Boğaz'da balık durumu-Güncel

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan adx
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Av takvimi

Küçük bir bilgi av takvimini yeni bulduğunuz için, detayları av takvimi hakkında bilgileri okursanız keşf edersiniz. Bilgiye gelince av takvimi yıldızlı zamanlarda balıklar beslenirken yemin ne oldugunu ayırt etmeksizin saldırgan tavırla hareket ettiğini söyler. Bir nevi balıklar için beslenme zamanı. Takvim sadece beslenme ile alakadır, balığın 5 yıldız olan yerde olacagı değil. Birçok şart bir araya gelmeli doğru ortamı hazırlamalı avımız için. Rüzgar, suyun ısısı,basınç vb gibi. Şuan istanbulda hangi konumu girseniz 5 yıldız verir, o nedenle karaköyden balık çıkmayadabilir. Naçizane tavsiyem balığın olacağına inandığınız bir yerde şansınızı deneyin. Aksi halde şansa kalacak avınız. Şu ara balık derinlerde tabir desek yeridir. Rastgelsin...
 
Kimseden ses yok ,balıkta yok..Bendeki bilgiyi paylaşım..Cuma günü kanlıcada tek tük dişli vardı.Dün ve bugun Kulelide silikonla iri istavrit yaptı..Rapala çapari çalışmadı..
Benim gözlemlerim bunlar..
Rasgele..
 
Evet, pek kimsede ses yok, ben şu sıralar iş yoğunluğundan balığa gidemiyorum.
Ama arada haberlerini alıyorum.

Daha önce de bir arkadaşımız yazmıştı,
Derin yerlere gidin arkadaşlar. Bu da Boğaz'ın üst tarafları oluyor.

Çok iyi atış yapabilen ve günlük olarak bu işten geçinenler var,
Her gün yakaladığı balığı satan insanlar tanıyorum.
Halen güzel balık tutuyorlar, gününde 5 kiloyu buluyorlar.

Biz elbette o kategoride değiliz, 3 tane 5 tane yakaladık mı keyfimiz yerine geliyor. Ama dediğim gibi, daha dün bir arkadaş 4 kilonun üstünde tuttu.
Boğaz'ın derin yerlerinde avlanıyor ve balık yoksa yer değiştiriyor, balığı bu derin yerlerde arıyor.

200 gr ve üzeriyle uzaktan çekiyor.
Yapabilen öyle denesin.
 
En son tam bir ay önce yazmışız.
Bizim yazma üşengeçliğimiz değil.
Resmen balıksız bir Boğaz'la karşı karşıyayız.

Halen surf/kurşun arkası rapala ile balık alabilen arkadaşlarım var, ama onlar gerçekten çok uzağa atabilen ustalar ve artık 250 gramın altında attığımızda alamıyoruz diyorlar.
Onlar bir ölçü değil, çünkü onların attığı mesafeye atmak neredeyse mümkün değil. Zaten sezon da artık çok uygun değil.

(Boğaz'da Kenan'ı tanıyan tanır; geçen ay içinde o balık alabildi, ama yine de her zaman değil)

Umarım bugünleri bir daha görmeyiz.
 
okullar tatıl yanı sömestırın bıtmesını beklıyoruz..
 
En son tam bir ay önce yazmışız.
Bizim yazma üşengeçliğimiz değil.
Resmen balıksız bir Boğaz'la karşı karşıyayız.

Halen surf/kurşun arkası rapala ile balık alabilen arkadaşlarım var, ama onlar gerçekten çok uzağa atabilen ustalar ve artık 250 gramın altında attığımızda alamıyoruz diyorlar.
Onlar bir ölçü değil, çünkü onların attığı mesafeye atmak neredeyse mümkün değil. Zaten sezon da artık çok uygun değil.

