Selam arkadaşlar...
Kurtlarımız bizi kemirmekte, ruhumuz uzun süredir balığa gidememenin verdiği sancıyla kıvranmaktaydı.
Hal böyle olunca sevgili dostum Abdullah ile çıktık Karacaören yollarına. Fakat ilk durağımız hem ileride ki av programlarımızı sağlıklı yapabilmek, hem de merakımızı gidermek için Karacaören oldu. Daha önce bize onlarca balık veren ve daha önemlisi bize trofeyi sunan yerin son halini görmek istiyorduk. Nasıl olmuştu, ne kadar değişmişti? gördüklerimizi yorumsuz olarak en altta bulabilirsiniz...
Neyse, göreceğimizi gördükten sonra oltaları hiç açmadan direk hedefimiz olan Karacaören Barajı için yola koyulduk. İşte ne olduysa yolda oldu. Daha önce hep merak ettiğim ama hep üşendiğim Karacaören II tabelasına doğru kıvrıldık. Arabımızla kısa bir patika ilerlemesinden sonra bizi kendine hayran bırakan bu manzara ile karşılaştık:

Uploaded with ImageShack.us
Avımız için ideal noktayı bulduktan sonra başladık bilimum sahteleri denemeye, emek harcamaya... Lakin nafile! Bir vuruş bile yok. Bu kadar bakir ve zengin bir mera da alabalık olmaması bizleri sıkıntıdan sıkıntıya sokuyordu. İnancımız kırılma noktasına gelmişti. Son çare olarak cepimden çıkardığım Gamaktsu 2/0 solucan iğnesine topladığım solucanlardan güzel bir bukle yaptım(7 adet iri solucan) ve 1 metrelik kurşunlu bir kol ekleyip(50gr) saldım akıntıya sürüklene sürüklene gitsin diye, belki gafil bir sazan avlarız diye . Tıkır tıkır sürüklenirken bir duraksama ve akabinde gelen şiddetli çekişler. Nihayet balığımızı kancanın ucun da idi. Kısa bir mücadeleden sonra bu gelenin pullu sazan olduğunu gördük. Neyse kısa bir resim faslından sonra ava devam ettik. Fakat başka bir balık yakalama şansımız ne yazik ki olmadı. Aksine çabalarken oltamın ucunu da kırdım
Alabalık avlayamamış olsak ta sazan sezonunu nihayetinde açmıştık. Mutlu, huzurlu ve balıklıydık artık
Lafı bu sefer çok uzatmıycam, şimdi sizi gün içerisin de çektiğimiz resimlerle baş başa bırakıyorum

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Tartmazsak olmaz

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Ve biraz da manzara;

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
İşte tatlı su avcılığı budur

Uploaded with ImageShack.us
Yürüşüylerimiz sırasında bir çok hayvan izine rastladık.
İşte bir tanesi;

Uploaded with ImageShack.us
Son olarak Karaöz'ün son halinden bir kaç kare;

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Kurtlarımız bizi kemirmekte, ruhumuz uzun süredir balığa gidememenin verdiği sancıyla kıvranmaktaydı.
Hal böyle olunca sevgili dostum Abdullah ile çıktık Karacaören yollarına. Fakat ilk durağımız hem ileride ki av programlarımızı sağlıklı yapabilmek, hem de merakımızı gidermek için Karacaören oldu. Daha önce bize onlarca balık veren ve daha önemlisi bize trofeyi sunan yerin son halini görmek istiyorduk. Nasıl olmuştu, ne kadar değişmişti? gördüklerimizi yorumsuz olarak en altta bulabilirsiniz...
Neyse, göreceğimizi gördükten sonra oltaları hiç açmadan direk hedefimiz olan Karacaören Barajı için yola koyulduk. İşte ne olduysa yolda oldu. Daha önce hep merak ettiğim ama hep üşendiğim Karacaören II tabelasına doğru kıvrıldık. Arabımızla kısa bir patika ilerlemesinden sonra bizi kendine hayran bırakan bu manzara ile karşılaştık:

Uploaded with ImageShack.us
Avımız için ideal noktayı bulduktan sonra başladık bilimum sahteleri denemeye, emek harcamaya... Lakin nafile! Bir vuruş bile yok. Bu kadar bakir ve zengin bir mera da alabalık olmaması bizleri sıkıntıdan sıkıntıya sokuyordu. İnancımız kırılma noktasına gelmişti. Son çare olarak cepimden çıkardığım Gamaktsu 2/0 solucan iğnesine topladığım solucanlardan güzel bir bukle yaptım(7 adet iri solucan) ve 1 metrelik kurşunlu bir kol ekleyip(50gr) saldım akıntıya sürüklene sürüklene gitsin diye, belki gafil bir sazan avlarız diye . Tıkır tıkır sürüklenirken bir duraksama ve akabinde gelen şiddetli çekişler. Nihayet balığımızı kancanın ucun da idi. Kısa bir mücadeleden sonra bu gelenin pullu sazan olduğunu gördük. Neyse kısa bir resim faslından sonra ava devam ettik. Fakat başka bir balık yakalama şansımız ne yazik ki olmadı. Aksine çabalarken oltamın ucunu da kırdım
Alabalık avlayamamış olsak ta sazan sezonunu nihayetinde açmıştık. Mutlu, huzurlu ve balıklıydık artık
Lafı bu sefer çok uzatmıycam, şimdi sizi gün içerisin de çektiğimiz resimlerle baş başa bırakıyorum

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Tartmazsak olmaz

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Ve biraz da manzara;

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
İşte tatlı su avcılığı budur

Uploaded with ImageShack.us
Yürüşüylerimiz sırasında bir çok hayvan izine rastladık.
İşte bir tanesi;

Uploaded with ImageShack.us
Son olarak Karaöz'ün son halinden bir kaç kare;

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us