3 Mayıs 2009 dağalası

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ugur35
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
arkadaşlar güzel yorumlar ve bilgilendirmeler için teşekkür ederim.
Yakup hocam raporu sunup biryerlere kaçtığım yok.:)
İşyeri sahibi bir işletmeciyim.işlerim dolayısiyle birkaç gündür yoğundum.

Şimdi özellikle sorduğunuz bir soruya cevap vereyim.
Gittiğimiz ve fotolarını gördüğünüz yer yaklaşık 8Km yukarıda 2 dere birleşiyor.
Bu derelerden birinde yıllardır dere balığı var.Diğerinin doğduğu yer ise yerin altından çıkan bir kaynak.Bu kaynağın 2Km aşağısında bundan yaklaşık 15yılönce bir alabalık çiftliği kuruldu.Çeşitli sebeplerden 4-5yıl sonra kapandı.Yine ortalama 10yıldır da o bölgede bu alabalık türü azda olsa çoğalarak türedi.Benim harita üzerinde yaptığım ortalama bir hesapla,eski çiftlik noktasından 3-4km de başlayıp 30km aşağısına kadar bu tür var.Hatta başka bir ile ait ilçelerden bile derenin aşağı kısmına alabalık avına gelenler var.
Bilgisizliğimden dolayı özür dilerim,başlığı değiştiremedim,dağalası değil Gökkuşağı alabalığıdır.
Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla bu balık haricinde derede sadece dere balıkları var.Tuttuğumuz dere balıklarıda buralarda kaya balığı dedikleri türlerdende var.Yani 2 çeşit dere balığı gözlemleyebildim.Başkada bir balık yok.
Umarım açılayıcı yazabilmişimdir.Yinede sorunuz olursa dilim döndüğünce cevaplamaya çalışırım.
 
Yakup hocam 2008 ağustosunda memleketim Bünyan'da derede yakalanan bir ala sunuyorum. Sizin sunduğunuz resimdeki gibi belirgin olmasa da vücudunda kuyruktan başlayıp solungaçlara kadar geçen sıralı büyük siyahi benekleri mevcuttu. Suyun üst tarafında bulunan çiftlikle balığın yakalandığı alan arası yaklaşık 4 km. Çiflikten kaçan alaların büyüyüp çoğaldığının ve bu balığın o yavrulardan olduğunun bir ispatı sayılabilir mi?

Ayrıca alabalıkların desen belirleme özelliği var mı? Etkeni nedir? Ya da sizin sunduğunuz alanın doğal ve gökala ana-babadan olma ihtimali var mı?

​
 
Bu da 26 nisan 2009da aldığım ilk ala.
Bahsi geçen avlakta yakalamıştım,bir hafta önce.
 
Uğur bey çok teşekkürler. Verdiğiniz bilgiler çok doyurucuydu. Benim kişisel görüşüm;
Sizin avlağınızda da bu balık doğal olarak ürüyor, balığa şöyle bir baktığımda çok net olmasa da hemen şüphelenmiştim.
Boy itibariyle en fazla 1 yıllık bir balığın 4 yıl önce kpanmış çiftlikte doğmuş olması pek mümkün değil. Balığın beden özellikleri de doğallığın pek çok emaresini taşıyor.
Desen ve renk ise, yukarıda söylediğim gibi, balık dereye göre desen oluşturuyor, bu da sizin derenizin desenidir. Sonradan eklediğiniz balıkta spesifik desen ve beden şeklini seçmek mümkün değil.

Gelelim Rıfat kardeşime;

Forumlarda tanıyıp ta, meslektaş olmayı, yada keşke doyurucu bir su ürünleri eğitimi almış olsaydı dediğim kişilerdensin, Araştırmacı ruh, koruma ve geliştirme her mesajında görülüyor.

Eklediğin balık ta %75 doğal olarak üremiş bir balığın yavrusu. Aşağı yukarı yine 12 aylık ve daha aşağı yaşlarda bir balık. Kesinlikle beton havuz yada ağ kafeste yaşamamış. En fazla kuluçkahaneden kaçmış , sonraki hayatını gölde doğal olarak geçirmiş bir larva olabilir.

