Yeni Tebliğ'de Cevap Arayan Sorular?

Canlı yemin kullanılabildiği avları kastettiğim gayet açıkken,alabalık avını olaya dahil etmenizi anlamadım.Alabalıkta hertürlü yemli av yasakken,canlı balıkla avlanmayı mazur gördüğümümü çıkardınız yorumumdan.Ayrıca burada ,konu hakkındaki görüşlerimizi sunuyoruz ortaya.Görüşlerimizin yasaya uygunluğu,uygulamaya döktüğümüzde incelenmesi gereken bir durumdur.
Benim bir yasağın varlığına itiraz hakkım her zaman vardır,o yasayı gereksiz de bulabilirim.Ancak yasak yürürlükte oldukça o yasağa inanmasamda uyarım.Uymazsamda yaptırımlarına katlanırım.

Hayır öyle bir yorumum yok. İçerik dolayısıyla yeri gelmişken bir hatırlatma yapmaktı amacım. Bilen/ farkında olan için sorun yok zaten.:)
 
(3) Ekolojik açıdan zararlı ya da potansiyel zararlı balık türleri canlı yem olarak kullanılamaz.
Birisi bir israil sazanı veya bir gümüş tutsa. onu tekrar suya bırakmayıp kenarda ölüme mahkum etse hepimiz alkışlıyoruz? Peki bunlar bunların yavrusu aynı avlakta yakalandıktan sonra neden canlı yem olarak kullanılamaz. Bunun ne gibi bir zararı olabilir? Bu konuda beni aydınlatacak zatın olta sallayan bileklerinden öpeceğim.
İkincisi: Madem israil sazanı ve gümüş canlı yem olarak kullanılamıyor. Yakaladığım bu canlı yemleri kenarda ölüme bıraksam öldüktan sonra ölü balık olarak iğneye taksam Bunun yasakla bir alakası var mıdır



Değerli kardeşim,maddenin konuluş amacı şudur aslında. Yemlik balıklar, bazen değişik akarsu veya göllerden kolay temin edilebilmeleri nedeniyle canlı olarak taşınarak,avlanılacak bölgeye taşınmaktalar.Gerek oltayı savururken,gerekse av sonu kullanılmayan yemlerin suya bırakılması sonucu,bir çok göle ve akarsuda yabancı balık populasyonları oluşmasına yol açılmıştır.Örneğin sitemizde ALTINKAYA BARAJINDA trofe sazanların gümüş balığı ile avlandığı bilgisine ulaşan bir Bursalı amatör kardeşimiz bunu yakınlarındaki gölette denemeye karar veriyor.Gölette ise gümüş yok.İznik gölünde yıllar önce salınan gümüş balıkları gölü işgal etmiş durumda,gidiyor iznikten bir kova gümüşü canlı olarak avlağa götürüyor.Gerisini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Size tanık olduğum bir durumuda anlatayım.Bursada Nilüfer çayı üzerindeki doğancı barajında 86 yılından beri avlanırdım.İlk yıllarda Barajın içi doğal tatlısu kefalleri,bıyıklı ve siraz balıkları,bir miktarda doğal alabalıkla doluydu.Muhteşem kefaller ve bıyıklılar avlardım orada.94 ten sonra önce yemlik diye getirilip suya salınan dere iskorpitlerinin istilasına uğradı,tabanda heryeri kapladılar bıyıklı avlarımızın başbelaları oldular.Sonra kimliği belirsiz kişiler turna getirip saldılar,turnayı canlı yemle tutmaya çalışanlarda kızılkanatları getirdiler.Şu an gölün ilk halinden eser yok.Her yer kızılkanat sardı.
Büyük orhan ilçemizdeki bir gölete canlı yem olarak getirilen güneş balıkları gölü tamamen kapladıktan sonra,barajın çıkışından koca suya,oradanda uluabat gölüne doğru korkunç yolculuğunu yayılarak gerçekleştirmekte,şu sıralar göle 20 km mesafede M.kemalpaşada tek tük görünmeye başladı.
Bu yasağın konulma amacı budur.YASAĞIN AMACI yemlik balıkların biryerden başka bir bölgeye canlı taşınmasına engel olmaya çalışmak aslında.Aynı avlaktan yakalanan balığın avlakta yem olarak kullanılmasında bir sakınca yok.

