Herkesin bir amacı, bir hayali vardır.
Benimde bu geceki amacım eşkinanın babasını bulmaktı.
Buldum, bulmakla kalmadım çektim, çekmeklede kalmadım çantaya attım.
Tamda balıktan ümidi kesmiş 1 er tane orta boy balıkla dönemk üzere takımları topluyorduk. Can abi takımı tamamen kapatmıştı ve oyalanıyordu, ben her zamanki gibi takımı çekmedim, geri kalanlarla ilgileniyordum çantayı toparlıyordum. (HER ZAMAN GİDERKEN OLTAYI EN SON ÇEKİN) (Sanırım bu geceki tecrübelerim doğrusunda bu lafı büyük harflerle yazmak doğru oldu)
Daha sonra olta bi ufak vuruş aldı, ben ufak isparidir falan diye aldırış etmedim. Daha sonra bi baktım balık gelmiş ama az az vuruyor, bi çalındım şöyle kamışa kamış dolu.
Sonrasını ne siz sorun ne ben anlatayım. Makina sarmaz kamışın ucu denize girecek gibi oldu. Takımıda vermek istemedim. Can abi koş dedim bir ara. Ben daha önce böylesini tutmadığımdan ihtimal vermiyorum, Can abide yosun sardım sanmış.
En son dedimki Can abi çok büyük balık kepçe dedim. Dememe kalmadı balık şaaaaapp diye bi kuyruk vurdu suya. Dedim allah Can abi kepçeyi daldır. Balık ne debelendi be kardeşim, sanki balık değil büyük baş hayvan. Kıyıya kadar çektim güç bela, kepçeyi taktık altına.
Ortalık zifir karanlık. Cana abi oğlum bu karagöz mü yoksa dedi (Gerçekten çok iri karagöz çıkıyor yeşilköyde) baktım yok eşkina. Ben allaaah dedim bir gülüşmeye başladıkki sormayın.
Neyse uzatmayayım eve geldim hemen resimledim dayanamadım yine bu saatte yazıyorum
Balık yaklaşık 2 kilo var.
Ama gerçek değerleri ancak yarın verebileceğim sanırım.
Resimlere bakıp kestirin artık.
İyi Geceler.