Güzel bir haftasonu da bitti. Farklı bir mera deneyelim dedik. Kefeliköy'e gittik. Bol bol kaşık ve rapala yüzdürdük. Yemli dip takımı yaptık. Şak şak yöntemini görüp onu denedik. Lüfer familyasından sonuç sıfır. Yemlerin tadına bile bakmaya gelmediler. Daha sonra çabalarımızı görüp gelen yaşlı amcanın tavsiyesine uyup yer değiştirmek istedik. Ancak bir sorun vardı. Semaveri yakmış olduğumuz için hemen kolayca yer de değiştiremedik. Saat ilerliyordu. Çaylar hızlıca içildi. Apar topar yeni yere gittik. Bir öğünlük istavrit tuttuk. Dişlileri aramaya devam edeceğim. İşin acı tarafı: hafta içi araştır, düğümler, fırdöndüler, şok misina yapma, misina değiştir vs. Sonra git çapari ve istavrite bağla olayı...
Buna da şükür.
Şok misinayı 0,35 lik yaptım. Makineye 0,28 sardım. Atışlarda bir fark oldu. Kurşun hızlıca yukarıya gidiyor. Sonra ileriye gidecek diye bakıyorum. Fakat dümdüz aşağıya düşüyor. ilk çıkışı çok iyi ama 30 metreyi bile geçemedim.
biraz atış çalışmasıyla çözülür.
ayrıca her kamışın reaksiyonuda birbirini tutmayabilir.
kimi kamış çok esner kimisi uca yakın esner . hem kamışın yapısı hem taktığınız ağırlık . hemde kamşın ucundan aşağı sarkıttığınız pay. yani ağırlık la kamış ucu arasındaki mesafe. bunlar etkiler.
araba sürmeyi bilirsiniz ama yılllarca hatcback kullanan birisi sedana binince garip gelir buna öyle.
size tavsiyem kamış ucundaki kelepçeye iğneli takım takmadan önce sadece kurşun takın . biraz misina sarkıtın takım varmış gibi . ardı ardına atışlar yapın .çekin.
aynı şeyi zargana topuyla ve farklı ağırlıklar deneyin .
en azından kamışınızın hangi ağırlıklarda nekadar esnediğini .ve sizinde tabiri caizse hangi ağırlıkta kamışa nekadar abanmanız gerektiğini tecrübe edersiniz.