23 Eylül 2012 Marmara Lüfer Avları (Deniz&Alico)

Tutan tutuyor...
Kimi bakıyor...
Kimi diyor; "nasip" - kimi: "işi biliyor"
Kimi ben gibi,
işin püf noktasının peşine düşüyor.
İlle de o marka mı? o kalınlık mı? Lüfer 0,33 le kanıyorsa, sarıkanata 0,28 mi olur.
Sonra;.... sorular bitmez kafada. "Tek mesele siyah satırdamı gizli, yoksa var mı başka bir nüans daha???...

Neysse. Bunlar benim sorunlarım.
Tebrikler.... :)
Deniz'i de ayrıca tebrik ederim.

Üstadım öncesinin öncesinde sadece ve sadece iş kısmet. Arkadaşa misinanı deneyecem demiştim. ilk av gününde denemek nasip oldu. bugunde kendi takımımı deneyeceğim. ikiside tutuyorsa düzenekte farklılıklar yok demektir. Hayatımda ilk kez FC kullanan birisi olarak ki hiç kullanmamıştım. Markasının bile ne olduğunu merak etmemişim kutusunun üstüne iyice bakarak gördüm.

Kalınlık ise beni hep ürkütüyor 0,35 in altınıda bugune kadar kullanmamıştım. kullanmamda diyordum. ama balıkları yukarı çekerken hiçmi hiç sıkıntı yaratmadı.

Yoksa diğer av raporlarımada hep aynı stil aynı yöntemler hiç bir ayrıntı bulunmamakta balık altından geçiyorsa nasip oluyor geçmezse takım biraz daha önem kazanıyor ki Serdar Köylünün bazı nasihatları denenebilir. Arkadaşı Ben yııllardır tanırım. Hiç bir dediğini yapmamış biri olarak bu olayı ilk defa denedim. Sonuç Biz balıktan bir adım öndeyiz şu anda....

El melekelerinide unutmamak en önemlisi bence
 
Maşallah, Allah bereketini artırsın. :)

İğne WMC 2/0.. tamam da, modeli ne?

Madem bir sır verdin, tam ver bari, belki ben de heveslenir giderim bir yerlere.:)

Bir soru da misina üzerine.

Berkley Vanish hakkında ne dersin, Serdar ne der?

Selam ve sevgiler.
 
Teşekkür ederim üstadım.Ama balık canlı istiyor.Geçen sene tekneyi satmıştım zargana süzemedik göbegim çatladı parlak su bulucanda ipekle tutucan..
 
Tutan tutuyor...
Kimi bakıyor...
Kimi diyor; "nasip" - kimi: "işi biliyor"
Kimi ben gibi,
işin püf noktasının peşine düşüyor.
İlle de o marka mı? o kalınlık mı? Lüfer 0,33 le kanıyorsa, sarıkanata 0,28 mi olur.
Sonra;.... sorular bitmez kafada. "Tek mesele siyah satırdamı gizli, yoksa var mı başka bir nüans daha???...

Neysse. Bunlar benim sorunlarım.
Tebrikler.... :)
Deniz'i de ayrıca tebrik ederim.

0.28 FC ile, 8.5 kg levrek çektiğimi bilirim. 1 ila 3 kg arası kofanalarda çektim, bana mısın demedi. Gerçi elimde makine var, kalaması yüzünü kara etmez, malum Daiwa, başka bir şey demeye hacet yok.

Başka markalar. Shotai, ucuz nispeten ve gayet makul. Mevcut markalar arasında tavsiye etmeyeceğim bir kaçı var. Berkley Vanish mesela. Düğüme çok dayanıksız. Sufix Invisiline, hem pahalı, hemde pek sağlam değil.

Ama seaguar, p-line gibi pahalı markalara gitmeye de gerek yok. Fakat onlar fiyatının hakkını veren misinalar, bunuda söyleyeyim. Sadece, gereğinden fazla iyiler.

Berkley Trilene %100 FC, Okuma Shotai, Cabela's pro line ve non-vis, S.A.M.M. Dicle %100 FC gayet uygun misinalar. Fiyat performans oranları çok çok iyi. Bilhassa Dicle, fiyat olarak çok önde gidiyor. Sıklıkla püsküllenme sorunu çıkarıyor ama her makarası değil, bazı bazı yapıyor. Fakat ucuz fiyatıyla öne çıkıyor ve en azından bir deneyeyim diyenler için en iyi alternatif.

