Boğaz'da dentistanbul'dan porselen protez taktırmış balıklar...

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan draco
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Yahu Serdar abi sen bi avrupa birligi bakani olsana :D iddia ediyorum Türkiye'yi Serdar Köylü'den baskasi ab'ye sokamaz. Yani en azindan alalim da bitsin derler :)
 
Tebrikler Kaan, raporunu keyifle, sıkılmadan okudum. :)
Önemli olan da bu benim için.
Serdar abi formunun ve kondisyonunun zirvesinde gene. :D:D:D

İnsanlar yalnızca o yazdığın durumlarda mı gülerler Serdar abi?

Senden bir de "kimler ciddiye alınır, kimler ciddiye alınmaz" konusunda bir yazı okumak isterim. hihi
Açıkçası, ciddi yazanlar mı ciddiye alınır sorusuna cevap niteliğinde bir yazı.
Fikirlerin bana çok köşeli geldi.
 
s koyluyu bir iki senedir görmüyorum değişdimi bilmem tanıdığım kadar izah edeyim herkes capari atarken o ortalarına şamandra veya dip yemlisi atar vurdun duymaz tanimadığı şahıslar balık tutarsa kücümser acemiler caylaklar ite kalka balıktumuşder bence egoist klevye balıkcısı bir sürü lakap uyacak aslında pekte tiye alınacak şahıs deyil
 
Birader, sen bana soytarı mı diyorsun? Artık işin cılkını çıkarttın sabrımı taşırdın. :) Klavye başından insanlara hakaret etmekle olmuyor böyle. Zekisin dedik, süper araştırmacısın dedik, ters üslubunu sineye çektik, insan olarak da sever sayarız da bu kadar trollemenin mantığı nedir?

Şu uydurduğum isimler için de sana bir açıklama yapayım da daha fazla hakaret edip işin tadını kaçırma iyice;

Senin açtığın konuda bin kere dişli denmesini sevmediğimi belirttim. Yani sadece sana gönderme yok konu başlıklarında. Dişli diye bir tek raporum da yok hiç bir yerde. Hem dişli denmesini eleştiriyorum imaları "diş" e getirerek hem de senin o konudaki ters ve aşağılayıcı üslubuna gönderme yapıyorum ama bu göndermeleri sana veya insanlara hakaret ederek yapmıyorum senin gibi.

Demokratik eleştirme hakkımı mizahi bir şekilde yapıyorum görüyorsun senden başka kırılan, gücenen tek bir allahın kulu yok. O yüzden bu tarz eleştiriyi sana da tavsiye ederim...:)

Şu soytarı meselesine gelince; ettiğin bu laf için özür dilemeni, ardından yolun düşünce dükkana bir uğrayıp bana çay ısmarlamanı bekliyorum. Çay büyük olsun.

Kaan dostum öncelikle avından dolayı tebrik ederim , çok güzel bir dişli avı gerçekleştirmişsin .Mizahi üslubunu da ayrıca taktir ediyorum.

Ammmaa , Öyle herkesin çayıda içilmez be bilader :thumb:
 
Cevap için teşekkür ederim Serdar abi, anladığım kadarı ile bir süredir var olan bir "fikir tartışması"nın ortasında bulmuşuz kendimizi :)
Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim, Serdar abi, Aliço abi, Kaan abi ben ve benim gibi "yeni yetme balık meraklıları" için feyz alınacak bilgiler ve raporlar paylaşan insanlardır, tabi ki fikri tartışmalar olacaktır ama sanki biraz fazla gerginleşmiş gibi ortam.
Av raporunda dağil de mesela sohbet konusunda böyle bir tartışma ortamı hazırlansa, konunun tek amacı "fikir çatışmaları ile doğruyu bulmak" olsa ve sadece bu konu değil benzeri bir çok konuda tartışmalar sadece o mecrada devam etse daha güzel olmaz mı?
 
Tebrikler Kaan, raporunu keyifli sıkılmadan okudum. :)
Önemli olan da bu benim için.
Serdar abi formunun ve kondisyonunun zirvesinde gene. :D:D:D

İnsanlar yalnızca o yazdığın durumlarda mı gülerler Serdar abi?

