- Yaş
- 58
- Şehir
- ERZURUM
- Favori Kamış
- Şamandralı olta
- En iyi avı
- Aynalı sazan 6,350 kg. lık. Gökkuşağı alabalığı 2,900 kg.lık.
- İsim
- MURAT
Daha önceki levrek avımızı gören Bandırmadan Mustafa abi bana haber verseydiniz diye sitem edince bizde Balli’nin Balıkeris de geçirdiği son günlerinde Mustafa abimizi rahatsız etme düşüncesi ile aradık.Teklifimizi duyan Mustafa Abi ‘Senelerdır bu günü beklemışem’diyerek taklifimize evet dedi.Buluşma zamanını ayarladıktan sonra bu gün Bandırma da buluştuk.Mustafa abi can arkadaşı Bülent abiyi de çağırmıştı.Namı diğer pehlivan abimiz.
Niyetimiz sabah çipura öğlenden sonra minekopa gitmekti.Öylede yaptık.Avlak yerine vardığımızda Mustafa abi oltasını suya attı daha misina boşluğunu yeni almış arkasını dönmek üzere iken oltaya balık vuruyor diyip oltaya sarıldı.İlk çipuramızı almıştık.Sabah kahvaltı yapmayanlar olduğu için oturup bir şeyler atıştırdık.


Attığımız oltalara pek bir şey vurmayınca tebdili mekanda ferahlık vardır diyip 15-20 metre öteye oltamı salladım oltanın boşluğunu aldım.bir iki dakika sonra oltam gerilmeye başlayınca aldım oltayı çekmeye başladım Bizim Erdem baba ben çekeyim diyince ona verdim gelen yine çipura idi ve onuda aldık.


Yemleri takıp tekrar attım..Deniz kenarında gezinirken Bülent abi oltamın duruş şeklini beğenmemiş olsa gerek değiştirmeye çalışırken bende güya gidip şu yemleride bir tazeleyeyim diye oltanın başına giderken balık vurdu biraz çektim. Erdem yapışmış oltaya baba baba bunuda ben çekeyim diye tuttutunca olta gerginliği gitti ve dipte takılan oltamdan balık kaçtı.
Bir ara zargana margana gibi şeyler söylenmeye başlandı Bülent abi bir olta düzeneği kurup Erdem e verdi Erdem bir iki başarısız atıştan sonra onuda kavradı ve bir tane zargana aldı.Erdem bu işle uğraşırken sağolsun bulent abi öğlen yemeği hazırlığına başladı.Salatayı yaptı sofrayı hazırladı .Mustafa abide mangalda sardalya pişirdi yedik içtik.bu yöreye has hoşmerim getirmişler bundan yiyin dediler bir kaşık yedim ve karnımız dolu olduğu için sonra yiyerim diyerek oltamın başına geçtim. Artık bir şey vurmuyordu toplandık ve minekop avlağına gitmek için yola koyulduk. Hoşmerimde gidiş o gidiş anca eve geldiğimde hoşmerim aklıma geldi ama iş işten geçmişti.
Avlak yerine vardığımızda her attığımız üç yemden birini yiyen izmaritlerden de bir iki tane altık.Bizim Balli hala kös kös duruyor.Birden heyecanlandı AHA geliyor heyecanlı heyecanlı çekmeye başladı bir ara kıyıya yaklaşan balık az zorlayınca bizim Balli az daha denize uçuyordu ‘Mustafa abi ile birlikte zor tuttuk ‘Mustafa abi kepçe ile aldığında bizim Balli yi yemek için oltasına gelen balığın minekeop olduğunu gören Balli nin önünde kim durur artık.
Yine bol izmaritli vuruşların ardından oltamı çektiğimde bir izmarit birde minekop sallanıyordu oltamın ucunda. El kadar olan balığı herkes bir ağızdan bırakalım dedi ve o minekop gelen izmarit ile birlikte suya iade edildi.
Karanlık bastırmıştı ve son yemimi atıp toplamaya niyet etmiştim.Öylede yaptım attım yemi.Bir vuruş bir daha asıldım balık bana doğru gelirken yine izmarit diye ses çıkaramadım az yaklaşınca balık asıldı ve kepçe kepçe diye bağırmaya başladım Mustafa abi yetişti onuda kepçeledi.Herkes yavaş yavaş toplanmaya başladı ve bereketli geçen bir av sonunda evlerimize döndük.
Bizi sadece kamışlarınızı alın gelin diyerek olta düzeneklerine varıncaya kadar herşeyi dört dörtlük hazır eden güler yüzlü, bizi karşılarında görünce sevinçten ne yapacaklarını şaşıran Mustafa ve Bülen abiye çok çok teşekkürler.
Bu gün ki avımızdan birkaç kare ile başbaşa bırakıyorum sizleri.Buradaki minekoplardan en büyüğü Mustafa abinin daha önceki avlarından bize hediye ettiği balıktır.






