İlk mesajımda iki balığın linkini eklemiştim.
İsim deyip geçmemek lazım.
Deveciyan Efendiden bu yana, onun da öncesi 12 bin yıllık kültür birikimiyle yerli balıklarımıza ad verilmiş, (ispari, izmarit, eşkina, istavrit, kefal, ıskatari, melanurya vs.) genetik bilimi geliştikten sonra bu isimlerden bazıları düzeltilmiştir.
Çünkü;
Bazı anne ve yavru balık olduğu halde tür ismi verilmiş (palamut, torik, çinekop, lüfer vs.
Bazı erkek ve dişi balıklara ayrı isim verilmiş (izmarit, trança vs.)
Bazı balıklar sonradan denizlerimize gelmiş (Lesepsiyen türler), yöre insanı çok güzel adlar vermiş, Ceylan da onlardan biri...
Vahoo, uzun bir palamut, bence çirkin bir balık... bizim ceylanımız maşallah ceylan gibi... üstelik küffar da buna Vahoo dememiş
Ceylanın İngilizcedeki adı
Narrow-barred Spanish mackerel
Gözümüz elektro mikroskoptan daha hassas, DNA haritalarını okuyan cihazlar kadar keskin olamaz ki...
Gözümüze o kadar güvenmeyelim.
Bir de Türkçe isimin karşısına yabancı dilde bir isim koymak ta sanırım doğru değil.
Süveyş ve Cebelitarık'ın başını tutmuş Akdenize girecek yeni balıkları tespit edip raporlamak için o kadar çok bilim adamı çalışıyor ki...
Onlardan önce yeni girmiş bir tür tespit etmek çok tesadüfi olur. Ki Ceylan 20 yıldır Iskarmoz 10 bin yıldır bu sularda avlanıyor ve biliniyor.