Senden bir de "kimler ciddiye alınır, kimler ciddiye alınmaz" konusunda bir yazı okumak isterim. hihi
Açıkçası, ciddi yazanlar mı ciddiye alınır sorusuna cevap niteliğinde bir yazı.
Fikirlerin bana çok köşeli geldi.

Faraday, yerçekiminin gizemini çözdüğünde, ki bu aynen elektrik ve manyetik alan mevzularını da içerir, kimse ciddiye almamıştı. 1938'de devrin en büyük olduğu iddia edilen fizikçilerinin katıldığı bir toplantıda, açıkca bu da söylenmişti.

Bu gün, o toplantıya katılan diğerlerinden hiç birini kimse hatırlamıyor. Hatta, bu toplantıya katılanların adları bile yok ortada.

Ama Faraday, bugün bilimde tüm zamanların ilk beşi içinde gösteriliyor.

Ve faraday'dan çıkarılacak hisse, birilerinin ciddiye alıp almaması değil, doğrunun, gerçeğin peşinde olmanın mantıklı olduğunu gösteriyor.

Batı dünyası zamanında bu gibi durumları çok tecrübe ettiğinden, artık bu işin prensiplerini uygulayarak neyi ciddiye alacağını tartıyor. Ve o yüzden onlar batı, aya gidiyor, biz yaya geziyoruz.

Bizim yaya gezmemizin, en iyi ihtimalle ecdaddan yadigar aklan bir kaç şeyi satıp cebimize giren parayla batı yada doğunun yaptığı bir arabayla ayağımız yerden kesebilmemizin sebebi de bu zaten.

Ve bu noktada, ne bugün, ne de gelecekte ciddiye alınmak gibi bir kaygımda yok ;) Dileyen dilediğini alır. Dileyen amanda hakaret ediyor diyebilir. Dileyen ciddiye alır, dileyen kaale almaz. Emin ol umrumda değil. Tartışmaya girerim, ama neden girerim, karşımdakine fikrimi empoze etmek için değil, fikrimin doğruluğunu görmek için.
 
s koyluyu bir iki senedir görmüyorum değişdimi bilmem tanıdığım kadar izah edeyim herkes capari atarken o ortalarına şamandra veya dip yemlisi atar vurdun duymaz tanimadığı şahıslar balık tutarsa kücümser acemiler caylaklar ite kalka balıktumuşder bence egoist klevye balıkcısı bir sürü lakap uyacak aslında pekte tiye alınacak şahıs deyil

Peki sen benim şamandıra attığım yere çapari atarken vurdun duyar mı oluyorsun?

Aynı noktada, elindeki o çaparinin aynısı ile, daha kurşun, fırdöndü bağlamayı bilmeyenle, dün eline olta almış olanla, çaparinin adını bile biimeyip çanfarya diyenle aynı balığı, aynı miktarda tutuyorsan, bu nedir sence ismail?

Ha, şimdi yanlış anlaşılmasın. İsmail oralarda benden daha önce yemli takımdır, canlı yemdir filan atan kişidir. Bu noktadaki hırsı da bana yol göstermiş, demek buralarda kıraçadan başka bir şeyler oluyormuş diye gözümü açmıştır.
 
Faraday, yerçekiminin gizemini çözdüğünde, ki bu aynen elektrik ve manyetik alan mevzularını da içerir, kimse ciddiye almamıştı. 1938'de devrin en büyük olduğu iddia edilen fizikçilerinin katıldığı bir toplantıda, açıkca bu da söylenmişti.

Bu gün, o toplantıya katılan diğerlerinden hiç birini kimse hatırlamıyor. Hatta, bu toplantıya katılanların adları bile yok ortada.

Ama Faraday, bugün bilimde tüm zamanların ilk beşi içinde gösteriliyor.

Ve faraday'dan çıkarılacak hisse, birilerinin ciddiye alıp almaması değil, doğrunun, gerçeğin peşinde olmanın mantıklı olduğunu gösteriyor.

