bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
arkadaşlar aslında bu rapor benden ziyade bacanağın av raporu ama neyse hadi
yağmurların arkasından hava açtı ve aralık ayının ortasında bahar havası oldu. biz de balıktan ümidi kestik ama evde olturmak da olmuyor, sabah kahvaltımızı yapalım, pikniğe gider gibi gidelim dedik
sabah 08:20' de bacanak beni aldı ve saat 9'da mekana vardık. deniz neredeyse çarşaf gibiydi. ümitsizce atıp çektikten sonra mekan değiştirdik. bu sefer hiç avlanmadığımız bir yere gittik. saat 10' geçiyordu. ben atçekten ümidi kestim ve her ihtimale karşı çantaya attığım 4 tane sülünezi çıkarıp yemli takımla atmaya başladım. güzel vuruşlar vardı ama donup çözülmüş sülünez çok yumuşak olduğundan hep yemi kaptırdım. bacanak da bu yeni yeri keşfetmek için ata ata ileriye gitti. ben tam son sülünezi kestim takarken telefon çaldı. arayanın bacanak olduğunu görünce hemen anladım
bir tane aldım, ama küçük dedi.
ben de son yemlerim bitirip o tarafa geliyorum dedim. oltayı yemleyip suya attım ve tekrar telefon çaldı
bacanak bu seferki kilo gelir deyince yemli işini Gültekin'e bırakıp, oltayı geri topladım, onun gittiği tarafa yöneldim. yanına gidip balıklara baktım, biri kiloya yakın biri de tam sınır boyda iki balık var, aslında küçük olanı salsa olurmuş ama ben yanına varana kadar da bir 15 dakika falan geçmiş ve balık epeyce yıpranmıştı.
hemen ben de at çeke başladım ve daha 3-4 atıştan sonra bir bebe de benim oltaya yapıştı. o da tam sınırdaydı. oltanın üçlü iğnesini tamamen yutmuş ama biraz uğraştan sonra zarar vermeden çıkardım ve kulağına : '' benim sahteyi öğrendin, ağırlığın kiloyu geçtiğinde bu sahteye atla, başkasına gitme '' deyip suya saldım
o ara hafif çırpıntılı olan deniz iyice duruldu ve balık kesti. arabaya dönüp dalga çıkmasını bekleyerek çayımızı içtik ve eski günlerden anlatıyorduk ki yaklaşık 30 cm.lik bir kefal ta uzaktan atlaya atlaya önümüze kadar geldi, neredeyse dışarı atlayacak. peşindeki balığı bulanık suda göremedik ama suyu dalgalandırarak önümüzden döndü. hemen ucunda GES takılı olan oltamı önüne fırlattım ve sarmaya başladım, balık yandan atladı ama alamadı banghead , sonra da bir daha bakmadı idk
öğlen sonuna kadar beklediysek de deniz dalga yapmayınca pikniği kesip eve döndük
bunlar bacanağın yakaladıkları

bu benim bebe, metre arabada kalmış ama karış ölçüsüne göre 25 cm kadar.

ve ÖZGÜRLÜK anı

serde kuşçuluk da olunca bu sakayı da çekiverdim

yağmurların arkasından hava açtı ve aralık ayının ortasında bahar havası oldu. biz de balıktan ümidi kestik ama evde olturmak da olmuyor, sabah kahvaltımızı yapalım, pikniğe gider gibi gidelim dedik
sabah 08:20' de bacanak beni aldı ve saat 9'da mekana vardık. deniz neredeyse çarşaf gibiydi. ümitsizce atıp çektikten sonra mekan değiştirdik. bu sefer hiç avlanmadığımız bir yere gittik. saat 10' geçiyordu. ben atçekten ümidi kestim ve her ihtimale karşı çantaya attığım 4 tane sülünezi çıkarıp yemli takımla atmaya başladım. güzel vuruşlar vardı ama donup çözülmüş sülünez çok yumuşak olduğundan hep yemi kaptırdım. bacanak da bu yeni yeri keşfetmek için ata ata ileriye gitti. ben tam son sülünezi kestim takarken telefon çaldı. arayanın bacanak olduğunu görünce hemen anladım
ben de son yemlerim bitirip o tarafa geliyorum dedim. oltayı yemleyip suya attım ve tekrar telefon çaldı
hemen ben de at çeke başladım ve daha 3-4 atıştan sonra bir bebe de benim oltaya yapıştı. o da tam sınırdaydı. oltanın üçlü iğnesini tamamen yutmuş ama biraz uğraştan sonra zarar vermeden çıkardım ve kulağına : '' benim sahteyi öğrendin, ağırlığın kiloyu geçtiğinde bu sahteye atla, başkasına gitme '' deyip suya saldım
o ara hafif çırpıntılı olan deniz iyice duruldu ve balık kesti. arabaya dönüp dalga çıkmasını bekleyerek çayımızı içtik ve eski günlerden anlatıyorduk ki yaklaşık 30 cm.lik bir kefal ta uzaktan atlaya atlaya önümüze kadar geldi, neredeyse dışarı atlayacak. peşindeki balığı bulanık suda göremedik ama suyu dalgalandırarak önümüzden döndü. hemen ucunda GES takılı olan oltamı önüne fırlattım ve sarmaya başladım, balık yandan atladı ama alamadı banghead , sonra da bir daha bakmadı idk
öğlen sonuna kadar beklediysek de deniz dalga yapmayınca pikniği kesip eve döndük
bunlar bacanağın yakaladıkları

bu benim bebe, metre arabada kalmış ama karış ölçüsüne göre 25 cm kadar.

ve ÖZGÜRLÜK anı

serde kuşçuluk da olunca bu sakayı da çekiverdim