Desenler daha bariz, göletlerde daha soluk renklerin olması uyum meselesi.

Bizim gökalalarımızın yanları dere çakılı, sırttan görünümü ise dere suyu deseninde. Yani tamamen dereye adapte olmuş durumda.
 
Son düzenleme:
tebrikler güzel av
 
Boy itibariyle en fazla 1 yıllık bir balığın 4 yıl önce kpanmış çiftlikte doğmuş olması pek mümkün değil.... .
Hocam ortada bir yanlış anlaşılma var.Balık çiftliği kapatılalı yaklaşık 10yıl oldu.

Tesbitinizde sonuna kadar haklısınız,bizim balıklar 10 yaşında olsaydı çiftlikten kaçmış sayabilirdik.:D
Bir şekilde kendi kendilerine ürüyorlar.
Geçen yıl bu avlağa giden bir dostum,bana ''çok balık tuttuklarını,içlerinde 10cm olanlardan tutunda,sığ yerlerde suyun berrak olduğu zamanlarda 5-7cm olanlarıda gördüklerini'' söyledi.Buda kendi kendine ürediklerine bir delil olsa gerek.
Yada birileri gidip gizlice bu balıkları sağıyor olabilirmi:D
 
:) Başlangıçta sirkülere kadar giren (nasıl girmiş bilmiyorum) bu ifadede (kendi kendine üreyemez) bir terslik olduğunu anlamamız çok sürmemişti. Şu an üzeri yetiştiricilik kafesleriyle dolu olan Bafra Derbent baraj gölü her yıl bu zamanlar olduğu gibi milyonlarca küçük yavruyla dolu.
Bu kadar yavruyu israf eden işletme maliyetin altından zor kalkar.
Ki kafeslere balıkların atılış boyları da belli.

Biz yine de başka işaretlerle bunu desteklemek için araştırmamıza devam ediyoruz.


Hocam ortada bir yanlış anlaşılma var.Balık çiftliği kapatılalı yaklaşık 10yıl oldu.

Tesbitinizde sonuna kadar haklısınız,bizim balıklar 10 yaşında olsaydı çiftlikten kaçmış sayabilirdik.:D
Bir şekilde kendi kendilerine ürüyorlar.
Geçen yıl bu avlağa giden bir dostum,bana ''çok balık tuttuklarını,içlerinde 10cm olanlardan tutunda,sığ yerlerde suyun berrak olduğu zamanlarda 5-7cm olanlarıda gördüklerini'' söyledi.Buda kendi kendine ürediklerine bir delil olsa gerek.
Yada birileri gidip gizlice bu balıkları sağıyor olabilirmi:D
 
Bu yukarıdaki balıklar doğuş kaynağından denize döküldüğü yere kadar toplam havzası 5 km olan, küçük bir dereden araştırma amaçlı avlanılıp iade edildi.
Bu dere yakınlarında hiç bir yerde balık çiftliği yok. Balığın varsa gelme ihtimali denizdir, ama derede denizde yaşayamıyacak kadar küçük (smolt evresine girmemiş 5 cm boyunda) bireyler de var.
Balıkları zedelememek için fazla hırpalamayı göze alamadığımdan zıplarken alınmış fotolar ama yine de bazı özellikleri net olarak görülüyor.

Tipik dere alabalığı (Salmo trutta macrostigma) gibi alt yüzgeçlerinin uç bölümleri renkli,
Abant alası gibi iri ama düzenli benekleri var.
Gökkuşağı alabalığına özgü mor bant mevcut, ama ince bir hat halinde ve kuyruğa yaklaştıkça yok oluyor.
Gökkuşağı alabalığına özgü küçük koyu renkli nokta benekler baş ve sırtta belirgin, alt bölümlerde silik. Oysa normal bir gökkuşağı alabalığında hemen hemen her yer bu küçük siyah noktalarla kaplıdır.
Tüm yüzgeçler iyi gelişmiş, avlanan hiç bir bireyin vücudunda ve yüzgeçlerinde herhangi bir anomali (gelişme bozukluğu) yok
Beden muntazam fusiform (mekik şekilli) sarkık bir göbek asla görülmüyor.

