KAbul ederseniz toptan cevap vermeye daha doğrusu açıklama yapmaya çalışayım.
Evet, sanal alem maalesef pek dikkate alınmıyor, sanki buradaki yazıları sanal eller, sanal beyinler yazıyormuş gibi.
Bahsettiğimiz e-postalar, fakslar iki üç gün gönderildikten sonra basında yer almasına çalışılacak, imkan bulunursa TV'lerde program yapılacak ve bizim dışımızdaki kamuoyu da bilinçlendirilecektir.
Bu dilekçeleri gönderdikten bir süre sonra herkesin Bimer(Başbakanlık İletişim Merkezi')ne tek tek başvurarak soru yöneltmeleri istenecektir.
Mesela , şöyle:
2002-2003 senesinin IX. ve III. ayları arasında Boğaziçi’nde avlanmış olan
1. yaş gurubuna ait lüfer balıkları Pomatomus saltatrix (Linnaeus, 1766)
üzerine etüt.
M. Levent ARTÜZ
2003
....
Kanımca bundan sonra lüfer balıklarının kofana (1kg. ve üzeri boylar) boylarının ticari bir öneminden bahsedilemeyecektir.
Bu sebeple; İstanbul Boğazındaki gırgır avcılığına açık bırakılan bölge ile ilgili düzenleme, su ürünlerinden en ekonomik bir şekilde faydalanma açısından tekrar gözden geçirilerek düzenlenmelidir.
Ticari öneme sahip pelajik balıklarımızın mevsimsel akışları sırasında, söz konusu bölgede yoğun olarak avcılığı yapılan söz konusu balıklar, Boğazın Karadeniz çıkışında avlanmak yerine (Yeniköy vapur iskelesi- Paşabahçe vapur iskelesine çekilecek hattın kuzeyi) eğer Boğazın Marmara çıkışında avlanacak olurlarsa; birim sayıdan alınacak verim de, söz konusu balıkların o noktadaki yaşlarına bağlı büyüme endeks hızlarına ve balığın beslenerek geçeceği Boğaziçi’nde kalışı süresine oranla, daha yüksek olacaktır.
Örn: 50gr. kadar gelen defne yaprağı Boğaz Karadeniz çıkışında 20 adet 1000gr. gelirken, aynı balık yaklaşık 15 gün sonra, İstanbul Boğazı Marmara denizi çıkışında yakalanacak olursa, tanesi 62.5gr. kadar gelen çinekop halini alacaktır. Bu da, aynı birey sayısında olduğu varsayılacak bir av periyodunda, total kantitede 12.5%(50 gr.da 12,5 gr artış olduğuna göre fark % 25'dir.-REİS) daha fazla artış olacaktır. Bu da, kantitenin uygun ve sürdürebilirliği esas alan “yönetimin” esas unsurunu oluşturacaktır.
Bunun yanı sıra doğal bir süreç olarak İstanbul Boğazı yolu ile Marmara denizine geçen balık, Boğaz içinde yoğun bir av baskısı altında kalmayarak daha büyük bir total miktar olarak Marmara denizine geçme imkanı bularak , daha ciddi miktarlarda av verme imkanı ve bir sonraki seneler için boy-yaş grafiğinin yükselebilmesi için zemin oluşturma olanağını bulacaktır.
Bu nedenle, su ürünlerinin avcılığının düzenlenmesinde Boğaz tanımı esas alınarak,
İstanbul Boğazı’nın fiziksel tanımı içinde gır-gır avcılığı yeniden düzenlenerek, bölge yasağı “Anadolu ve Rumeli fenerlerinin” arasına alınmalıdır.
Aynı şekilde lüfer balıklarının 10cm. ufak bireyleri elimize geçmediğinden bunların dağılımları hakkında bir bilgi bu çalışmada yer alamamıştır.
Bu proje süresince, Marmara denizi ve Boğaz plankton materyali içersinde lüfer yumurta ve larvalarına rastlanamamıştır.
Aşağıdaki tabloda lüfer balığının yumurtlama dönemleri ve yumurta ve larvaların gelişme ortamları verilmiştir. (ARTÜZ 1982).
A Y L A R O R T A M
T Ü R : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 E. L. REF.
==================== ============================ ======- ====
Temnodon saltator - - - + + - - - - - - - p p *
==========================================================================================================-
........
Lüfer balığının yumurtlama ve larva dönemi olarak Nisan ve Mayıs ayları gösteriliyor ve bunların pelajik olduğu yani orta sularda bulunduğu belirtiliyor.(REİS)
....
Şimdi de sorular:
1- 2003 yılında yayınlanan ve bizim şimdi söylediğimiz, gırgırın boğazdaki av alanının Fenerler arasına alınmasını haykıran bu rapor, araştırmacılar tarafından ilgili mercilere(KKGM) gönderilmedi mi?
2- Raporu göndermek, araştırıcının görevi değilse, KKGM bu raporu bulup okumadı mı?
3- KKGM bunu okumadıysa neyi okudu da 2003'den bu yana tebliğleri düzenledi, okuduysa neden gereğini yapmadı? (Zira bunun ekonomik açıdan, üretim açısından faydalı ve şart olduğu belirtiliyor)
4- KKGM geçen yıl hangi bilimsel rapora dayanarak, (Raporda da görüldüğü gibi aslında 1 Nisan'da başlaması gereken ama) tebliğde 15 Nisan'da başlayacağı belirtilen av yasağını 15 gün geri bıraktı?
Bu sorular ve daha başkaları sırasıyla ve bir yaylım ateşi şeklinde bimer'e ve öteki ilgililere yöneltilecektir.
Umarım açıklayıcı olmuştur, lutfen aklımıza takılanları çekinmeden soralım, doğruyu, sorularla bulacağımıza eminim.
KOnuya duyarlı herkesten de bu tip çalışmalar bekliyorum.
BU arada her gırgır teknesini de bilmeden katliamcı, talancı gibi sıfatlarla suçlamasak iyi olur.
Biz yasa, yönetmelik ve tebliğlerdeki yanlışlıkları bilimsel raporlara dayanarak ortaya koymaya ve uygulamalardaki aykırılıkları da gündeme getirmeye çalışıyoruz.
Teşekkürler.
__________________