- Şehir
- Ankara
- Favori Kamış
- SHIMANO VENGEANCE SPIN 2,10
- Favori Makina
- Spro Red Arc Tuff Bady
- En iyi avı
- turna 102 cm 8,5 kg
- İsim
- Mustafa Hakan BAŞAR
2009 Gizli Cennetimin yakışıklıları ile buluşma programımın birinci bölümününde
http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=26808 te anlatmıştım..
Karadeniz seyahatimin gizli cennetimin yakışıklıları ile buluşma programımın ikinci macerasına bu kez memleketten çok sevdiğim dostum kardeşim Oğuzhan la beraber planlamıştık..Bu kez gideceğimiz derenin parkurlarını coğrafyasını çok iyi bildiğimden rehbere ihtiyaç duymadan sevgili Oğuzhan’la gideceğimizin daha iyi olacağını düşünmüş bu sayede derede sakin bir şekilde ilerleyerek ortamdaki sesszizliği ve doğallığı bozmadan iri Alabalıklar yakalayacağımızı düşleyerek yola koyulduk..Dağ yollarının keskinliği ağaç yüklü kamyonların yol üzerinde bıraktığı tahribat intikalimizi biraz zorlasa da yol üzerinde karşımıza çıkan tavşanlar keklikler ve geyiklerin seyrinin doyumsuzluğunu yaşarak deremize vardık..
Dere bütün doğallığıyla yağan bol yağmurların kendisine verdiği zenginlikle kısmende olsa geçmiş yıllara göre daha yüksek debide olması yüzümüzdeki ışıltıyı artırmaya yetmişti. Ortamdaki kuş sesleri derenin heybetli bir şekilde çıkardığı uğultu yaban hayatının keskin ve korkutucu ürpertisi içinde soluduğumuz o muhteşem dağ havasının ciğerlerimize işleyen oksijenin yarattığı rehavet içinde arabamızı uygun bir yere kamufle ederek hazırlıklarımızı tamamlayarak dereye indik..
Peş peşe aşağıya doğru ilerleyen çağlakların bolluğu bu mecaranın mutlu sonla biteceğini bize müjdeliyordu ve buna kesin emindim.Sevgili Oğuzhan’a kamış çantamda bulunan spin kamışlardan bir tanesini seçmesini istedim 1,80 boyunda Ultra Ligt kamışı eline aldı ben bunu istiyorum.Gülümsedim e kimin yanında yetişti.. Hemen çantadan uygun 20 kalibrelik bir makine çıkardım ve monte ettik..Bu seferki meceranın özel olmasını istediğimizden makine kafasındaki misinalarımızı sıfırladık..Kullanılmamış döner kaşıklar ayrı bir organizer kutuya istiflendi..Zira bu yıl Türkiye pazarına uzun bir aradan sonra tekrar giren giren İlba Marka İtalyan döner kaşıkların performansını çok merak ediyor idim..Özellikle bu kaşıkları ayrı bir kutuya koydum..Oğuzhan her zamanki favarisi Black fury sini arıyor abi benim kaşık nerde deyip duruyordu..Dedim merak etme kullanılmışların içerisinde senin için getirdim..
Artık bizim hakiki magrostigmalarla buluşma vakti gelmişti.İlk çağlamızda ilk atışta saldıran devasa boyutlardaki alanın sudaki çırpıntısına ani veremediğim tepki balığın kaçmasına neden olsada gün içerisinde bayağı bir alabalık yakaladık..Bir ara artık seri bir şekilde yakalayarak bırakmaya başladık kendimi öyle bir kaptırmışızki işin mutfak kısmını unutmuştum Oğuzhanın abi o kadar emek sarfettik geride bıraktık nerdeyse 2 yıldır hiç alabalık tava yapmıyoruz bu seferlik bir iltimas söz konusu olabilirmi ödülümüzü almayacakmıyız sorusuna bu saatten sonra yakaladığımız en büyük kişi başı 2 adet olmak kaydıyla alabiliriz dedim..Gün içerisinde sarf ettiğimiz aşırı eforun artık kaslarımızı zorlamasına daha fazla dayanamayarak toplam 2 adet balıkla avımızı bitirdik..
Dere kaynağında bulunan su oluğunun başında yapılan alabalık tava merasiminden sonra dönüş yoluna koyulduk.Dere üzerinde fly la balık avlanabilecek bir çok sıcak nokta tespiti yapmıştım dere üzerinde uçan Mayıs sineklerine atlayan alabalıkları gözlemlemek bir sonraki maceranın sadece fly la alabalık avı olacağının işaretlerini bize vermişti…Bir sonraki macera Fly ve Magrostigmalar…Görüşmek üzere…





Oğuzhan ve Yakışıklı Alası




http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=26808 te anlatmıştım..
Karadeniz seyahatimin gizli cennetimin yakışıklıları ile buluşma programımın ikinci macerasına bu kez memleketten çok sevdiğim dostum kardeşim Oğuzhan la beraber planlamıştık..Bu kez gideceğimiz derenin parkurlarını coğrafyasını çok iyi bildiğimden rehbere ihtiyaç duymadan sevgili Oğuzhan’la gideceğimizin daha iyi olacağını düşünmüş bu sayede derede sakin bir şekilde ilerleyerek ortamdaki sesszizliği ve doğallığı bozmadan iri Alabalıklar yakalayacağımızı düşleyerek yola koyulduk..Dağ yollarının keskinliği ağaç yüklü kamyonların yol üzerinde bıraktığı tahribat intikalimizi biraz zorlasa da yol üzerinde karşımıza çıkan tavşanlar keklikler ve geyiklerin seyrinin doyumsuzluğunu yaşarak deremize vardık..
Dere bütün doğallığıyla yağan bol yağmurların kendisine verdiği zenginlikle kısmende olsa geçmiş yıllara göre daha yüksek debide olması yüzümüzdeki ışıltıyı artırmaya yetmişti. Ortamdaki kuş sesleri derenin heybetli bir şekilde çıkardığı uğultu yaban hayatının keskin ve korkutucu ürpertisi içinde soluduğumuz o muhteşem dağ havasının ciğerlerimize işleyen oksijenin yarattığı rehavet içinde arabamızı uygun bir yere kamufle ederek hazırlıklarımızı tamamlayarak dereye indik..
Peş peşe aşağıya doğru ilerleyen çağlakların bolluğu bu mecaranın mutlu sonla biteceğini bize müjdeliyordu ve buna kesin emindim.Sevgili Oğuzhan’a kamış çantamda bulunan spin kamışlardan bir tanesini seçmesini istedim 1,80 boyunda Ultra Ligt kamışı eline aldı ben bunu istiyorum.Gülümsedim e kimin yanında yetişti.. Hemen çantadan uygun 20 kalibrelik bir makine çıkardım ve monte ettik..Bu seferki meceranın özel olmasını istediğimizden makine kafasındaki misinalarımızı sıfırladık..Kullanılmamış döner kaşıklar ayrı bir organizer kutuya istiflendi..Zira bu yıl Türkiye pazarına uzun bir aradan sonra tekrar giren giren İlba Marka İtalyan döner kaşıkların performansını çok merak ediyor idim..Özellikle bu kaşıkları ayrı bir kutuya koydum..Oğuzhan her zamanki favarisi Black fury sini arıyor abi benim kaşık nerde deyip duruyordu..Dedim merak etme kullanılmışların içerisinde senin için getirdim..
Artık bizim hakiki magrostigmalarla buluşma vakti gelmişti.İlk çağlamızda ilk atışta saldıran devasa boyutlardaki alanın sudaki çırpıntısına ani veremediğim tepki balığın kaçmasına neden olsada gün içerisinde bayağı bir alabalık yakaladık..Bir ara artık seri bir şekilde yakalayarak bırakmaya başladık kendimi öyle bir kaptırmışızki işin mutfak kısmını unutmuştum Oğuzhanın abi o kadar emek sarfettik geride bıraktık nerdeyse 2 yıldır hiç alabalık tava yapmıyoruz bu seferlik bir iltimas söz konusu olabilirmi ödülümüzü almayacakmıyız sorusuna bu saatten sonra yakaladığımız en büyük kişi başı 2 adet olmak kaydıyla alabiliriz dedim..Gün içerisinde sarf ettiğimiz aşırı eforun artık kaslarımızı zorlamasına daha fazla dayanamayarak toplam 2 adet balıkla avımızı bitirdik..
Dere kaynağında bulunan su oluğunun başında yapılan alabalık tava merasiminden sonra dönüş yoluna koyulduk.Dere üzerinde fly la balık avlanabilecek bir çok sıcak nokta tespiti yapmıştım dere üzerinde uçan Mayıs sineklerine atlayan alabalıkları gözlemlemek bir sonraki maceranın sadece fly la alabalık avı olacağının işaretlerini bize vermişti…Bir sonraki macera Fly ve Magrostigmalar…Görüşmek üzere…





Oğuzhan ve Yakışıklı Alası



