SPOT BALIK, 'Hayata olta at!' SPOT BALIK, 'Hayata olta at!'
Cengiz Balıkçılık Kolay Av

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk Köşesi

Konu, 'Genel Konular' kısmında tolkien tarafından paylaşıldı.

  1. tolkien

    tolkien Onur G. HİTİT

    Mesajlar:
    242
    Şehir:
    SAMSUN
    Favori Kamış:
    Olta
    Favori Makine:
    Alba
    En İyi Avı:
    5 kilo alabalık
    1 fotoğrafta 2500 ATATÜRK resmi

    Biraz büyük bir resim ama bu resmin büyüklüğü bile O'nun büyüklüğünü anlatmak için yetersiz kalıyor. Hele ki şu karışık günlerde...


    [​IMG]

    Saygılarımla...
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 24 Kasım 2007
  2. Sponsor

  3. Numan

    Numan

    Mesajlar:
    613
    Şehir:
    ANKARA
    Favori Kamış:
    10 bilyali Müftelif Makinalar, Müftelif Atarlarda ve uzunluklarda kamışlar. Kasnak Dip oltaları.
    En İyi Avı:
    Sazan 4 kg, 2,5 kg Sazan, 1,4 kg Sazan
    Atatürk hakkında bir gencin düşünceleri

    Bu ülkede yaşayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan; ATATÜRK... Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kıran bir filme gidememiş... Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde lüks uçak şirketinin "first class" koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş... Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde Mercedeslerle gezememiş Anadolu'yu... Kurtuluş Harekatı'nı başlatmak için 19 Mayıs'da Samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş... Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş...

    Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlılar'ı İzmir'den deniz döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar... Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi kendine suikast düzenleyecekler, önceden öğrenebileceği bir cep telefonu da yokmuş...
    Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına fax çekemeden,İsmet paşa için Safiye ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti... Lozan Zaferi'nden sonra ya da Cumhuriyetin ilanından sonra sokaklarda korna çalıp tur atamadı...
    Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjor mermiyi havaya sıkamadı...
    Atatürk'e acıyorum... Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilemeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaahh aahh... Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip rock yapmak, babasınını mercedesiyle Emirgan'da tur atmak dururken... Bunları yapmadı Atatrük... Keyif çatmadı... Tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...

    İŞTE ONUN İÇİN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELİNDE VARDI. O İSE SADECE MİLLETİN BAĞIMSIZLIĞINI İSTEDİ.

    BÜTÜN SUÇU 2 KADEH RAKI İÇMEKTİ...



    NOT: Bu yazıyı 16 yaşında bir lise öğrencisi yazmış... (Alıntıdır)
     
  4. Matchbox

    Matchbox

    Mesajlar:
    500
    Atatürkçülük Ne Demektir? [UĞUR MUMCU]

    Atatürkçülük, kısaca ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir. Atatürkçülük, özetle antiemperyalist bir kurtuluş savaşını başlatan ve sürdüren bir eylem ve öğretidir.

    Amacımız, ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir. Atatürkçülüğü, tam bağımsızlık inancından ayırmanın ve çok yönlü uluslararası ipotekleri Atatürkçülük adına savunmanın hiç olanağı yoktur. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütün programlarına dayanağı, şu iki temeldir: Tam bağımsızlık, kayıtsız koşulsuz ulusal egemenlik!..

    - Tam bağımsızlık demek, elbette, siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamı ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. Biz, bunu sağlamadan ve elde etmeden başarıya ve esenliğe erişeceğimiz kanısında değiliz...

    İşte Atatürk budur, işte Atatürkçülük budur...

    Kurtuluş Savaşı, kökeninde antiemperyalist ve antikapitalist düşüncelerin kutsal harcını taşır:

    - Biz bu hakkımızı saklı tutmak, bağımsızlığımızı emin bulundurmak için genel kurulumuzca, ulusal kurulumuzca bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı kavga vermeyi uygun gören bir yolu izleyen insanlarız.

    Bu sözleri söyleyen ve her adımında ulusal bağımsızlığı, devrimci ve ilerici bir dünya görüşü ile sağlayıp pekiştiren Atatürk'ü bugün içine itildiğimiz ekonomik tutsaklığın temeli ve adı gibi görmek, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe karşı yapılabilecek en ağır ve de en sinsi saldırıdır.

    Atatürkçülük bağımsızlık demektir, Atatürkçülük ulusal onur demektir,

    Atatürkçülük devrimcilik demektir. Kurtuluş Savaşımızın ve ulusal devrimlerimizin önderi Mustafa Kemal, bugünkü emperyalist ilişkileri daha o günden görmekteydi:

    - Karşılıklı güvenlik ve esenlik, bütün dünya uluslarının üzerinde titremesi gereken bir mutluluk ilkesidir. Ancak bu ilke bütün uluslar için gerçekleşmedikçe, genel bir barışma sağlamaktan çok, sömürülmek istenen birtakım uluslara karşı, bir takım güçlü ulusların yeni davranış ve ayrıcalıklar kazanmasını sağlamak niteliğinde görülse yeridir. Hele uluslararası silah alışverişinin, birtakım ulusların denetimi altında tutulmasını sağlayacak önlemlerin alınması bu kuşkuyu artırmaktadır...

    Unutturulan, unutturulmak istenen Atatürk ve Atatürkçülük budur! Televizyon ekranlarında Türk halkına tanıtılmayan, anımsatılmayan sözler de işte bu sözlerdir:

    - Biz Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerin güçleri ve bilinen her aracı ile Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa hizmet ettiğimiz kanısındayız...

    Ezilen uluslar bir gün ezen ulusları yok edeceklerdir diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, yeniden ezilen ulusların, Asya ve Afrika halklarının bayrağı yapmak, biz Atatürkçülerin, biz devrimcilerin namus borçlarıdır.

    - Bütün dünya bilsin ki benim için tek yanlılık vardır. Cumhuriyet yanlılığı, düşünsel ve sosyal devrim yanlılığı...

    Atatürk'ün bütün dünyaya duyurduğu bu ilerici ve devrimci düşünceleri ne yazık ki, ülkeyi Atatürk'ten sonra yöneten, yönettiğini sanan politikacılar eliyle hançerlendi ve Atatürk, gerçek nitelikleri ile değil, beylik anma törenlerinin donmuş kalıpları olarak tanıtılmak ve benzetilmek istendi.
    Atatürk'ü hiç olmazsa bu yıl, gerçek nitelikleri ile tanıtabilirsek, geçmiş dönemlerin ihanetleri bir ölçüde unutulmuş olur. Kurtuluş Savaşı'nın yüce önderini Atatürk Yılı nda inançla selamlıyoruz:

    HOŞ GELİŞLER OLA MUSTAFA KEMAL PAŞA...
     
  5. mrcoruh

    mrcoruh

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    100
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Daiwa GS9 ve King 4.20 kamış
    En İyi Avı:
    lüfer
    Atatürk Takvimi

    Sadece takvimden herhangi bir gune tiklamaniz yeterli...

    Muthis bir emek ve calisma

    Hazırlayanların eline sağlık



    http://www.ataturktoday.com/
     
  6. Bugün bu ülke bu şartları bize sağlayan, bizler için canları veren, kanlarını bu ülke için seve seve akıtan tüm şehitlerimiz ve bizlere bu ülkeyi cumhuriyeti armağan eden Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ile anıyoruz.
    Formumuz da bu köşenin eksik olduğunu hatırlaran sevgili Can'a bu hatırlatmasından dolayı teşekkür ederim.

    Bu köşede neler mi olacak.

    Atamızla ilgili herşey, Şehitlerimiz ile ilgili herşeyi burada beraber paylaşacak ve Atamız için, Cumhuriyetimiz için birlik olup tek bir yürekten hareket edeceğiz.

    Her nekadar balıkçıysakda Atatürkçü olduğumuzu, bugünlere nasıl gelindiğimizi bildiğimizi ve bu ülke için nasıl canımızı, kanımızı seve seve vereceğimizi hep beraber göstereceğiz.

    Şimdiden herkese keyifli paylaşımlar dilerim.
    [​IMG]

    ::.. ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ ::..

    Ey Türk Gençliği !
    Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün istiklal ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezhür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle techit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    Ey Türk İstikbalinin Evladı !

    İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

    Mustafa Kemal ATATÜRK
     
  7. serdargoller

    serdargoller serdar

    Yaş:
    56
    Mesajlar:
    265
    Şehir:
    İstanbul-kadıköy
    Favori Kamış:
    olta sırtı
    En İyi Avı:
    baraküda 6.5kg
    arkadaşım,böyle bir köşe açtığın için teşekkür ederiz...
     
  8. serhatcenk

    serhatcenk

    Mesajlar:
    1.027

    Bu konu için teşekkürler...

    Milletim, vatanım ve atam için harici ve dahili tüm düşmanlarla savaşmaktan asla yılmayacağım...
     
  9. afet

    afet

    Mesajlar:
    823
    ATATÜRK'ün TÜRKLÜK hakkındaki Sözleri:

    -"Ben her seyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacagina inancim vardir. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyalari içinde kapayacağim. Türk birligine inaniyorum, onu görüyorum. Yarinin tarihi, yeni fasillarini Türk birliğiyle açacaktir. Dünya sükununu bu fasillar içinde bulacaktir. Türk'ün varligi bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, günes ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek." Atatürk

    TÜRK KIMDIR?

    --"Bu memleket, dünyanin beklemedigi, asla ümit etmedigi bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en asagi bir Türk besigidir. Beşik tabiatin rüzgarlariyla sallandi. Besigin içindeki çocuk tabiatin yagmurlariyla yikandi. O çocuk tabiatin simseklerinden, yildirimlarindan, kasirgalarindan evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alisti; onlari tabiatin babasi tanidi onlarin oglu oldu. Bir gün o tabiat çocugu tabiat oldu; simsek, yildirim, günes oldu; Türk oldu. Türk budur. Yildirimdir. Kasirgadir, dünyayi aydinlatan günestir. " Atatürk

    --"Tanri nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adalari geri alacagim. Selanik de dahil Bati Trakya'yi Türkiye hudutlari içine katacagim ! Atatürk

    --"Istanbul'da çikan bir gazeteyi Kasgar'da ki Türk de anlayacaktir." Atatürk

    --"Türkiye Türklerindir." Atatürk

    --"Kanini tasiyandan baskasina inanma!" Atatürk

    --"Dünya yüzünde, Türkten daha büyük,ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlik tarihinde görülmemistir." Atatürk

    --"Birgün, ressamlar Türk'ün simasini kaybederlerse, yildirimi alsinlar, yapiversinler." Atatürk

    --""Milli benligini bulamayan milletler baska milletlerin avi olacaklardir." Atatürk

    --"Türk'lerin yasadiklari her yer misak-i milli hudutlari içindedir." Atatürk

    --"Hayattaki yegane üstünlügüm, Türk dogmaktir! Muhterem milletime sunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetistirerek basinin üstüne kadar çikaracagi adamlarin kanindaki, vicdanindaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin." Atatürk

    --"Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." Atatürk

    --"Beni olaganüstü bir kisi olarak yorumlamayiniz. Dogusumdaki tek olaganüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk

    --"Türk budur: Yildirimdir, kasirgadir, dünyayi aydinlatan günestir." Atatürk

    --"Eger bende bazi fevkaladelikler görüyör, buluyorsaniz bunlari sadece ve yanliz Türk olmama, Türklügüme baglayiniz." Atatürk

    --""Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk tü bugün de Türk tür ve sonsuza dek Türk olarak yasayakcaktir." Atatürk

    --"Yetisecek çocuklarimiza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, herseyden evvel Türkiye'nin istikbaline, kendi benligine, millî an'anelerine düsman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu ögretilmelidir." Atatürk

    --"Türk aydinlarinin kendi kendisini bilmemesinden ve baska milletlerde su veya bu sebeple üstünlük oldugunu sanarak, kendini onlardan asagi görmesinden dogmaktadir. Bu yanlis görüse son vermek için Türklügümüzü bütün asaleti ve tarihi ile tanimak ve tanitmak sarttir." Atatürk

    --"Türkiye bir maymun degildir ve hiç bir milleti de taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlasacak, ne de Batililasacaktir; o sadece özlesecektir." Atatürk

    --""Yüksek Türk! Senin için yüksekligin hududu yoktur. Iste parola budur." Atatürk

    --"Türk çocugu ecdadini tanidikça daha büyük isler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktir." Atatürk

