- Yaş
- 47
- Şehir
- Samsun
- Favori Kamış
- Major Craft Solpara 274 up to 50.gr
- Favori Makina
- Shimano Stradic C3000HGFK
- En iyi avı
- 1 cm Lepistes
- İsim
- Ergin DEMİROĞLU
Av Ekibi: Ergin DEMİROĞLU, fixahmet, asibalıkçı, Seyit + Misafir Oyuncu KÂaaaaamillll
Av Mevkii: Derbent Kızkayası
Av Ekipmanı: Yemli (Siyah, beyaz hamur Solucan) Takım - Çeşitli döner kaşıklar
Hedef Av: Gökala (Çay Balığına İnat)
Sevgili balıkavı sakinleri. Geleneksel Derbent Pazarlarına bir yenisi daha eklemiş bulunmaktayız. Ahmet ile sıkı bir pazarlıkla 3:30 olan hareket saatimizi zorla 4:30'a kadar çekebildim. Avımıza sürpriz olarak katılan Hasan Abi'yi sonra Ahmeti ve Seyiti alıp yola koyulduk. Avlağa girdiğimizde köprünün şenlik yeri gibi olmasına aldırmadan Ne yapacağız Çay Balığını deyip vurduk aracı kızkayasına. Oltaları attık ama çok keyif vermiyordu. Ama yüzlerimiz gülüyordu. İlk balığı hamurla aldığımda oltalar daha bir gayretle atılmaya başlandı. Derken tek tek balıklar alınmaya başlandı ki çay demlenmişti. Rüzgar olmadığından oltalar suda kahvaltının başına geçtik. Tabii gözler şamandralardaydı. O ara Hasan Abi'nin şamandrası öyle bir battı ki koşşş abi demeye kalmadı herkesin farkettiğini gördüm. Koştu tabii Hasan Abi. Eski çinekopçulardan tabii çinekopta kalama kullanmıyormuş. Kullanmaması bir kenara haberi bile yokmuş. Ha gayret çekerken arkadan koro halinde "Abiii çekmeee Salllll" diye sesleri duymadığına eminim. Gerçekten 2 kilo üzerinde çok iyi bir balıktı. O heyecana kendini öyle vermiştiki ha gayret çekerken maalesef misina Seyyar Tayyar'ın da deyimiyle "PATLADI GİTTİ". Giden balığa yanmadık ama Hasan Abi'nin ilk Gökala tecrübesini bu şekilde yaşamasını istemezdik. Neyse Küçük bir kalama seminerinin ardından yine geçtik oltaların başına. Hasan Abi yine booomm. İyi bir balık daha gelmişti. Fakat bu kez balık iğneyi kırarak serin sulara yeniden merhaba dedi. Şanssızlık yakasını bırakmasa da Hasan Abi'nin gün içerisinde porsiyonlul 3-4 balığı almıştı. Akşam saat 16:00'da -Evet yanlış okumadınız 16:00-'da biri çıka geldi. Kâaaaamilllll.... Elinde olta güyaaa balık tutacakmış... Dedim az sonra kapatıp gidicez niye geldin ki. Neyse geldi tabiii kurula kurula indi avlağa. Yanıma inmese rahat edemez zaten. Balığı bıçak gibi kesti. Kendi parmak boyundan biraz irice bir balığı aldığında bana nispet yapmaya ağzı açılmaya başlamıştı. Fakat o pamak kadar balık için en az 4-5 tane kaşığı kayaya takmış, avlağa indiğinde Ordaki kayaya dikkat et nasihatimi dikkate almamıştı. Tabii USTA(!)ya.. O'ndandır dedim geçtim. O ara seyit çok güzel bir trofeye imza attı. Suyun üstünde taklalar atarak gelen balıkla birkaç balık daha alındı. Bi ara Kamilin burda balık yok (hahaha hala gülüyorum) demesiyle çitlenbik bahçesini denemeye gittik. Tabii Bizim usta avlakları çok iyi tanıyor at-çek bi 20-25 dk ama gel görki balığın adı bile yok. Zorla gel orda deyip sözümü dinletebildim. Avlağa yanaşırken Ahmetin Oltasındaki trofeyi gösterince aslında elimle Aha bak gördün mü? işaretini yapmayı unutmuşum.