Batı dünyası zamanında bu gibi durumları çok tecrübe ettiğinden, artık bu işin prensiplerini uygulayarak neyi ciddiye alacağını tartıyor. Ve o yüzden onlar batı, aya gidiyor, biz yaya geziyoruz.

Bizim yaya gezmemizin, en iyi ihtimalle ecdaddan yadigar aklan bir kaç şeyi satıp cebimize giren parayla batı yada doğunun yaptığı bir arabayla ayağımız yerden kesebilmemizin sebebi de bu zaten.

Ve bu noktada, ne bugün, ne de gelecekte ciddiye alınmak gibi bir kaygımda yok ;) Dileyen dilediğini alır. Dileyen amanda hakaret ediyor diyebilir. Dileyen ciddiye alır, dileyen kaale almaz. Emin ol umrumda değil. Tartışmaya girerim, ama neden girerim, karşımdakine fikrimi empoze etmek için değil, fikrimin doğruluğunu görmek için.

Serdar abi, bu rapor için Kaan arkadaşımıza Soytarılığın tanımını yaparak imalı bir yaklaşımda bulunmuş, sonra ben isim vermedim niye alındın ki demişsin. Ben şöyle algıladım : Kaan yaptığın şey soytarılık demişsin.
Ben demedim diyebilirsin muhtemelen ama neden mizahın veya başka bir şeyin tanımı değil de soytarılığın tanımı.

Kelime anlamı olarak soytarılık : Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara.
hileci, yaltakçı kimse, kaşmer.
padişah, kral ve prensleri eğlendiren şaklaban.

Bunlarmış... :)

Mizah ise: İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.). Buymuş... :)

Neden mizah değil de soytarıyı seçtin. Seni üst üste yazılan dişli tartışmasını hafif şekilde eleştiren, mizahi olarak seçilen başlıklar mı kızdırdı?

Faraday'ı da kendine örnek göstermişsin bi yönden. :D

Kaan'a Soytarı, kendine Fizikçi Faraday. :D:D:D:D

Bu biraz haksızlık değil mi?

Kaan'a da en azından mizah ustası Kemal Sunal, Ata Demirer, Şener Şen vs.vs.vs.... diğer mizahçıları örnek gösterseydin daha şık olmazmıydı. :D

Senin yazına göre bu kişilerin hepsi soytarı. Diğer anlamıyla padişahı eğlendiren kimseler ama geneli günümüzün padişahı, sistemi ti'ye alan, eleştiren insanlar. Padişahı değil ama halkı güldüren, kısmen başka bakış açılarıyla düşünmeye zorlayan kişiler. ;)
 
Serdar abi, bu rapor için Kaan arkadaşımıza Soytarılığın tanımını yaparak imalı bir yaklaşımda bulunmuş, sonra ben isim vermedim niye alındın ki demişsin. Ben şöyle algıladım : Kaan yaptığın şey soytarılık demişsin.
Ben demedim diyebilirsin muhtemelen ama neden mizahın veya başka bir şeyin tanımı değil de soytarılığın tanımı.

Kelime anlamı olarak soytarılık : Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara.
hileci, yaltakçı kimse, kaşmer.
padişah, kral ve prensleri eğlendiren şaklaban.

Bunlarmış... :)

Mizah ise: İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.). Buymuş... :)

Neden mizah değil de soytarıyı seçtin. Seni üst üste yazılan dişli tartışmasını hafif şekilde eleştiren, mizahi olarak seçilen başlıklar mı kızdırdı?

Faraday'ı da kendine örnek göstermişsin bi yönden. :D

Kaan'a Soytarı, kendine Fizikçi Faraday. :D:D:D:D

Bu biraz haksızlık değil mi?

Kaan'a da en azından mizah ustası Kemal Sunal, Ata Demirer, Şener Şen vs.vs.vs.... diğer mizahçıları örnek gösterseydin daha şık olmazmıydı. :D

Senin yazına göre bu kişilerin hepsi soytarı. Diğer anlamıyla padişahı eğlendiren kimseler ama geneli günümüzün padişahı, sistemi ti'ye alan, eleştiren insanlar. Padişahı değil ama halkı güldüren, kısmen başka bakış açılarıyla düşünmeye zorlayan kişiler. ;)

Aslında farketmedin sanıyorum, Faraday sana örnekti, Kaan'a değil. Ben o gibiyim de demedim, sadece bak, ciddiye almak almamak böyle bir şey, tarihten bilinen bir örnek.