Tekneden uzun olta stili davranırken, kalınlık çok kritik değil. 0.35 kullanın, 0.40 kullanın çok farketmiyor. Ama kıyıdan olunca işin rengi çok değişiyor. Çünkü bu misina sudan ağır. Üstelik sert. Bu da yemin aksiyonunu kötü engelleyip, mantarın kaldırma kabiliyetini bozuyor. O nedenle kıyıdan avda, ince olması her zaman elzem. Lüfere, 0.20 atıyorum ve kalamaya güveniyorum şahsen, büyük bir şey gelirse.
 
Maşallah, Allah bereketini artırsın. :)

İğne WMC 2/0.. tamam da, modeli ne?

Madem bir sır verdin, tam ver bari, belki ben de heveslenir giderim bir yerlere.:)

Bir soru da misina üzerine.

Berkley Vanish hakkında ne dersin, Serdar ne der?

Selam ve sevgiler.

Reis baba

tam adamına sordum benım gibi klasikçi bir adama normal 2/0 galvaniz iğne uzun pala Modelini Serdar bilir.

Misinaya gelince hiç bir bilgim yok zaten serdar demeseydi denemezdim bile.
 
Üstadım öncesinin öncesinde sadece ve sadece iş kısmet. Arkadaşa misinanı deneyecem demiştim. ilk av gününde denemek nasip oldu. bugunde kendi takımımı deneyeceğim. ikiside tutuyorsa düzenekte farklılıklar yok demektir. Hayatımda ilk kez FC kullanan birisi olarak ki hiç kullanmamıştım. Markasının bile ne olduğunu merak etmemişim kutusunun üstüne iyice bakarak gördüm.

Kalınlık ise beni hep ürkütüyor 0,35 in altınıda bugune kadar kullanmamıştım. kullanmamda diyordum. ama balıkları yukarı çekerken hiçmi hiç sıkıntı yaratmadı.

Yoksa diğer av raporlarımada hep aynı stil aynı yöntemler hiç bir ayrıntı bulunmamakta balık altından geçiyorsa nasip oluyor geçmezse takım biraz daha önem kazanıyor ki Serdar Köylünün bazı nasihatları denenebilir. Arkadaşı Ben yııllardır tanırım. Hiç bir dediğini yapmamış biri olarak bu olayı ilk defa denedim. Sonuç Biz balıktan bir adım öndeyiz şu anda....

El melekelerinide unutmamak en önemlisi bence

Üstadım seninle takıştığımız husus şu. Ben olaya daha genel bakıyorum. Tekneden ziyade kıyı. Yada pek çok farklı jeoljideki avlak için. Sen ise belli başlı meralar için olaya yaklaşıyorsun.

Yani senin mantaliten özel durumları ihtiva ediyor. Şu mekan, şu stil. Ve o özel durumlar için gayet optimize edilmiş sistemler. İşte böyle misinayı FC yapmak gibi bir kaç düzenleme kafi geliyor.

Ama ben olaya daha genel bakıyorum. Diyelim galata köprsüündesin ve sana kalan 2 metrekarelik su sütünunda balığı tutacaksın. Senin misinan FC olsa ne olacak? zira yanındaki FC kullanmıyor. Senin misinan ürkütmüyor ama, onunki ürkütüyor. Senin bunuda kompanze edecek bir şeyler yapman gerekiyor mecburen.

Yada, nadir denk gelen bir boğazda tekne olayındasın. Reis sen değilsin. Bzaskan olsan bile yanında sitavrit tutup mutlu olmak isteyen 8 kişi daha var. Lüfer olacak yerde değil, istavrit olan taştasın. Ve senin burada lüferi bulup çıkarman, yakalaman gerekiyor. Uzun olta filan yapamıyorsun, unut onları. İşte o zaman olayın ahvali dramatik şekilde değişiyor.

Sen, "el ustalığı + burası dediğin yere gidebilme + takımına uygun tekneyi sevk ve idare etme + takım + yem" formülün uyguluyorsun. Ama bizim için (başka pek çokları da dahil) gideceğin yer belli kıt imkanlar kalıyor elimizde. Bizde o zaman, takımı çok daha iyi yapıp, senin diğer avantajlarına çıkmayı deniyoruz, hepsi bu.