(Boğaz'da Kenan'ı tanıyan tanır; geçen ay içinde o balık alabildi, ama yine de her zaman değil)

Umarım bugünleri bir daha görmeyiz.
Bu değerlendirme bana Ulu Hoca Konfüçyus'un şu sözünü hatırlattı: Kuyu derin değil ezeoğli, bilakis ip kısa.

reeling ;)
 
:)
Valla şu an galiba kuyu da derin, ip de kısa :)
Bu değerlendirme bana Ulu Hoca Konfüçyus'un şu sözünü hatırlattı: Kuyu derin değil ezeoğli, bilakis ip kısa.

reeling ;)
 
Bugün sabah 6 dan öğlen 3 e kadar kuleli askeri lisesinin önündeydik denizden canlı hiç birşey çıkmadı desem yeridir
 
İçinden canlı çıkmayan su aslında deniz değildir.
İstanbul tuzlu bir sıvıyla çevrili.
Deniz dediğimiz şeyi başka bölgelerden başka ülkelerden gelen videolarda görüyoruz.

Herkes bunu geçici bir durum sanıyor. Doğrudur, sonraki sezon bu kadar kuru olmayabilir. Ama bir sonraki yine kuru, sonraki daha az kuru, sonraki tam kuru.. derken belli ki bir sona doğru gidiyoruz.

Mesela küresel ısınmaya karşı mücadele eden çevrecilerle alay edenler, öyle şey olmaz diyenler sonradan ciddiye almak zorunda kaldılar. Şimdi artık bütün dünya kabul ediyor. Ama aradan geçen bütün o zaman tam bir kayıp oldu.

Bu bölge balığın durmak dinlenmek istemeyeceği kadar tahrip edildi.

Bugün sabah 6 dan öğlen 3 e kadar kuleli askeri lisesinin önündeydik denizden canlı hiç birşey çıkmadı desem yeridir
 
İçinden canlı çıkmayan su aslında deniz değildir.
İstanbul tuzlu bir sıvıyla çevrili.
Deniz dediğimiz şeyi başka bölgelerden başka ülkelerden gelen videolarda görüyoruz.

Herkes bunu geçici bir durum sanıyor. Doğrudur, sonraki sezon bu kadar kuru olmayabilir. Ama bir sonraki yine kuru, sonraki daha az kuru, sonraki tam kuru.. derken belli ki bir sona doğru gidiyoruz.

Mesela küresel ısınmaya karşı mücadele eden çevrecilerle alay edenler, öyle şey olmaz diyenler sonradan ciddiye almak zorunda kaldılar. Şimdi artık bütün dünya kabul ediyor. Ama aradan geçen bütün o zaman tam bir kayıp oldu.

Bu bölge balığın durmak dinlenmek istemeyeceği kadar tahrip edildi.

Peki Adil abi, inanıyor musun ki bizim insanımıza balığın bitme raddesine geldiğine inandırabileceğimize?

Ben malesef inanmak istesem de inanamıyorum. Balık bitecek desek, bitmeden toplayalım o zaman telaşesine girecek bir milletiz. Elbette sizler gibi bilinçli avcıları tenzih ederek söylüyorum bunları. Keşke herkes sizler gibi bu işi layıkıyla yapsa. Keşkelerle de yürümüyor böyle şeyler işte, malesef.
 
Böyle gelmiş böyle gider'le olmaz Emrecan.

İnsanlara bir şey anlatmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz tabi ki,
Ama biz de zorlu insanlarız; öyle zor diye hemen vazgeçmeyiz.

Hem başka çare var mı?

İleride "doğa katledilirken siz ne yaptınız?" diye soran bugünün çocuklarına ne diyeceğiz?

"İnsanlar zaten değişmez diye düşündük, o yüzden oturduğumuz yerde oturduk" diyemeyiz.

Biz üstümüze düşeni yapmaktan kaçamayız. Yoksa bu işin ortağı olmuş oluruz.

Peki Adil abi, inanıyor musun ki bizim insanımıza balığın bitme raddesine geldiğine inandırabileceğimize?

Ben malesef inanmak istesem de inanamıyorum. Balık bitecek desek, bitmeden toplayalım o zaman telaşesine girecek bir milletiz. Elbette sizler gibi bilinçli avcıları tenzih ederek söylüyorum bunları. Keşke herkes sizler gibi bu işi layıkıyla yapsa. Keşkelerle de yürümüyor böyle şeyler işte, malesef.
 
Böyle gelmiş böyle gider'le olmaz Emrecan.

İnsanlara bir şey anlatmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz tabi ki,
Ama biz de zorlu insanlarız; öyle zor diye hemen vazgeçmeyiz.

Hem başka çare var mı?

İleride "doğa katledilirken siz ne yaptınız?" diye soran bugünün çocuklarına ne diyeceğiz?

