Ahh be guzel Abim,
Soyle seni is cikisinda alsaydim, goturseydim bir cafeye , bir kahve yuvarlayip, dertlesebilseydik ne olurdu sanki.
Sanki beyaz bastonla yuruyorum bazen.

Her seyi gorebilmek, bazen herseye dokunabilmemle mumkun oluyor. Bir yone yuruyebilmek icin cogu zaman bir kopegin yardimi bile yok... Gonul gozumun isigina siginmisim.Artik o nederse, hangi yonu gosterirse biz de oraya.Boyle bir mesafeden sizlerin cabalarina gercek bir katkida bulunamamak , aranizda tam olamamak, o havayi soluyamamak, o heyacanin ve bekleyisin tam icinde olamamak uzuyor beni.
Yarim adam gibiyim her seye.Ancak bu kadara gucum yetiyor.
Farkli bir hayat yasamak, cok farkli bir duzlemde hayat kurmak insani sadece dissal anlamda degil, icsel olaraktan da farklilastiriyor. Yasadigin bu yeni duzlemin insanina ne kadar yabanciysan, geldigin duzlemin insani da seni artik yabanci goruyor. Uzucu ama gercek bu ne yapacaksin.
Bu yuzden artik "anlasilmak" diye bir kaygim yok degerli Abim. Soyliyecegimi kim ne anlar, ne dusunur, onun cikarlarina uyarmi, uymazmi derdim degil... Kisaca oynamayi baskalarina biraktim yillardir, benim olani dosdogru, dumduz, tum samimiyetimle anlatiyorum.
Sana ve ozverili mucadelene buyuk saygi ve sevgi duyarak...
Gorusmek dilegiyle, hoscakal...
Her zaman gonlundekine rast gelsin...