Şimdi bakalım. Anadolu kartalları org. yapıyor. Akşam şilede toplaşıyorlar. Millet işten çıkacak, üstünü değiştirip paldır küldür yola çıkacak. Ne gidip zargana süzecek zamanı, yeri, imkanı var, ne de canlı zargana gezdirecek durumu. Bu arkadaşların ölü istavritten canlı zargana verim alması gerekiyor. İşte olay bu. Bende bunu sağlamaya çalışıyorum sürekli.
 
Seni bir kere daha dinleyeceğim bakalım serdar Komple yeni baştan bir uzunolta takımı yaratacağım sıfırdan komple Kahverengi. fırdöndüsünden tut. herşeyine herşeyi minikleştirip yeni düzen bir takım daha geliştireceğim. Takım üzerinde tek düğüm dahi olmayacak. bakalım nasıl olacak.
 
Ali abi, lüferlere bu sezon bol bol zıııtt Shotai deyip kandıracakmışsın gibi bir görüntü var. Ben de kıyı avlarında FC'nin bayaa faydasını görüyorum. Lüferlerin aynen devamını dilerim.
 
Seni bir kere daha dinleyeceğim bakalım serdar Komple yeni baştan bir uzunolta takımı yaratacağım sıfırdan komple Kahverengi. fırdöndüsünden tut. herşeyine herşeyi minikleştirip yeni düzen bir takım daha geliştireceğim. Takım üzerinde tek düğüm dahi olmayacak. bakalım nasıl olacak.

Üstadım, benim gördüğüm kadarıyla senin takımlar gayet yeterli. O yapacakların daha iyi olabilir ama, daha çok netice veremeyebilir. Şöyle bakalım, 10 kişiyi taşıyacak yere bir minibüs yeter. Sen hızlı tren koysanda, gene 10 kişi olacak, bir şey değişmeyecektir.

Fırdöndü ile iğne arasında 5-6 kulaç mesafe var zaten. O fırdöndü o kadar uzaktan hemen hiç belli olmaz, nasıl olursa olsun. Yani, rengi, mor, kırmızı, pembe veya beyazda olsa, zaten görünmeyecek kadar uzak kalıyor, pek bir şeyi değiştirebilmesi olası değil.

Ama sen genede bir dene, ziyan gelmez. O bahsettiklerim benim boyuna deneyip iyi netice aldığım düzenlemeler zaten.

Dikkat ettiysen, geçen yeni bir iğne aldım. Ama elime alıp bakınca, süper görünen bu iğneleri alın kullanın diyemiyorum. Zira önce denememiz lazım. Netice almamız, müspet olduğunu onaylamamız lazım. Şak diye alıp, şuk diye bırakıyorsa, bize yaramaz. Açılırsa ya, hiç yaramaz. Deneyeceğiz göreceğiz.

Senle çıktığımızda bir mantar vardı, farketmişsindir, acayip bir model. Henüz deneme safhaısnda, o yüzden hala buralarda şöyle olmalı diye yazmıyoruz.

Teori, evet, iy hoş, güzel ama, gidip deneyip buda mevcuttan daha iyi netice veriyor demeden, bir şeyi tavsiye etmemek lazım. Yeni bir sistem için ek maliyet, ek emek gerekiyor ve o sistem harcanan bu maliyete değecek kadar fark getirmiyorsa, insanlara tavsiye etmenin de anlamı yok.
 
Balıklarınız için tebrikler

Verdiğiniz değerli bilgiler için hem size hemde serdar hocama teşekkürler.

Başımızdan, forumumuzdan eksik olmayınız..
 
tebrikler Ali abi
 
Abi gözün aydın daha bereketLi avLarın daim oLsun inşaLLah..
 
Ali abim tebrikler,daha çokları nasip olsun.
 
Bu arada sana çok önemli bir tavsiyede bulunayım Aliço üstadım.

Eski ustaların bize bahşettiği büyük nimetler olan kepçe ve kakıç'ın, FC misina iel gezerken el altında olmasında çok büyük faydalar vardır. İnan hiç olmaz dediğin yerde en olmadık balığı oltanda bulabilirsin. Öyle gezerken bir orkinos, 15 kg'luk sinarit, kılıç filan denk gelirse hiç şaşırma. Ama onları tekneye almak için kepçe ve kakıç el altında değilse, başını teknenin direklerine vurup tekneye zarar verme ihtimalin ziyadesiyle olacaktır.
 