Fatih abi selamlar.
Yasağın amacı yemlik balıkların bir yerden başka bir yere nakline engel olmak ise. aynı avlakta yakalanan gümüş vs gibi balıkların yem olarak yasaklanmasının mantığını anlayamadım.
Tebliğe göre. aynı avlakta da olsa başka bir yerden nakilde olsa kolyoz inci balığı dışındaki balıklar yem olarak kullanılamıyor. Mesela gümüş serbest iken yeni tebliğde bu da yasaklandı. Yani aynı avlaktan yakalasanda yasak başka bir yerden nakil etsen de yasak! Benim bu yasağı aklım almıyor işte.
Aynı avlaktan yakalanan bir israil yavrusu veya gümüş neden canlı yem olarak kullanılamıyor?
 
Bunların hepsi uygulamadan yoksun tamamen kitabi bilgiye sahip insanların yasayı cıkarmasından kaynaklanıyor.Bu yasalar vedat abimiz gibi bu işe gercekten gönül verilmiş kişiler tarafından yapılmalıdır.
 
Fatih abi selamlar.
Yasağın amacı yemlik balıkların bir yerden başka bir yere nakline engel olmak ise. aynı avlakta yakalanan gümüş vs gibi balıkların yem olarak yasaklanmasının mantığını anlayamadım.
Tebliğe göre. aynı avlakta da olsa başka bir yerden nakilde olsa kolyoz inci balığı dışındaki balıklar yem olarak kullanılamıyor. Mesela gümüş serbest iken yeni tebliğde bu da yasaklandı. Yani aynı avlaktan yakalasanda yasak başka bir yerden nakil etsen de yasak! Benim bu yasağı aklım almıyor işte.
Aynı avlaktan yakalanan bir israil yavrusu veya gümüş neden canlı yem olarak kullanılamıyor?

Toplantıda benim izah ettiğim durumu anlatan bir raporla beraber konu görüşmeye başlanıyor.Her katılımcı konunun ciddiyetine vakıf oluyor.Bu konuda ne tür önlem alınabilir tartışılmaya başlanıyor. Önce,canlı yemin taşınması yasaklanıyor.Sonra bir katılımcı (genelde konuyla alakasız,işi başından aşkın,bakanlığın boşta bulup yolladığı üst düzey bürokrat takımından) '' YAHU NASIL DENETLEYECEZ,BU KONUDA NE EĞİTİMLİ PERSONELİMİZ,NE DE YETERLİ SAYIDA KADROMUZ VAR.DENETLEMEK MÜMKÜN DEĞİL.O TÜR BU TÜR ,ŞU BALIK BU BALIK ZOR , YASAKLAYALIM TOPTAN GİTSİN'' diyor.
İşi bilen katılımcıların itirazı sonucu,bir orta yol bulma adına senin de dikkat çektiğin gibi avlağın içindeki istilacı bir balığın bile yemlik olarak kullanılamadığı bir ucübe ile karşı karşıya bırakılıyoruz.
Zamanın birinde,şu okullar olmasa ne güzel yönetirdim bakanlığı diyen milli eğitim (maarif vekili) bakanına sahip olmuş bir geçmişimiz olduğunu unutmayalım.
Bu tür platformlarda konunun yanlışlıklarını dile getirmekten öte şu an yapabilinecek pek bir şey yok.
Kanunlara uyanlar için bu durum sıkıntı,avlakları kaplayan bohçacılar için ise, pek bi sıkıntı yok.
 
Toplantıda benim izah ettiğim durumu anlatan bir raporla beraber konu görüşmeye başlanıyor.Her katılımcı konunun ciddiyetine vakıf oluyor.Bu konuda ne tür önlem alınabilir tartışılmaya başlanıyor. Önce,canlı yemin taşınması yasaklanıyor.Sonra bir katılımcı (genelde konuyla alakasız,işi başından aşkın,bakanlığın boşta bulup yolladığı üst düzey bürokrat takımından) '' YAHU NASIL DENETLEYECEZ,BU KONUDA NE EĞİTİMLİ PERSONELİMİZ,NE DE YETERLİ SAYIDA KADROMUZ VAR.DENETLEMEK MÜMKÜN DEĞİL.O TÜR BU TÜR ,ŞU BALIK BU BALIK ZOR , YASAKLAYALIM TOPTAN GİTSİN'' diyor.
İşi bilen katılımcıların itirazı sonucu,bir orta yol bulma adına senin de dikkat çektiğin gibi avlağın içindeki istilacı bir balığın bile yemlik olarak kullanılamadığı bir ucübe ile karşı karşıya bırakılıyoruz.
Zamanın birinde,şu okullar olmasa ne güzel yönetirdim bakanlığı diyen milli eğitim (maarif vekili) bakanına sahip olmuş bir geçmişimiz olduğunu unutmayalım.
Bu tür platformlarda konunun yanlışlıklarını dile getirmekten öte şu an yapabilinecek pek bir şey yok.
Kanunlara uyanlar için bu durum sıkıntı,avlakları kaplayan bohçacılar için ise, pek bi sıkıntı yok.

Yazdıklarına aynen katılıyorum Fatih abi. Gerçek amatörler için sıkıntılı bir durum. Diğerleri içinse dediğin gibi pek sıkıntı olmaz.
Bundan sonra canlı yem yerine ölü yem ya da fleto kullanacaz artık. Başka yapacak birşey yok.
 
Serdar, aynı durum göllerde de geçerli değil mi? Yoksa göllerde kibritsuyu etkisini mi kaybediyor? Akarsuda solucan yem olmaz. Peki, tamam olmaz. Ama göllerde olur. İyi de niye? O göller ki Abant mesela; endemik alabalık barındırır içerisinde. Abant'ta yavru alabalık mı yok, yahut oranın yavruları iştahla saldıramazlar mı soğulcana? Hasbel kader saldırsalar soğulcana, peki feci şekilde yaralanmamayı mı öğrenmişler? Göllere bu kıstlama neden getirilmedi veya getirilmek istenmemesinin sebebi ne? Birisi izah etsin de anlayalım.


Bir diğer konu, ticari avcılık. 25 cm. boyunda olmak kaydıyla nadide kırmızıbenekler nisapsızca toplanabilir. Yasal, hem de dibine kadar. :eek: Hangi gölümüz, akarsuyumuz ticari alabalık avcılığına/toplayıcılığına uygun popülasyon barındırıyor ki bu yönde kanun çıkarılıyor. Gidin, toplayın, alın-gelin ve satın deniyor. İşte av ve avcılığı düzenleyen anlayışın alabalıklarımıza bakışı.:o

Nuri bey,ticari balık avcılığını düzenleyen 3/1 nolu tebliğin 47-3 numaralı maddesine göre akarsularımızda ticari avlanma yasak.Kanuni yönden kaygılanacak bir durum söz konusu değil.Uygulanıyormu ayrı konu.
Alabalık konusu hassas olduğunuz bir konu sanırım.Ticari tebliğ,bu konuda geniş önlemler almış,bir çok il de tamamen yasaklanmış(ERZURUM DAHİL).Önemli ulan uygulanması bence.
 
Yahu değerli büyğüm ben sizin söylediklerinize kısmen katılıyorum yasalar dır bir toplumun temel direği.Fakat yanlış da olsa uyalım ı anlamıyorum.Kusura bakmayın..

Elbette ki hayır.

Uymak/uygulamak körü körüne yapılsın demiyorum. Yanlışı eleştirebiliriz, sorgulayıp doğrusunun ne olması gerektiğine dair çıkarımlarda bulunabiliriz. Çeşitli yol ve yöntemlerle kamuoyu oluşturup bunu ilgililere bir şekilde ulaştırabiliriz hatta dikte edebiliriz. Ancak bu da yine hukuki yollarla sağlanır ve burada sorun yoktur. Buradaki sorun; hak aramada kişisel yaptırımlara yönelip yönelmemeyle alakalı. Hiç bir güç hayatın tüm işleyişini yanlışlarla kayıt altına alamaz, bu mümkün de değildir. Eksik vardır, hatalı olan vardır, yamuğu-çürüğü vardır ancak tüm yasa sistemine böyle bir kılıf uydurulamaz. Mücadeleye devam, dediğim bu.
 
Elbette ki hayır.

Uymak/uygulamak körü körüne yapılsın demiyorum. Yanlışı eleştirebiliriz, sorgulayıp doğrusunun ne olması gerektiğine dair çıkarımlarda bulunabiliriz. Çeşitli yol ve yöntemlerle kamuoyu oluşturup bunu ilgililere bir şekilde ulaştırabiliriz hatta dikte edebiliriz. Ancak bu da yine hukuki yollarla sağlanır ve burada sorun yoktur. Buradaki sorun; hak aramada kişisel yaptırımlara yönelip yönelmemeyle alakalı. Hiç bir güç hayatın tüm işleyişini yanlışlarla kayıt altına alamaz, bu mümkün de değildir. Eksik vardır, hatalı olan vardır, yamuğu-çürüğü vardır ancak tüm yasa sistemine böyle bir kılıf uydurulamaz. Mücadeleye devam, dediğim bu.