    --"Tas kirilir, Tunç erir, ama Türklük ebedidir" Atatürk

    --"Türk aleminin en büyük düsmani komünizmdir. Her görüldügü yerde ezilmelidir." Atatürk

    --"Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her seyden önce ve kesinlikle Türkçe konusmalidir. Türkçe konusmayan bir insan Türk kültürüne, topluguna bagliligini iddia ederse buna inanmak dogru olmaz." Atatürk

    --"Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. Kurtulus Savasi'nda benim de milletime ettigim birtakim hizmetler olmustur zannederim. Fakat, bunlardan, hiçbirini kendime maletmedim. Yapilanin hepsi milletin eseridir dedim. Aranacak olursa dogrusu da budur. Mazide sayisiz medeniyet kurmus bir irkin ve milletin çocuklari oldugumuzu ispat etmek için, yapmamiz lazim gelen seylerin hepsini yaptigimizi ileri süremeyiz. Bugüne ve yarina birakilmis daha birçok büyük islerimiz vardir. Ilmi arastirmalar da bunlar arasindadir. Benim arkadaslarima tavsiyem sudur: Sahsiniz için degil fakat mensup oldugumuz millet için elbirligi ile çalisalim. Çalismalarin en büyügü budur." Atatürk

    --"Büyük devletler kuran ecdadimiz, büyük ve sümullü medeniyetlere de sahip olmustur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüge ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur." Atatürk

    --"Asla süphem yoktur ki, Türklügün unutulmus büyük medeni özelligi ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelismesi ile gelecegin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir günes gibi dogacaktir." Atatürk

    --"Yeni Türk yazisi, Türk'ün yaradilistan gelen zeka ve kabiliyetini gelistirebileceginden yeni yazimizi tarlalarinda çalisan çiftçilerimize, sürüleri basinda daglarda dolasan çobanlarimiza kadar en az bir zamanda yaymaya çalismak hepimizin vicdan ve milli haysiyet borcudur." Atatürk

    --"Kanini tasiyandan baskasina inanma!" Atatürk

    --"Milletleri yükselten bu hususa bir amil daha ilave edelim; Milletlerin kalbinde intikam hissi olmali. Bu alelade bir intikam degil, hayatina, istikbaline, refahina düsman olanlarin zararlarini dermeyi hedef tutan bir intikamdir." Atatürk

    --"Bütün dünya bilmeli ki; karsimizda böyle bir düsman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düsmana merhamet, aciz ve zaaftir; bu insaniyet göstermek degil, insanlik hassasinin yok oldugunu ilan eylemektir." Atatürk

    --""Yurttaslarim! Az zamanda çok ve büyük isler yaptik. Bu islerin en büyügü, temeli Türk kahramanligi ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir." Atatürk

    --"Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çaliskandir, Türk Milleti zekidir." Atatürk

    --"Su anda, büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavusmanin, en derin sevinci ve heyacani içindeyim." Atatürk

    --"Türk, Türk oldugu için asildir. çogumuz, büyük babamizin babasini hatirlamayiz. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanin içinde buluruz." Atatürk

    --"Türklük, benim en derin güven kaynagim, en engin övünç dayanagimdir" Atatürk

    --" Mensup oldugum Türk milletinin san ve serefi varsa, benim de bir ferdi olmak sifatiyla sanim ve serefim vardir." Atatürk

    --"Türk Milleti yüzyillardan beri hür ve müstakil yasamis ve istiklâli yasamak için sart saymis bir kavmin kahraman evlatlarindan ibarettir. Bu millet istiklalsiz yasamamistir, yasayamaz ve yasamayacaktir." Atatürk

    Onuncu Yil Nutku'ndan


    --"Az zamanda çok büyük isler yaptik. Bu islerin en büyügü, temeli Türk kahramanligi ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir." Atatürk

    --""Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun degerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz." Atatürk

    --"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çaliskandir, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmistir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte oldugu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasinda tuttugu mesale, müspet ilimdir." Atatürk

    --"Asla süphem yoktur ki, Türklügün unutulmus medeni vasfi ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkisafi ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir günes gibi dogacaktir. " Atatürk

    --"Bana, insanlar üstünde bir dogus yüklemeye kalkismayiniz. Dogusumdaki tek olaganüstülük, Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk

    --"Türklük, benim en derin güven kaynagim, en engin övünç dayanagimdir." Atatürk

    --"Ulusal varligimiza düsman olanlarla dost olmayalim. Böylelerine karsi...'Türk'üm ve düsmanim sana, kalsam da bir kisi!' diyelim." Atatürk

    --""Evvela, millete tarihini, asil bir millete mensup bulundugunu, bütün medeniyetlerin anasi olan ileri bir milletin çocuklari oldugunu göstermeliyiz." Atatürk

    --"TÜRK çetin isler basarmak için yaratilmistir!" Atatürk

    --"Muhtaç oldugun kudret damarlarindaki ASIL kanda mevcuttur!" Atatürk

    --"Bir Türk, cihana bedeldir!" Atatürk
     
  10. güroloflu

    güroloflu Gürol Ofluoğlu

    Mesajlar:
    3.043
    Şehir:
    samsun
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    1.5 kg lık kofana
    Böyle bir köşe açtığınız için sizi tebrik ederim.Ayrıca çokda güzel bir resmini koymuşsunuz.Ruhunun güzelliği zekası ileri görüşü ve vatan severliği sankı duruşundan,bakışından okunuyor.BU günlerde böyle şeylere çok daha ihtiyacımız var gibi geliyor bana.Biz ve bizim gibiler hep beraber bir agızdan atatürkcülüğümüzü haykırırsak belki sesleri kesilir diye düşünüyorum.
     
    Son düzenleme: 16 Nisan 2007
  11. Işığı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor...

    Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)

    Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)

    Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. (1925)

    Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)

    Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına, Türk milleti denir. (1930)

    Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı her bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. (1923)

    Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925)

    Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de, o kadar kuvvetli olur. (1923)

    Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği yapan bütün milletlere saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her halde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir. (1920)

    Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek, esas prensiplerimizdendir. (1923)

    Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)

    Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)

    Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)

    Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz, bununla beraber, hiç bir piyasa da başıboş değildir. (1937)

    Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)
     
  12. korni

    korni koral

    Mesajlar:
    7.549
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    55 kg trakya kıvırcığı
    bu güne kadar açılmaması bir hataydı bencede inşallah gereken ilgiyi gösteririz hepimiz açanada hatırlatanada çok teşekkürler
     
  13. iSTiKLAL MARŞI

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
    O benimdir, o benim milletimindir ancak!

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
    'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
    Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

    Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
    Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
    Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
    Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
    Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!



    Bu vatanın bir evladı olduğum için kendimle gurur duyuyorum

    Ne mutlu Atatürkçüyüm diyene,ne mutlu Türküm diyene
     
  14. carpe

    carpe

    Mesajlar:
    1.723
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta, zıpkın
    En İyi Avı:
    3.7kg levrek 8kg sazan
    Ahmet abi agzına saglık ....Hemde su kritik gunlerde bence cuk diye oturmus. NE Mİ YAPMAK LAZIM....
    Bence cocuklarımızı 23 Nisan larda,19 Mayıslarda sıradan kalıplasmıs torenlerin dısında ,aile icinde ,milletine, ulusuna,vatanınana saygılı fertler olarak yetistirip bu bilinci de sistemli bir sekilde beyinlerine yerlestirmeliyiz.Ama bunu yaparken cocuklarımızla dost olup onlarla arkadasca iletisimler kurmalı ve samimi duygularımızla onları arkadasca ikna etmeliyiz. Bence devlet ve aile birlikte hareket ederse 10 yıl icinde yepyeni bir nesil elde edilebilir..Öncelikle tarihimizi kitabi bilginin dısına cıkarak gerekirse anlatımda mimiklerimizi kullanarak ,kemiklerine kadar hissettirerek cocuklarımıza ogretmeliyiz .Bence ŞU ÇILGIN TURK LER kitabını ders gibi okuyarak cocuklarımıza sindirerek ogretmeliyiz.Veeeee ,en onemlisi... Turk degilmiyiz bize her turlu gariplik yakısır veya, OLSA OLSA TURKİYE De olur gibi soylemlerden kurtulup fransızlar gibi kendi ulusumuzu ve yerli malımızı ustun tutup ,kendi sermayemize sans tanımalıyız.YUCE MİLETİMİZ in ve cocuklarımızın tek gereksinimi kendilerine olan saygı ve guveni kazanmaktır.Eger bunu biz buyukler saglarsak zaten bu milletin icinde buyuk bir potansiyel mevcuttur.Dış mihrakların tek cabası bu cevheri yer altına gommektir.Ama en onemlisi bugun menfaat icin memleketin herturlu olanaklarını 3 kurus icin calan veya satan veyahut da bos yere heba edenler,bunu cocukları icin , memleketin olanaklarının yetersiz oldugu icin yaptıklarını iddia ederek bu vatanı satanlar...Unutmayın ki bu cocuklarınızın gelecegini satmaktır..HİÇ BOŞYERE KENDİNİZİ KANDIRMAYIN....
     
  15. serhatcenk

    serhatcenk

    Mesajlar:
    1.027
    Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

    Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek"

    Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

    İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

    Mustafa Kemal Atatürk
    Bursa, 5 Şubat 1933
     
  16. ATATÜRK'den Vecizeler
    Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

    Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

    Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

    Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

    Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

    Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

    Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

    Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

    Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

    Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

    Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti bir kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.
     
  17. passion

    passion

    Mesajlar:
    1.117
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta
    arkadaşlarım o kadar güzel konulardan bahsetmişsiniz ki....hepinizin gönlüne sağlık...dünyaya gelen ender zeki insanlardan birene konu açmışsınız...tşk ler...
    bir devre adını yazdıran DEVLET ADAMI ...BAŞ KOMUTANIMIZ..MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...TEN BAHSEDİYORUZ DEĞİL Mİ.....? Bizim onu anlatmaya ve yanında savaşan şehitleri anlamaya gücümüz yetmez....keşke yetse...keşke hepimiz hepimiz onun neğferleri olabilsek değil mi....keşke paşamız bir daha dünyaya gelse değil mi...?bu gün hepimizin ona ihtiyacı var...:)
     
  18. mzfozt

    mzfozt

    Mesajlar:
    257
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    balık kaçtıkça büyür
    Bursa Nutku
    teşekkürler paylaşım için
     
  19. mzfozt

    mzfozt

    Mesajlar:
    257
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    balık kaçtıkça büyür
    ATATÜRK VE CHURCHILL

    Başkent 'te Atatürk'ün bir dönem yaverliğini yapan -araştırma
    sırasında 90 yaşlarında- şimdi de rahmetli olan bu yaverin anlatmış
    olduğu
    çok ilginç bir olay:
    Resmi bir ziyaret için Türkiye'ye gelen İngiltere başbakanı Winston
    Churchill Atatürk'le görüşmektedir. Görüşme sırasında Churchill Atatürk'e
    bir soru sorar, "kurtuluş savaşını nasıl kazandınız?"
    Atatürk genç yaverlerinden silahını ister. İçinden tüm mermileri
    çıkarır. Dışardan bir nöbetçi asker çağırtır, tabancayı uzatır. "kendini
    vur ! " der. Asker saniye tereddüt etmez, tabancayı şakağına dayar ve
    tetiği çeker. Churchill hayretler içinde kalır.
    Atatürk "işte böyle kazandık" der.
    O görüşmedeki yaverin ilgisini çeken , ilginç noktalardan bir tanesi
    de şudur ; karizmasıyla tanınan, belki de İngiliz tarihinin en etkileyici
    liderlerinden biri olan Winston Churchill görüşme boyunca neredeyse
    Atatürk'ün gözüne bakamaz, Atatürk ise gözünü İngiliz başbakanından bir
    an
    olsun ayırmaz
     
  20. Eczacı

    Eczacı

    Mesajlar:
    3.057
    Şehir:
    Aydın
    Favori Kamış:
    olta
    22 Ekim 2006 Hürriyet

    Atatürk’ten büyüğü yok

    Emekli öğretim üyesi Profesör Münir Ülgür, 1949’da ünlü bilim adamı Einstein ile ABD’de yaptığı görüşmeyi Cumhuriyet Bilim’e anlattı. Einstein, Ülgür’e Atatürk’ü kastederek "Dünyanın en büyük liderine sahipsiniz. Üniversite reformu sırasında beni de ülkenize davet etmişti" demiş.

    İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) elektrik-elektronik bölümü emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Münir Ülgür, ünlü bilim adamı Albert Einstein ile yaptığı bir görüşmede, Einstein’ın Atatürk’ten Türkiye’ye gelmesi için davet aldığını öğrendiğini söyledi. Prof. Dr. Kerim Erim ve Prof. Dr. Adnan Adıvar’dan sonra Einstein’la görüşen 3. Türk bilim adamı olan Ülgür, olayı Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknoloji Dergisi’ne şöyle anlattı:

    TÜRKİYE’YE ÇAĞIRDI

    "ABD Philadelphia’da çalıştığım dönemde Einstein’ın da Princeton Üniversitesi’nde olduğunu biliyordum. 1949’da bir gün üniversitedeki sekreterine telefon ettim ve görüşme isteğimi bildirdim. Hiç beklemediğim bir şekilde, hemen kabul ettiler. Bizi hemen kabul etmesinin sebebi, benim Atatürk’ün evladı olmamdı. Konuşmalarımız sırasında da Atatürk’ü kastederek, ’Siz biliyor musunuz, dünyanın en büyük liderine sahipsiniz’ dedi. 1933 Üniversite Reformu sırasında Atatürk’ün kendisinin de Türkiye’ye gelmesini istediğini söyledi ve ’Arkadaşlarım hep oradaydı ama burada imkanlar çok fazla olduğu için burayı tercih ettim’ dedi. Yaklaşık yarım saat konuştuktan sonra, bize memleketimize iyi şeyler götürmemizi tavsiye etti ve ayrıldık."

    42 YABANCI PROFESÖR

    Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, o dönem başlattığı üniversite reformuyla, dünyanın dört bir yanında ülkeye bilim adamlarını davet etmiş, İstanbul Darülfünun’u kaldırarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’ni kurmuştu. Türkiye’ye "üniversite" sözünü kazandıran Atatürk, bu reformla, Türkiye’de birçok tarihçinin de kabul ettiği gibi yaklaşık 15 yıl sürecek altın bir çağı başlatmıştı. O yıl Almanya’da iktidarı ele geçiren Adolf Hitler’in Nazi rejiminden kaçan Alman bilim adamları ise reformun en önemli aktörleri olmuşlardı. 1933’te 42 yabancı profesör, Türkiye’de çeşitli üniversitelerde işe başlamıştı. Almanya’da Yahudi öğretim üyelerinin üniversitelerden atılacağını öğrenen Einstein ise o sırada misafir öğretim üyesi olarak bulunduğu Amerika’daki Princeton Üniversitesi’nde kalmayı tercih etmişti.
     
  21. Eczacı

    Eczacı

    Mesajlar:
    3.057
    Şehir:
    Aydın
    Favori Kamış:
    olta
    [​IMG]

    Mavi Gözlüm


    Sana hasret, sana hayran gönlümüz
    Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin
    Bu gemi bu "Kara Deniz"
    Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

    [​IMG]

    Kurban olam yürüdüğün yollara
    Kara peçe, yakışmıyor kullara
    Uyan bak bizim hallara
    Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin



    [​IMG]
    Bulutlar terinden, dağlar korkundan
    Sarhoştur Mahzuni, senin kokudan
    Bir daha gel gel Samsun'dan
    Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin


    [​IMG]


    "Yeni Türkiye Devleti'nin kuruluşundan önce millet hiçbir zaman kendi tarihine, kendi hayatına, kendi refah ve mutluluk araçlarına sahip olmamıştı. Bugün bütün halk, hepimiz benliğimizi anlamış, mukadderatımıza egemen bulunuyoruz. Bütün düşüncelerimizi, çalışmalarımızı bu ülkenin bayındırlığına, refahına ayıracağız. Gayemiz budur ve bu gaye için varlığımızı bile ortaya atmaya hazırız.(1923)

    Hükümetin iki hedefi vardır: Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahının sağlanmasıdır. (1923)

    Hükümetimizin tek hedefi iktisadi alanda, memleketin refahı için kendi serbestisini sağlamaktan ve her memleketin ayrı ayrı iyiliği ile genel refaha hizmet etmekten, siyasi alanda ise barış içinde yaşamak ve kendisini ve savunma araçlarını herkes için herkese karşı korumakla birlikte, başkalarının yaptığı oranda saldırı silahlarını ortadan kaldırmaktan ibarettir."

    1933- ABD Başkanına yazılan mektuptan-Mustafa Kemal Atatürk


    [​IMG]