Bu arada sana çok önemli bir tavsiyede bulunayım Aliço üstadım.

Eski ustaların bize bahşettiği büyük nimetler olan kepçe ve kakıç'ın, FC misina iel gezerken el altında olmasında çok büyük faydalar vardır. İnan hiç olmaz dediğin yerde en olmadık balığı oltanda bulabilirsin. Öyle gezerken bir orkinos, 15 kg'luk sinarit, kılıç filan denk gelirse hiç şaşırma. Ama onları tekneye almak için kepçe ve kakıç el altında değilse, başını teknenin direklerine vurup tekneye zarar verme ihtimalin ziyadesiyle olacaktır.

Hadi git ordan teknede kakıç ta var kepçede görmedin herhalde. Tuvaletin içine baksaydın görürdün hepsini kepçesiz kakıçsız denizemi çıkılır.

Ama normal denizde ip isteyeni arkasından demirinide verirmisin emaneten diyenleri de gördükten sonra normaldir. tabii.

Hacım unutuyorsun galiba ben Oltacıyım. Oltacı...
 
Hadi git ordan teknede kakıç ta var kepçede görmedin herhalde. Tuvaletin içine baksaydın görürdün hepsini kepçesiz kakıçsız denizemi çıkılır.

Ama normal denizde ip isteyeni arkasından demirinide verirmisin emaneten diyenleri de gördükten sonra normaldir. tabii.

Hacım unutuyorsun galiba ben Oltacıyım. Oltacı...

Hah işte sorunda burada üstadım. Tuvaletin içinde değilde, hemen el altında tutmak onları.
 
Balıkta o kadar çok etken var ki hangisinin daha fazla tutmaya vesile olduğunu bulmak nasıl olacak, balık var mı merada var, başka avcılar var mı var, herkes balık tutuyor mu tutuyorsa senin özel takımın hiç özel değil, sen herkesten çok tutuyorsan, takımın iyi olabilir, yemin iyi olabilir, yemi düzgün takmış olabilirsin, oltanı tam balığın üzerine denk getirmiş olabilirsin, kısmetin çok olabilir (ki galiba Serdar bunu çok önemsemiyor, aslında çok büyük etkendir.) ee daha da sayılabilir, şimdi hangisi etkili, yani asıl etken?

Sanırım devamlılık bu problemi bir nebze çözer, yani her zaman sen çok tutuyorsan bir fazlan var demektir, o fazla, takım da olabilir, yem de, el de, kısmet de.
Ne bileyim doğrusunu Allah bilir.

Balık tutuyorsan kafanı yorma tut gitsin.:) Takımın mükemmel olmuş, yemi bozuk takarsan aşağıda fırıldak gibi döner, nasihat alırsın. vs. vs.
 
Hah işte sorunda burada üstadım. Tuvaletin içinde değilde, hemen el altında tutmak onları.

Gerek yok gelsınde daha yoldayken ben daha aldırırım onu içerden ufaklığa zaten
Ben razıyım gelsinde apikoda tutar ben alırım no problem.....
 
Balıkta o kadar çok etken var ki hangisinin daha fazla tutmaya vesile olduğunu bulmak nasıl olacak, balık var mı merada var, başka avcılar var mı var, herkes balık tutuyor mu tutuyorsa senin özel takımın hiç özel değil, sen herkesten çok tutuyorsan, takımın iyi olabilir, yemin iyi olabilir, yemi düzgün takmış olabilirsin, oltanı tam balığın üzerine denk getirmiş olabilirsin, kısmetin çok olabilir (ki galiba Serdar bunu çok önemsemiyor, aslında çok büyük etkendir.) ee daha da sayılabilir, şimdi hangisi etkili, yani asıl etken?

Sanırım devamlılık bu problemi bir nebze çözer, yani her zaman sen çok tutuyorsan bir fazlan var demektir, o fazla, takım da olabilir, yem de, el de, kısmet de.
Ne bileyim doğrusunu Allah bilir.

Balık tutuyorsan kafanı yorma tut gitsin.:) Takımın mükemmel olmuş, yemi bozuk takarsan aşağıda fırıldak gibi döner, nasihat alırsın. vs. vs.

Lüfercilik Yem Sanatıdır......... gerisi teferruat
 
Back
Yukarı