Bunun gibi pek çok özellik sayılabilir. Şu anda dere 3-5 cm lik yavrularla dolu. Başka incelediğim sularda da bundan farklı değil. Örneğin bazı barajlarda da balığın küçük akarsulara çıkıp yumurta bıraktığını gözledik.

Değerli Hocam
Gönderdiğiniz alabalığın resmi resmen beni cok heyecanlandırmıştır.Ben asla böylesini görmedim.
Amerikalıların dere alabalığı(Brook Trout)desem değil.Sadece şuna eminim.Ama maalesef artık resmini bulup yollamaktanda mahrumum.Kuzey Amerikanın Batısında Silver King Dağları vardır.Burada kücük derelerde tutalan Little Piute Trout denen kücük alabalıkların aynısı bu.Brook trout değil kücük derelere sıkışmış gökalanın bir türü Amerikadaki.Bunlarda sanki öyle.Benimkiler elbetteki faraziye.Ancak net anımsadığım Outdoor Life yada Field and Stream dergilerinden birisnde gördüğüm yukarıda bahsettiğim kücük alabalık türüne cok benzemekte.
Ayrıca benim tuttuğum benzer alabalıklarda var.Ah bir resimlerini bulabilsemde yollasam.
Sevgiyle kalınız.
 
Ustam rainbow'un alttürleri mevcut. Biz de ilk keşfettiğimizde bunu aquabonita varyetesi sanmıştık.
oncorhynchus_aguabonita.jpg


Bu bizimkinin bir diğer fotosu
dsc03119hw9.jpg


Ayrıca ülkemizde yetiştirilen tüm rainbow'lar da aynı genetik yapıda değiller. Belki de kültür ortamının dışına çıktıklarında bu karakterleri daha çok ortaya çıkıyor.

Değerli Hocam
Gönderdiğiniz alabalığın resmi resmen beni cok heyecanlandırmıştır.Ben asla böylesini görmedim.
Amerikalıların dere alabalığı(Brook Trout)desem değil.Sadece şuna eminim.Ama maalesef artık resmini bulup yollamaktanda mahrumum.Kuzey Amerikanın Batısında Silver King Dağları vardır.Burada kücük derelerde tutalan Little Piute Trout denen kücük alabalıkların aynısı bu.Brook trout değil kücük derelere sıkışmış gökalanın bir türü Amerikadaki.Bunlarda sanki öyle.Benimkiler elbetteki faraziye.Ancak net anımsadığım Outdoor Life yada Field and Stream dergilerinden birisnde gördüğüm yukarıda bahsettiğim kücük alabalık türüne cok benzemekte.
Ayrıca benim tuttuğum benzer alabalıklarda var.Ah bir resimlerini bulabilsemde yollasam.
Sevgiyle kalınız.
 
:) Başlangıçta sirkülere kadar giren (nasıl girmiş bilmiyorum) bu ifadede (kendi kendine üreyemez) bir terslik olduğunu anlamamız çok sürmemişti. Şu an üzeri yetiştiricilik kafesleriyle dolu olan Bafra Derbent baraj gölü her yıl bu zamanlar olduğu gibi milyonlarca küçük yavruyla dolu.
Bu kadar yavruyu israf eden işletme maliyetin altından zor kalkar.
Ki kafeslere balıkların atılış boyları da belli.

Biz yine de başka işaretlerle bunu desteklemek için araştırmamıza devam ediyoruz.