Niyetimiz sabah çipura öğlenden sonra minekopa gitmekti.Öylede yaptık.Avlak yerine vardığımızda Mustafa abi oltasını suya attı daha misina boşluğunu yeni almış arkasını dönmek üzere iken oltaya balık vuruyor diyip oltaya sarıldı.İlk çipuramızı almıştık.Sabah kahvaltı yapmayanlar olduğu için oturup bir şeyler atıştırdık.


Attığımız oltalara pek bir şey vurmayınca tebdili mekanda ferahlık vardır diyip 15-20 metre öteye oltamı salladım oltanın boşluğunu aldım.bir iki dakika sonra oltam gerilmeye başlayınca aldım oltayı çekmeye başladım Bizim Erdem baba ben çekeyim diyince ona verdim gelen yine çipura idi ve onuda aldık.


Yemleri takıp tekrar attım..Deniz kenarında gezinirken Bülent abi oltamın duruş şeklini beğenmemiş olsa gerek değiştirmeye çalışırken bende güya gidip şu yemleride bir tazeleyeyim diye oltanın başına giderken balık vurdu biraz çektim. Erdem yapışmış oltaya baba baba bunuda ben çekeyim diye tuttutunca olta gerginliği gitti ve dipte takılan oltamdan balık kaçtı.
Bir ara zargana margana gibi şeyler söylenmeye başlandı Bülent abi bir olta düzeneği kurup Erdem e verdi Erdem bir iki başarısız atıştan sonra onuda kavradı ve bir tane zargana aldı.Erdem bu işle uğraşırken sağolsun bulent abi öğlen yemeği hazırlığına başladı.Salatayı yaptı sofrayı hazırladı .Mustafa abide mangalda sardalya pişirdi yedik içtik.bu yöreye has hoşmerim getirmişler bundan yiyin dediler bir kaşık yedim ve karnımız dolu olduğu için sonra yiyerim diyerek oltamın başına geçtim. Artık bir şey vurmuyordu toplandık ve minekop avlağına gitmek için yola koyulduk. Hoşmerimde gidiş o gidiş anca eve geldiğimde hoşmerim aklıma geldi ama iş işten geçmişti.
Avlak yerine vardığımızda her attığımız üç yemden birini yiyen izmaritlerden de bir iki tane altık.Bizim Balli hala kös kös duruyor.Birden heyecanlandı AHA geliyor heyecanlı heyecanlı çekmeye başladı bir ara kıyıya yaklaşan balık az zorlayınca bizim Balli az daha denize uçuyordu ‘Mustafa abi ile birlikte zor tuttuk ‘Mustafa abi kepçe ile aldığında bizim Balli yi yemek için oltasına gelen balığın minekeop olduğunu gören Balli nin önünde kim durur artık.
Yine bol izmaritli vuruşların ardından oltamı çektiğimde bir izmarit birde minekop sallanıyordu oltamın ucunda. El kadar olan balığı herkes bir ağızdan bırakalım dedi ve o minekop gelen izmarit ile birlikte suya iade edildi.
Karanlık bastırmıştı ve son yemimi atıp toplamaya niyet etmiştim.Öylede yaptım attım yemi.Bir vuruş bir daha asıldım balık bana doğru gelirken yine izmarit diye ses çıkaramadım az yaklaşınca balık asıldı ve kepçe kepçe diye bağırmaya başladım Mustafa abi yetişti onuda kepçeledi.Herkes yavaş yavaş toplanmaya başladı ve bereketli geçen bir av sonunda evlerimize döndük.
Bizi sadece kamışlarınızı alın gelin diyerek olta düzeneklerine varıncaya kadar herşeyi dört dörtlük hazır eden güler yüzlü, bizi karşılarında görünce sevinçten ne yapacaklarını şaşıran Mustafa ve Bülen abiye çok çok teşekkürler.
Bu gün ki avımızdan birkaç kare ile başbaşa bırakıyorum sizleri.Buradaki minekoplardan en büyüğü Mustafa abinin daha önceki avlarından bize hediye ettiği balıktır.






Son düzenleme:







