*** Bu bir Balık Avı raporu değildir. ***
Cuma akşamı inanılmaz bir heyecan kapladı içimi.
Zokaları kontrol edip Sahte Balıklarımı hazırladım.
Fırdöndülü el oltamı da çantaya koyunca derin bir oh çekmiştim ki
aklıma gece yağmur yağacağı geldi...
Uzun , kapşonlu sarı balıkçı yağmurluğumu ve çizmelerini de kalkıp dolaptan çıkarttım . Şanşlı giysilerdi bunlar.
Geçtiğimiz senelerde , O karda kışta Emigan sahilinde
Beni soğuktan , fırtınadan ve yağmurdan korumuşlar , Bana ayrı bir şans vermişlerdi.
Pür heyecan içerisinde yattığımda saat 01:45'i gösteriyordu.
Ben uyumaya çalıştıkça yaın yaşanacak heyecan gözüme geliyor,
içimdeki ses sürekli "Çek Çek, yavaş,Dikkatt" diye bağırıyordu.
O telaş içinde uyumuşum.
Kurulmuş bir saat gibi tam 04:15 de uyanıp hazırlandım,bol şekerli kahvemide içip Kahvaltılık nevalelerini alıp arabaya atladım.
Yolum üstündeki Fırından da Sıcacık yeni çıkmış Ekmekleride alıp yola koyuldum.
Arkadaşlarım ile buluştuğumda saat sabahın 05:00'i idi.
Ali Reis'in hemen çay suyunu ocağa oturtması ile bitmez tükenmez sohbetlerimizden biri daha başladı. İlk bardak çayımız ile birlikte günün heyecanı başlamış bir yandan kahvaltımızı ederken bir taraftanda haftanın kritiğini yapmıştık.
Hava karanlık ve alabildiğine yağmurlu idi.
Ah Birde kazaklarımızın içine işleyen o sabah ayazı olmasa...
Günlük enerjiimizi aldıktan sonra ev ödevini hocasına gösteren ikmalli öğrenci gibi malzeme çantamı açıp akşamdan hazırladığım zokaları ve sahte balıkları Ali Reis'e gösterdim.
Senelerin göz alışkanlığı ile bir çırpıda benim iki saatte hazırladığım takımları teker teker seçip, "At gitsin - bunuda At gitsin - buda yaramaz At gitsin" deyip kenara ayırmasıyla "Eyvah " dedim, meğer ne çok işe yaramaz şey almışım diye hayıflanırken Ali Reis'in "Hah bu iş yapar" deyip kenara aldığı son Zoka ile sevindim.
Kahvaltı masamızı toparlayıp hazırlandık,Ali ve Boğaç Malzemeleri tekneye yerleştirdi.
Bense Elimde kahve sundurmanın altında ışıkların üstüne yağan yağmura baka kalıp o çok sevdiğim şiiri hatırladım
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
Aylarca sonsuz ufka bakar gözleri nemli.
(Yahya Kemal ~ Sessiz Gemi)
Eeee ne demiişler önce İş .
dostlarımı hayır duası ile denize yolcu ettikten sonra
evime gidip üst baş değişiminden sonra İşe doğru yola koyuldum...
Elim İşte olsada Aklım hep Dostlarımdaydı.
Balıkçı adamı denizde telefonla rahatsız etmek hiç huyum değildir ama
her saat başı Boğaç ve Aliço'yu arayıp rapor aldım.
Aslında onlar Balık raporu aldığımı zannediyorlar ama
Bozan hava ve sert deniz koşullarıydı Beni meraklandıran.
Saat 16:00 gibi Boğaç'tan son durumları da alınca günü tamamlamış oldum.
Arkadaşlar, Balığa Sizin ile çıkamadım ama
gecenin bir vakti O heyecanı yaşadım ya.
Teşekkür ederim...
( sabır edip bu yazıyı okuyan Sizede çok teşekkürler,
inşallah bu hafta sonu bu değerli sabırınıza karşılık Size çok zengin bir rapor sunmaya çalışacağım...)