Hocam iyi akşamlar.Araştırmalarınızda size başarılar diliyorum. Sürekli alabalık avlayan birisi olarak avladığım gökkuşağı alabalıklarının tek tip olmaması aslında benim de sürekli kafamı karıştırıyordu.Öyleki bazı avlaklarda yakaldığım gökalalarının görüntü itibariyle havuzlarda yetiştirilen balıklara pek benzememesi ayrıca havuzların yıllar öncesinden kapanmasına rağmen 10 cm'lik balıkların halen daha oltalarımıza geldiğini düşünürsek bu balıkların kendi kendilerine üreyebildikleri fikrini benimsemiştim.
şimdi benim merak ettiğim konu bu balıklar eğer kendilerine üreyebiliyorlarsa bunun için sevinelim mi yoksa üzülelimmi?
 
ayrıca araştırmalarınıza yardımcı olması amacıyla yakaladığım bütün alabalıkların resmini ,yerini detaylı bir şekilde size gönderecem.aslında Türkiye'nin her yerinden bu resimleri size gönderme imkanı olursa araştırmanız için daha faydalı olunacağını düşünüyorum. saygılarımla..
 
Okyar bey teşekkür ederim.
İkinci mesajınızda ilettiğiniz gibi fotograf göndermenize, zahmet etmenize gerek yok, bunu elimizin altındaki üç beş kaynakta ispatladığımızda yeterli olacaktır.
Bizim şu an peşinde olduğumuz bu balığı doğada yumurta bırakırkeni yada bırakılmış yumurtaları fotograflamak.
Şu ana kadar temin ettiğim bu tür materyalleri, bir makale olarak sunulmadan önce forunlarda kullanamıyorum, ama güzel şeyler var.

Vedat usta da benim daha önce bir forumdaki ifademe dayanarak "sevinelim mi, üzülelim mi" konusunu çok merak ediyordu.

İncelediğim su kaynaklarının % 80 inden fazlası için, Dışarıdan gelen diğer tüm balıklardan daha az üzülelim desem belki yeterli olacaktır.


Hocam iyi akşamlar.Araştırmalarınızda size başarılar diliyorum. Sürekli alabalık avlayan birisi olarak avladığım gökkuşağı alabalıklarının tek tip olmaması aslında benim de sürekli kafamı karıştırıyordu.Öyleki bazı avlaklarda yakaldığım gökalalarının görüntü itibariyle havuzlarda yetiştirilen balıklara pek benzememesi ayrıca havuzların yıllar öncesinden kapanmasına rağmen 10 cm'lik balıkların halen daha oltalarımıza geldiğini düşünürsek bu balıkların kendi kendilerine üreyebildikleri fikrini benimsemiştim.
şimdi benim merak ettiğim konu bu balıklar eğer kendilerine üreyebiliyorlarsa bunun için sevinelim mi yoksa üzülelimmi?
 
Bizim şu an peşinde olduğumuz bu balığı doğada yumurta bırakırkeni yada bırakılmış yumurtaları fotograflamak.

Yakup abi içerisinde doğal alanın ya da başka bir türün yaşamadığından %100 emin olduğum bir dere var. Üstünde bulunan 2 çiflikten kaçan yavrular bu derelerde büyümekte. Her ne kadar bu derelerde yetişkinler talan da edilse siz en azından bize elinizdeki mevcut kaynaklardan faydalanarak suya bırakılmış bir yumurta resmi koysanızda başta ben olmak üzere bütün benzer imkanlara sahip arkadaşlarımız sizin araştırmanıza destek olsak ve size geri dönüşler sağlasak nasıl olur?

