Uzun uzun yazıp güzel anlar yaşadık demek ve bunu size anlatabilmek isterdim. Ama hiç uzatmaya gerek yok. Sabah 05:30 da başlayıp akşam 18:00'de sona eren bir maceramız oldu. Denemediğim sahte kalmadı. Hatta öyle ki suda kalırsa diye kıyıp kıyı avında kullanmadığım, botta kullandığım malzemeleri dahi gözden çıkardım. Arkadaşın biri solucan getirmişti, onu da denedik. Solucan dahi iş yapmadı.
Sonuç mu?
5 tane 10 cm civarı levrek yavrusu ile hüsran.
Su hayli çekilmiş. Belki bunun bir etkisi vardır. Balık derine çekilmiştir diyeceğim ama iki hafta önce de botla gitmiştik Akyar'a. Ve yine o kadar yol teptiğimize değmemişti. 3 tane levrek...
Yan tarafta bizden başka 3 kişi daha vardı kamp kuran. Sabah biz gelmeden 1 levrek almışlar. Biz gidene kadar da başka bir şey almadılar.
Akyar'da çok fazla kaçak ağ atan var. Belki de budur sebep. Hatta geçen gittiğimizde benzinli motor dahi gördüm gölde...
Belki de tamamen bizim kısmetsizliğimizdir.
Ankara civarında balığı sanırım yakın bir zamanda sadece Sakarya'da tezgahlarda görebileceğiz bu gidişle...
Sonuç mu?
5 tane 10 cm civarı levrek yavrusu ile hüsran.
Su hayli çekilmiş. Belki bunun bir etkisi vardır. Balık derine çekilmiştir diyeceğim ama iki hafta önce de botla gitmiştik Akyar'a. Ve yine o kadar yol teptiğimize değmemişti. 3 tane levrek...
Yan tarafta bizden başka 3 kişi daha vardı kamp kuran. Sabah biz gelmeden 1 levrek almışlar. Biz gidene kadar da başka bir şey almadılar.
Akyar'da çok fazla kaçak ağ atan var. Belki de budur sebep. Hatta geçen gittiğimizde benzinli motor dahi gördüm gölde...
Belki de tamamen bizim kısmetsizliğimizdir.
Ankara civarında balığı sanırım yakın bir zamanda sadece Sakarya'da tezgahlarda görebileceğiz bu gidişle...