- Yaş
- 58
- Şehir
- İstanbul-Silivri
- Favori Kamış
- Penn Ocean Fighter
- Favori Makina
- Avet Quad
- En iyi avı
- Shark Rey - 100 kg. üzeri
- İsim
- Süleyman Kahramanoğlu
Team-T’nin Maldiv Adaları’ndaki 2.gün (27 Ekim) av raporu: Waho’lar, Sail Fish’ler, GT’ler ve Kaptan İbrahim’in evine ziyaretimiz..
Sevgili arkadaşlar merhaba,
1.gün av raporumdan ( http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=30387 ) sonra 2.günün de av raporunu nihayet hazırlayabildim. İlk günün aksine çok hareketli geçen bu av güncemizi sizlere aktarmaya çalışacağım. Hem balık yönünden hem de yağmur yönünden çok bereketli geçen bu av güncemizde hedeflediğimiz balıkları yakaladık, fotoğraf ve videolarını çektikten sonra tekrar geldikleri yere geri gönderdik. Bunların ayrıntılı görsellerini detaylı şekilde hazırlamaya çalıştım, umuyorum beğeneceksiniz.
Birde küçük bir notum olacak, bizler yakaladığımız tüm balıkları geri salmayı düşündüğümüzden (Waho’lar hariç) mümkün olduğunca zarar görmemelerini istedik, bu bağlamda da tekneye alamadığımız balıklar oldu, haliyle üzülsek de bir o kadar da sevindik, sonuçta istediğimizi elde etmiş olduk.
Gelelim günün kısa özetine;
Sabah 06:00’da çalan kalk borusuyla ayaklandık, demir alınmıştı ve istikametimiz kaptan İbrahim’in oturduğu Kurundu Adası’ydı, hem onun köyünü görecektik, hem ailesiyle tanışacaktık hem de sevgili Cebrail’in kayıp bavulunu alacaktık. Yalnız istikamitimizde geçmemiz gereken bir kanal vardı, bir kaç saatlik yol sonrasında av meramıza gelecektik, ancak geçeceğimiz kanal çok derin olduğundan balık yakalama ihtimalimizin çok düşük olduğunu bilerek her ihtimale karşılık takımlarımızı yemledik ve suyla buluşturduk. Kahvaltımız hazırlanıncaya kadar da vakit geçirecek işlere koyulduk, muhabbet, fotoğraf çekimi derken kahvaltımız hazırlanmıştı, hiç vakit kaybetmeden sofraya oturduk. Güzel ve bol muhabbetli bir kahvaltının üzerine nefis bir Türk kahvesi çok iyi gidecekti.





Bizim kültürümüzde varolan Türk kahvesini haliyle oralarda kimse bilmiyordu, ama biz hazırlıklıydık, evden getirdiğimiz malzemelerle orada kültürümüzden bir nebze de olsa örnek gösterecektik. Sevgili Timur bu konuda da çok maharetliydi, sevgili miço Yade’ye Türk kahvesi yapmayı öğretti, sonra da Hint Okyanusu’nda nefis Türk kahvelerimizi yudumladık. Sadece bu kadarla da kalmadık tabii, fincanlarımızı kapatıp fal bakmayı da ihmal etmedik. Sevgili Timur’un falında çok bereketli, bol balıklı bir gün olacağı çıkmıştı, sevinerek fincanlarımızı yıkadık ve avımıza konsantre olduk, artık av yapacağımız meralara gelmek üzereydik.
Türk kahvesi:







Nihayet avlağımıza ulaştık, sanki balıklar bizi bekliyordu, hiç vakit kaybetmeden “hoş geldiniz” dercesine çıkrıklarımızdan müzik sesleri gelmeye başladı. Akşam üzeri kaptan İbrahim’in köyüne gideceğimizden yakalayacağımız tüm Waho’ları alıkoyacaktık, nitekim de ilk balık yine Waho oldu, arkasından bir Waho daha geldi.












Waho avlarımızın video görüntüleri;
http://www.dailymotion.com/video/xb3urb_maldiv11_travel
Sevgili arkadaşlar merhaba,
1.gün av raporumdan ( http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=30387 ) sonra 2.günün de av raporunu nihayet hazırlayabildim. İlk günün aksine çok hareketli geçen bu av güncemizi sizlere aktarmaya çalışacağım. Hem balık yönünden hem de yağmur yönünden çok bereketli geçen bu av güncemizde hedeflediğimiz balıkları yakaladık, fotoğraf ve videolarını çektikten sonra tekrar geldikleri yere geri gönderdik. Bunların ayrıntılı görsellerini detaylı şekilde hazırlamaya çalıştım, umuyorum beğeneceksiniz.
Birde küçük bir notum olacak, bizler yakaladığımız tüm balıkları geri salmayı düşündüğümüzden (Waho’lar hariç) mümkün olduğunca zarar görmemelerini istedik, bu bağlamda da tekneye alamadığımız balıklar oldu, haliyle üzülsek de bir o kadar da sevindik, sonuçta istediğimizi elde etmiş olduk.
Gelelim günün kısa özetine;
Sabah 06:00’da çalan kalk borusuyla ayaklandık, demir alınmıştı ve istikametimiz kaptan İbrahim’in oturduğu Kurundu Adası’ydı, hem onun köyünü görecektik, hem ailesiyle tanışacaktık hem de sevgili Cebrail’in kayıp bavulunu alacaktık. Yalnız istikamitimizde geçmemiz gereken bir kanal vardı, bir kaç saatlik yol sonrasında av meramıza gelecektik, ancak geçeceğimiz kanal çok derin olduğundan balık yakalama ihtimalimizin çok düşük olduğunu bilerek her ihtimale karşılık takımlarımızı yemledik ve suyla buluşturduk. Kahvaltımız hazırlanıncaya kadar da vakit geçirecek işlere koyulduk, muhabbet, fotoğraf çekimi derken kahvaltımız hazırlanmıştı, hiç vakit kaybetmeden sofraya oturduk. Güzel ve bol muhabbetli bir kahvaltının üzerine nefis bir Türk kahvesi çok iyi gidecekti.





Bizim kültürümüzde varolan Türk kahvesini haliyle oralarda kimse bilmiyordu, ama biz hazırlıklıydık, evden getirdiğimiz malzemelerle orada kültürümüzden bir nebze de olsa örnek gösterecektik. Sevgili Timur bu konuda da çok maharetliydi, sevgili miço Yade’ye Türk kahvesi yapmayı öğretti, sonra da Hint Okyanusu’nda nefis Türk kahvelerimizi yudumladık. Sadece bu kadarla da kalmadık tabii, fincanlarımızı kapatıp fal bakmayı da ihmal etmedik. Sevgili Timur’un falında çok bereketli, bol balıklı bir gün olacağı çıkmıştı, sevinerek fincanlarımızı yıkadık ve avımıza konsantre olduk, artık av yapacağımız meralara gelmek üzereydik.
Türk kahvesi:







Nihayet avlağımıza ulaştık, sanki balıklar bizi bekliyordu, hiç vakit kaybetmeden “hoş geldiniz” dercesine çıkrıklarımızdan müzik sesleri gelmeye başladı. Akşam üzeri kaptan İbrahim’in köyüne gideceğimizden yakalayacağımız tüm Waho’ları alıkoyacaktık, nitekim de ilk balık yine Waho oldu, arkasından bir Waho daha geldi.












Waho avlarımızın video görüntüleri;
http://www.dailymotion.com/video/xb3urb_maldiv11_travel





























































































































