Bizim Kamilin kör olduğunu zannettiğim bir balığı daha alıkoyunca laklakdan geçilmiyordu. Tabii ben Usta Sensai olarak sadece işimle meşgül oluyor kulak bile kabartmıyordum. Güneş yeni batmıştı ki Oltamdaki trofeyi zokalayıp makinanın KALAMA -hasan abi dikkat- sesini biraz açıp bizim Kâaaaamile dinletmeye başladım. Heralde saatlerdir lak lak ettiği parmak kadar balıklara cevabı O KALAMA sesi yeterince vermiştir. Bir de baktım dua ediyor kaçırsın diye. Balıkla mücadele ederken dudaklarını okuduğumun farkında bile değildi. Ama bizim çekirgeyle avlaklar daha eğlenceli. Sırf o yüzden harika fotoğraflarını çektim. Toplantıdaki gibi değil ama. Günü çok güzel balıklarla tamamladık. Fotoğraflardaki balıklar 1 kişiye aittir. Diğer tordakiler de hemen hemen aynı. 2-1 Diyen Kaaaaaaaamil hariç.
Bu arada avlaklara 1 fotoğrafçı daha lazım. Raporlarda hiç görünmemeye başladım haberiniz olsun.
Fotoğraflar...
Av Mevkii: Derbent Kızkayası
Av Ekipmanı: Yemli (Siyah, beyaz hamur Solucan) Takım - Çeşitli döner kaşıklar
Hedef Av: Gökala (Çay Balığına İnat)
Sevgili balıkavı sakinleri. Geleneksel Derbent Pazarlarına bir yenisi daha eklemiş bulunmaktayız. Ahmet ile sıkı bir pazarlıkla 3:30 olan hareket saatimizi zorla 4:30'a kadar çekebildim. Avımıza sürpriz olarak katılan Hasan Abi'yi sonra Ahmeti ve Seyiti alıp yola koyulduk. Avlağa girdiğimizde köprünün şenlik yeri gibi olmasına aldırmadan Ne yapacağız Çay Balığını deyip vurduk aracı kızkayasına. Oltaları attık ama çok keyif vermiyordu. Ama yüzlerimiz gülüyordu. İlk balığı hamurla aldığımda oltalar daha bir gayretle atılmaya başlandı. Derken tek tek balıklar alınmaya başlandı ki çay demlenmişti. Rüzgar olmadığından oltalar suda kahvaltının başına geçtik. Tabii gözler şamandralardaydı. O ara Hasan Abi'nin şamandrası öyle bir battı ki koşşş abi demeye kalmadı herkesin farkettiğini gördüm. Koştu tabii Hasan Abi. Eski çinekopçulardan tabii çinekopta kalama kullanmıyormuş. Kullanmaması bir kenara haberi bile yokmuş. Ha gayret çekerken arkadan koro halinde "Abiii çekmeee Salllll" diye sesleri duymadığına eminim. Gerçekten 2 kilo üzerinde çok iyi bir balıktı. O heyecana kendini öyle vermiştiki ha gayret çekerken maalesef misina Seyyar Tayyar'ın da deyimiyle "PATLADI GİTTİ". Giden balığa yanmadık ama Hasan Abi'nin ilk Gökala tecrübesini bu şekilde yaşamasını istemezdik. Neyse Küçük bir kalama seminerinin ardından yine geçtik oltaların başına. Hasan Abi yine booomm. İyi bir balık daha gelmişti. Fakat bu kez balık iğneyi kırarak serin sulara yeniden merhaba dedi. Şanssızlık yakasını bırakmasa da Hasan Abi'nin gün içerisinde porsiyonlul 3-4 balığı almıştı. Akşam saat 16:00'da -Evet yanlış okumadınız 16:00-'da biri çıka geldi. Kâaaaamilllll.... Elinde olta güyaaa balık tutacakmış... Dedim az sonra kapatıp gidicez niye geldin ki. Neyse geldi tabiii kurula kurula indi avlağa. Yanıma inmese rahat edemez zaten. Balığı bıçak gibi kesti. Kendi parmak boyundan biraz irice bir balığı aldığında bana nispet yapmaya ağzı açılmaya başlamıştı. Fakat o pamak kadar balık için en az 4-5 tane kaşığı kayaya takmış, avlağa indiğinde Ordaki kayaya dikkat et nasihatimi dikkate almamıştı. Tabii USTA(!)ya.. O'ndandır dedim geçtim. O ara seyit çok güzel bir trofeye imza attı. Suyun üstünde taklalar atarak gelen balıkla birkaç balık daha alındı. Bi ara Kamilin burda balık yok (hahaha hala gülüyorum) demesiyle çitlenbik bahçesini denemeye gittik. Tabii Bizim usta avlakları çok iyi tanıyor at-çek bi 20-25 dk ama gel görki balığın adı bile yok. Zorla gel orda deyip sözümü dinletebildim. Avlağa yanaşırken Ahmetin Oltasındaki trofeyi gösterince aslında elimle Aha bak gördün mü? işaretini yapmayı unutmuşum.
Bu arada avlaklara 1 fotoğrafçı daha lazım. Raporlarda hiç görünmemeye başladım haberiniz olsun.
Fotoğraflar...