"İnsanlar zaten değişmez diye düşündük, o yüzden oturduğumuz yerde oturduk" diyemeyiz.

Biz üstümüze düşeni yapmaktan kaçamayız. Yoksa bu işin ortağı olmuş oluruz.

Elbette başka çaremiz yok bilinçlenmekten-bilinçlendirmekten başka. Doğa katledilirken günümüzün en yaygın platformu olan internette bas bas bağırıyoruz; yapmayın etmeyin diye.

Buna bir de televizyon kanalları eklense, daha fazla kitleye ulaşmak için organizasyonlar yapılsa (ki yapıldı, ancak yetersiz) bir nebze daha bilinçleneceğimize inanıyorum. Sahile gidip 3-5 kişiye yapma etme demekle amacımıza ulaşamayız, ama bu; böyle insanları uyarmayacağımız, görmezden geleceğimiz anlamına gelmesin. Bir her zaman sıfırdan büyüktür.
 
Elbette başka çaremiz yok bilinçlenmekten-bilinçlendirmekten başka. Doğa katledilirken günümüzün en yaygın platformu olan internette bas bas bağırıyoruz; yapmayın etmeyin diye.

Buna bir de televizyon kanalları eklense, daha fazla kitleye ulaşmak için organizasyonlar yapılsa (ki yapıldı, ancak yetersiz) bir nebze daha bilinçleneceğimize inanıyorum. Sahile gidip 3-5 kişiye yapma etme demekle amacımıza ulaşamayız, ama bu; böyle insanları uyarmayacağımız, görmezden geleceğimiz anlamına gelmesin. Bir her zaman sıfırdan büyüktür.


bazı köprü ve üst geçitlere boyutu küçük balık tutma,satma alma afişleri asılmış,küçük de olsa bir adım iyidir,ama keşke sezon başı akıllarına gelseydi..
 
bazı köprü ve üst geçitlere boyutu küçük balık tutma,satma alma afişleri asılmış,küçük de olsa bir adım iyidir,ama keşke sezon başı akıllarına gelseydi..

Keşke yıllar önce 60 balık türü yaşayan boğazımızda orkinoslar merlinler akdeniz fokları kaybolmadan önce yapılsaydı bu...

Ama bir yerden başlamak lazımdı zaten, şu anda yaklaşık 20 tür var, yıllar sonra balık namına bir şey bulamayacağız. O zaman rant peşinde koşanların halini merak ediyorum.
 
Keşke yıllar önce 60 balık türü yaşayan boğazımızda orkinoslar merlinler akdeniz fokları kaybolmadan önce yapılsaydı bu...

Ama bir yerden başlamak lazımdı zaten, şu anda yaklaşık 20 tür var, yıllar sonra balık namına bir şey bulamayacağız. O zaman rant peşinde koşanların halini merak ediyorum.



geçen yıl her hafta olmasa da 2 haftada bir,fırsat buldukça galataya giderdim,az çok bir kaç parça alabilirsem iyi derdim,bütçem dahilinde de en az haftada bir kez ailemle türü farketmeden balık tüketirdim.sezon başı yayılan videolardan dolayı öyle tiksindim ki koca sezonda 1-2 kez galataya uğrayıp,1-2 kez de soframa aldım. maalesef elim cebimde gidip hava alıp geliyorum aklıma estikçe.inşallah iyi olur zamanla..
 
ben mayıs ayını bekliyorum. haliç-balatta güzel balık alınıyor spinle. savager prey 130 favorimdir.tavsiye ederim herkese limon rengini
 
Arkadaşlar selamlar,
galatadan bilgisi olan var mı,nasıl durumlar acaba
 
Boğaz'da derin olarak bilinen yerlerde uzak atışla çok olmasa da balık alınabiliyor.
Surf ile deneyecekler çok uzağa atsınlar, ama çok ağır kurşun değil.
Balık orta derinlikte atlıyor.
Sabah suyunda 6-7 tane alabilirsiniz.
 
Son bir haftada iki kez gittim, Karaköy'den birer ikişer balıkla dönüyor insanlar.
Dün spin denedim olmadı, gün doğunca surf'le bir tane aldım. En çok alan 3 tane almıştır.
 
Back
Yukarı