köydeki evime arkadaşlarımı misafir etmiştim sabaha kadadr muhabeet filan olsun diye...arkadaşların uykusu gelmişti ama benim aklım evin 200 metre aşağısındaki tam 15 senelik avlağım olan göldeydi..arkadşlardan birini kandırdım benle gelmesi için diğerlerini yatırdıktan sonra karanlıkta bulduğum birkaç solucan ve biraz ekmekle evde olan takımlarımı alıp gölün yolunu tuttum..daha gün ağırmadan bi kaç misinamı suya bıraktım ve beklemeye başladım...aradan biraz geçmeden çubuğa taktığım misinalardan biri göle doğru gitmeye başladığını farkettim(ucunda zil olmazsa zaten farkedemeyecektim) ve ilk balıkla mücadelem başladı...1.9 kg gelen balığı alınca uykumdan feragat edip baığa gelmemim her zamnkigbi saçmalık olmadığını bir kez daha ispatladım kendime... yine aynı yere doğru yemimi takıp attım misinayı.. güneş üstüme vurmaya başlamıştı artık balık vurmayacağını düşünüp toplamaya karar vermişmiştim ki zilin tek tek çıkan sesini duydum .. çubuğu görünce ağır yüklenmesinden büyük balık olduğunu anlamıştım balık 0.40 mm miiniya vurudğundan birz tereddüt ettim ama balığın yününü bana doğru çevirirsem kendi kendine önüme gelecekti neyseki ilk hamlemde misinayı zorlamadan balığı bana doğru çevirebildim...önüme gelince suya girip karayla arama aldım balığı hırpalamadn kucağıma alıp kenara çıkardım...
o gün gün boyu uyumadım hiç mutluluktan hiç de uykusuzluk çekmedim..çünki rekorumu geliştirmiştim artık hedef tabiki daha büyüğünü tutmak
yer:?
yöntem:birbirine bağlanmış 15 kancayı ekmeğe sarıp atıp bekledim dipte olay bu
(terlik 44 numara)
o gün gün boyu uyumadım hiç mutluluktan hiç de uykusuzluk çekmedim..çünki rekorumu geliştirmiştim artık hedef tabiki daha büyüğünü tutmak
yer:?
yöntem:birbirine bağlanmış 15 kancayı ekmeğe sarıp atıp bekledim dipte olay bu
(terlik 44 numara)