Yok tum yasa sistemine bişey dediğim yok sadece bazı yasaları yanlışlıgından ve birçok yasanın da takipsizliğinden şikayet ediyorum.Yaptırımının olmamasından şikayet ediyorum.Birde şikayetle kalmayıp o doğru olmadıgına emin olduğum yasakları da fazla kaile almıyorum.Bu ama tamamen benim tercihim.Saygılarımla efendim...
 
Yazdıklarına aynen katılıyorum Fatih abi. Gerçek amatörler için sıkıntılı bir durum. Diğerleri içinse dediğin gibi pek sıkıntı olmaz.
Bundan sonra canlı yem yerine ölü yem ya da fleto kullanacaz artık. Başka yapacak birşey yok.

Güzelim Beyşehir gölüne önce sudak aşıla,sonra gümüş.Yıllar geçince yaptığın yanlışı farket.Sudağı ekolojik açıdan potansiyel zararlı,gümüşü ekolojik açıdan zararlı ilan et.
Göle elinde oltasıyla üç beş balık tutup stres atmaya çalışan KONYALI MUSTAFA kardeşimize o gümüşleri sudak avında kullanamazsın de.
Ekmeklemi tutacak kardeşim,''EVET SEN!!! ŞU MADDEYİ HAZIRLAYAN,OY VEREN,ÖNEREN SEN!!! SANA SORUYORUM!!!''

Bu ne perhiz ,ne lahana turşusu!!!
 
Nuri bey,ticari balık avcılığını düzenleyen 3/1 nolu tebliğin 47-3 numaralı maddesine göre akarsularımızda ticari avlanma yasak.Kanuni yönden kaygılanacak bir durum söz konusu değil.Uygulanıyormu ayrı konu.
Alabalık konusu hassas olduğunuz bir konu sanırım.Ticari tebliğ,bu konuda geniş önlemler almış,bir çok il de tamamen yasaklanmış(ERZURUM DAHİL).Önemli ulan uygulanması bence.

Haklısınız ancak, lafını bile etmemeliydiler. Hele bak, bu nadide ve türü tehlike altında bulunan bu mücevherler alınıp-satılan bir meta olarak görülüyor devlet nezdinde? Doğal alabalıklarımız fiilen tezgaha çıkarılmasa da potansiyel olarak tezgah balığı olarak görüldüğü sürece bunu kabullenmeyeceğim. Böylesi bir anlayış devam ederse yarının ne getireceğini kimse kestiremez. Aha işte Abant, hali ortada. Gözbebeği gibi korunması gereken endemik bir tür yokoluşun eşiğinde ve fakat hiç bir tedbir yok.
 
Yok tum yasa sistemine bişey dediğim yok sadece bazı yasaları yanlışlıgından ve birçok yasanın da takipsizliğinden şikayet ediyorum.Yaptırımının olmamasından şikayet ediyorum.Birde şikayetle kalmayıp o doğru olmadıgına emin olduğum yasakları da fazla kaile almıyorum.Bu ama tamamen benim tercihim.Saygılarımla efendim...



Kaale almamak kişi tercihidir ancak başına da iş açma derim. Her neyse;

Saygılar bizden gubani.:)
 
Kaale almamak kişi tercihidir ancak başına da iş açma derim. Her neyse;

Saygılar bizden gubani.:)

Yok efendim daha öncede belirttiğim gibi,zorunlu kaldığım da ben de polyanaclık oynıyacagım.Fakat onun dısında abuk subuk tebliğler bana bişey ifade etmiyor.Ama haklı tebliğlere asla bişey demiyorum.
Bu şunu da doğur masın tırıvırıcıda e kardeşim tırıvırının da yasaklanması bana saçma geliyor deyip atar demek değil.Benim karşı oldugum durumlar denenmiş,tecrube ,deneyimve gözlemler sonucunda kararverilmiş itirazlardır.Ve doğaya ,doğal canlı yasamına,ekolojik duzene hiçbir zarar veyahut en az zararı vererek avlanma yöntemidir.Saygılarrr..
 
Back
Yukarı