Ayrıca yuymurta bırakma dönemi ve davranışları hakkında bizi bilgilendirseniz belki sadece sudaki yumurtaları bulmakla kalmayız inşallah..
 
slm bu konuyla ilgili aklıma takılan bir şeyi sormak istiyorum.avlandığım büyük bir baraj göletinde (ki bu gölet yaklaşık 5 ay boyunca buzla kaplı oluyor) alabalık yetiştirmek için kafesler var(fazla değil 3-5 tane).bu gölete dökülen derelerimizde ise kırmızı benekli alabalıklar bulunmaktadır.yıllardır bu göllette ve derelerinde avlanırım.gölette kırmızı benekli alabalıkta,gökala da yakaladım.derelerin döküldüğü yerden başlayarak yukarı doğru yaklaşık 10 km boyunca kırmızı benekli alabalık yakalayabiliyorsunuz fakat gökkuşağı alasını ise derenin döküldüğü yerden en fazla 300-500 m civarında rastladım daha yukarısında rastlamadım.acaba bunun sebebi nedir?
birde bu gökkuşağı alabalığının parmak boylarındakileri yııllardır oltalarımıza takılıyor (genelde mayıs ve haziran aylarında) ve bizde suya iade ediyoruz.bu balıklar acaba sürekli olarak kafeslerden mi kaçıyor yoksa gökalanın kendi kendine üreyebildiğinin belirticisimidir.
son birşeyi daha belirtmek istiyorum geçen haziran ayında yakaladığım (2 tanesini eve götürdüm diğerlerini geri saldım) kırmızı benekli alabalıklardan havyar çıktı çok üzülmüştüm.acaba balıkların yumurtlama mevsimleri değişiyormu yoksa bizim buralarda farklımı ya da bindebir ihtimalli balıklar banamı rastladı.saygılarımla..
 
Bu açıdan bilimsel değerlendirilmesi yaplmamış verileri kullanmak pek doğru olmuyor. Genelde kafamdaki soruları cevaplayan, başka bakış açıları getiren ilave bilgi amaçlı yararlanılmak mümkün.
Nette yumurta ve lerva resimleri oldukça boldur. Bunlardan ikisini ekliyorum.
f27106.jpg
f0438.jpg
f27105.jpg


Yumurtlama dönemi Aralık Şubat arasıdır. Marttan sonra görülen yumurtalar artık sayılır. Bir ay içersinde balık bunu absorbe eder ve kaybeder.

Genelde umulmadık sığ dereciklere, kaynak bağlantılarına yumurta bırakırlar. Bu esnada çoğunlukla asıl dere coşkun akıyordur ve her yer karla kaplıdır.

Yakup abi içerisinde doğal alanın ya da başka bir türün yaşamadığından %100 emin olduğum bir dere var. Üstünde bulunan 2 çiflikten kaçan yavrular bu derelerde büyümekte. Her ne kadar bu derelerde yetişkinler talan da edilse siz en azından bize elinizdeki mevcut kaynaklardan faydalanarak suya bırakılmış bir yumurta resmi koysanızda başta ben olmak üzere bütün benzer imkanlara sahip arkadaşlarımız sizin araştırmanıza destek olsak ve size geri dönüşler sağlasak nasıl olur?

Ayrıca yuymurta bırakma dönemi ve davranışları hakkında bizi bilgilendirseniz belki sadece sudaki yumurtaları bulmakla kalmayız inşallah..
 
Konunun içerisinde taşıdığı önemli bilgiler nedeni ile Yakup abimize sunduğumuz gökalaların doğallaşmasına dair resimlere 16 Mayıs 2009 tarihinde oltalarımızı ziyaret edip tarafımızdan ivedilikle sulara döndürülen bu sevimli alacıkların 2 resmini daha ekliyorum.

Baraj gölünden mepsle alınan balıklar yukardaki diğer balıklar gibi desenlere belirgin şekilde sahiptiler.Cep telefonu kamerası ile yüksek ışıkta çekildiğinden çok net değiller ama sanırım anlaşılıyor benekleri..

Alabalıkların bahsi geçen baraj gölünde varlıkları bir yılı aşmıyor, kaçanlar hemen erişkinliğe ulaşıp üredilerde bunlar onların yavruları mı yoksa gökalalar zaten bu benkelere sahiplerde doğal ortama geçince mi beneklenmeye başlıyorlar ve eğer öyleyse neden hepsinde ve büyüklerde bu beneklerden yok?




​


Ne olursa olsun harika varlıklar..:)
 
Back
Yukarı