Başında durulmadan ,bırakma tarzı av yöntemi bana herzaman itici geldi.Balığın vurduğu anı yaşamadıktan sonra neyleyim o balığı.
Bu yöntem genellikle köylülerin ,evin balık ihtiyacını karşılamak için ya tutarsa diye uyguladıkları bir yöntemdir.Günde bi beş dakkikanı ayırıp,nehir kıyısında oltanı yemleyip salarsın, işine gücüne dönersin,her sabah kontrola gidersin,haftada bir balık çıksa yeterlidir.
Genelde balığın çıkabileceği uygun noktalara çakılırlar,dışarıdan gelen amatörlerin avına engel olur,ya kıyıya çekilir(bu arada varsa balığı alınır) yada benim genelde yaptığım gibi kazığıyla beraber suya fırlatılır,bazen sahibi gelip kazığı sorduğunda kendiside suya atılır

.
Sonuç: Amatör balıkçı elinde olta,başında şapka kah güneşin altında ,kah buzun üstünde doğayı hissedip,avına saygı duyan ,onu bir gıda değil ,uğraşının bir ödülü olarak gören kişidir.
Bu ana kritere uymayan her türlü faaliyeti amatör avcılık dışı değerlendiririm.
Herkese rastgelsin