Sevgili Bahadır
O kadar güzel anlatmışsınki.
Siz o harika üçlü,elbette sevgili Mesutta,levrek avcılığının ne demek olduğunu,felsefesini,ekipmanını,meşakkatini,ancak büyük keyfini sindirmiş avcılarsınız.
Hayalimde hep sizler gibi amatörlerin olabildiğince çok olmasını düşledim,elimden geldiğince yaptım ve anlattım.
İnan her türlü takdirimin fevkindesiniz.
Sizlere sevginin yanısıra,saygımda gittikce artmaktadır.
Hatta derimki sizlere yakalanan levrekler bile şanslıdır.
Sevgimle,saygımla kalınız.
Sevgili, değerli Vedat abi,
Ne hoş sözler bunlar.
"Hayalimde hep sizler gibi amatörlerin olabildiğince çok olmasını düşledim,elimden geldiğince yaptım ve anlattım." sözlerinize mazhar olabildiysek bunda sizin emeğiniz yadsınamaz. Ve şuna da inanıyorum ki; daha bir çok amatörün yetişmesine katkınız olacaktır. Bilgisini esirgemeden her yönüyle paylaşan yapınız bunda çok büyük bir etken. Fakültede bir gün profesör bir hocamız; "az şey bilen bir tek onu bilir ve sıkı sıkıya onu tutar, paylaşmaz. Kendisinden başkasının bilmesini istemez. Çok şey bilenin ise böyle bir kaygısı yoktur. Her bildiğini anlatır, paylaşır. Bilgisiyle çoğalmak, çoğalmasıyla daha da bilmek ister." demişti. Sizin bu paylaşımlarınızda hep bu sözler aklıma gelir. Ve aynı şiarla katkısı olabilecek günceler yazma gayretindeyim. Umarım başarabilirim.
Umarım bir gün sizinle beraber güzel levrek trofeleriyle yakala&bırak avları yaparız. O karede sadece gözlerimizi çekseler... Ne güzel olur değil mi...
Sevgi, saygı ve selamlarımla...