Merhaba, her iki uca fırdöndü nasıl olacak biraz açarmısınız, kösteğin bedene bağlandığı yeremi? diğeri nereye vede boncuklu takımlar gibimi ?
Yapsanız iyi olur, ama izmarit için biraz lüksçe olur..
O işin yolu, bu işe özel hazır boncuklardan kullanmak, ama bulması filan biraz sorun. Fırdöndü, boncuk vs. ile yapmaksa, bir hayli eziyetlice. Üstelik, nispeten daha fazla balık dökülmesine yol açabilir, vuruşları anlmayı çok güçleştirebilir. İzmarit için, hele kıyıdan kullanımda bu müştemilat pek gerekli değil. Olsa iyi olur, süper olur ama, olmasada kafi gelir.
Bahsettiğim, takımın bedeninin her iki ucuna birden, fırdöndü bağlamak. Yani kasa gözü yerine fırdöndü. Kurşun tarafı için, klipsli olandan..
Bunun asıl faydası, 0.20 ve sağlamlıkta sınıfta kalan FC beden misinasının mukavemetini korumaktır.
Düğümlerin nasıl atılması gerektiğine çok şey yazıp çizdik zaten. Gerekenler orada var.
Ama eminim, bir püf noktasını farketmeyeceksiniz. Bu takım, Sarayburnu yahut Arnavutköy için verilen bir tariftir. Bu takım iyi olsada, mesele üsküdarda iş yapmaz: Beden kopar gider, o abanmayı vs. kaldırmaz. Mesela, Köprüde aynı verimi göstermez, köstekler sarılır, balık kolay kurtulur iğneden..
Sarayburnu'nda, çok güçlü olmadan, abanmadan, sakin ama mesafeli bir atış yapın.. Çok uzak atacağım diye zorlamayın. Misinanız inceyse, 100gr kurşun yeter. Düşünce suya, bırakın gitsin, gitsin, serbest bırakın.. Dibe dokununca, bir hayli kıyılamış olacaktır. Ama pek sorun değil, izmarit zaten ortada olmaz, kıyıya doğru olur..
Arnavutköy'de ise, hafifçe, şöyle 25-30 m ileri veya önünüze atmanız kafidir.
Ha, midye tarifi verdik.. Umarım "yahu kim uğraşacak midyeyel, yok çıkar, yok kurut..Ne güzel karidesim var, kurdum var.." diyerek gider, güzel boğaz havası alıp geri dönmezsiniz.. Tarif edilen yem, yer, takım vs. bir bütündür, birisi eksik olursa, bir şey diyemem..
Balık garanti mi? Şu kadar söyleyeyim, bir kaç harami kofana basar kıyıyı, balık filan koymaz, yakaladığını yer, yakalayamadığını sürer, sizde gene harika boğaz havasından bir şey alamayabilirsiniz. Ama şundan emin olun, bu takım, balık yok denen yer ve zamanda çok balık yakalamıştır, cidden çok..
Ha, bu arada, bilhassa ufakça izmarit denk gelirse, güzel bir yaprak yaparak açığa yatırın, lüfer takımıyla.. Her ne kadar henüz orada bu vakitte kofana alacak takımı tarif edecek vaktimiz olmadıysa da, makul bir takımla kofana almanız işten bile değildir.
İzmarit avı bir bütündür, diğer avlarda öyledir... Burada bahsetmedim ama, şu hususlarda var.. Pek çok yer ve zamanda, "Makineye illaki ince dyneema misina.." demişimdir. Bu, şu demektir. İnce olunca, suyu daha iyi yarar, ki dyneema zaten iyi yarar, daha az akıntı alır. Daha az akıntı alınca, daha küçük kurşunla dibe ulaşırsınız. Diğer yandan, dyneema esnemez. İzmarit gelip vurunca daha ne olduğunu anlamadan o sert vuruşuyla kendini tasmalamış olur. Ama bu etkiyi, normal bir misina sağlayamaz. Çoğu zaman hissetmezsiniz bile.. Bol bol izmarit beslersiniz.. Elimde tutarım, çok hassastır hislerim, reflekslerim ışık hızında atar tasmayı filan demeyin, misinanız sizin hızınıza erişemez o mesafede..
Ama makineye dyneema sarılması vs. biraz tali husus. İyi bir takım olunca, makul miktarda av yapabilirsiniz.. Fakat, ölçüyü kaçırmayın.. Bir kilo vs. neyse yeter, ki haftaya da tutacak balık olsun, seneye de..