli olmaz.
tabi sende diycen ki o ortama birde bıçak girerse kesin kan çıkar.
ama her gelen trakonyanında yenmedigi halde öldurulmesi yazık fikriylen dusundum bunu.
mesela eldiven olsa eldiveni geçermi ignesi. sen bilirsin.
karga burunlan igneyi alsak doga sever cesur adam pozunda balıgı da geri salsak . kolayı varmı bunun.

En iyi yontem baligin yakalandigi kostegi kesmektir. Bilimsel olarak baliklarda igne agizda salmanin baligin yasamini surdurmesinde daha etkili oldugu, bir sure sonra kendi kendine bu igneyi atabildigi ifade edilmistir.

Oysaki trakonyaya her hangi baska bir mudehale cok tehlikelidir.

Cok hareketli ve beklenmeyen manevralar yapip, ne oldugunu anlamadan
bir yerinizi vurabilir.Allerjikseniz olume bile yol acabilir.
 
Back
Yukarı