Ha, ben kendime Faraday'ı örnek almışım, Newton'u filan. bu yanlış mı? bu adamlar bana tapulu değil, dileyen herkes bu adamları kendine örnek alabilir, hayatlarından ders çıkarabilir, seni veya bir başkasını tutan ne?

Burada sistemi ti'ye almayı filan da görmüyorum pek şahsen. En çok ti'ye alan aslında kaan görünüyor dahası. Ve kaan ortaya söylenen şeyleri (böyle diyeyim kestirmeden) üstüne aldı biraz. Ben buna karışamam, kendi fikri, iradesi zira bu üstüne alınma.

Kemal Sunal, Şener Şen bir soytarı değildir, bu başka bir husus. Soytarı, seninde aldığın gibi başka bir şey. Ve soytarı müessesesinin ne olduğunu vs. de izah ettik sanıyorum. Ortada bir mizah olabilir, bu başka bir şey, soytarılık etmek başka bir şey.

Birilerini mizah yoluyla eleştirmek belki burada kaan'ın yapmaya çalıştığı şey gibi bir şey olabilir. Ama soytarılık, eleştiri gayesi gütmez. Soytarılık güldürmeyi amaçlar, eleştirmeyi değil. Soytarı çıkar, saçma, aptalca işler yapar, bunu şiar edinmiştir. Herkes saçma, aptalca işler yapabilir, bu onları soytarı yapmaz, velakin bunu sürekli yapıp, şirinlik yaparak güldürmeyi, eğlendirmeyi artık marifet saymaya başlamışsa, meslek, icraat edinmişse, işte o bildiğin soytarı olur.

Buna varsa itirazın, duymaktan mutlu oluruz.
 
Neyse, ciddi bir cevaba mahal bırakmadı...
Sanki bilimsel bir gerçek iddia ediyor da Faraday'ı falan kendisine emsal gösteriyor. Altı üstü "soytarı" diye laf atıp, sonra "ben kimseye soytarı demedim" filan diyor. Hee tamam... (İsteyen üzerine alınabilir, şahıs belirtmedim eahhah)

Özetle; ben Kaan Bey'in üslubunu, bu tartışmadan bağımsız, gayet beğenirim. Volkan Bey -volex21- ve Kaan Bey -draco- gibi tutan, yazan ve paylaşan insanları okumak benim için büyük zevktir. O yüzden bu "soytarı" mevzusunda iki laf etmiş bulunuyorum.

Önemli konuya geleyim... Sıralı avlarınızın bu sonuncusu için yine tebrikler... Yemin iyice bozulmuş olmalı. İşten sonra kıyı kıyı tarayıp balığını bulmak ise benim gibi yine işi olan ama bi' şekilde yeterli vakit ayıramayan birine ders olmalı.

(Ben bu konuyu gece bi' gördüğümü hatırlıyorum ama sarhoş/marhoş...)
 
Rastgelsin, bereketli olsun. Sahteyi ön plana çıkarmadığın iyi olmuş zaten iş yapmıyo hihi hihi .

En son gümüşler saldırdı hesap et artık :D
 
Neyse, ciddi bir cevaba mahal bırakmadı...
Sanki bilimsel bir gerçek iddia ediyor da Faraday'ı falan kendisine emsal gösteriyor. Altı üstü "soytarı" diye laf atıp, sonra "ben kimseye soytarı demedim" filan diyor. Hee tamam... (İsteyen üzerine alınabilir, şahıs belirtmedim eahhah)

Özetle; ben Kaan Bey'in üslubunu, bu tartışmadan bağımsız, gayet beğenirim. Volkan Bey -volex21- ve Kaan Bey -draco- gibi tutan, yazan ve paylaşan insanları okumak benim için büyük zevktir. O yüzden bu "soytarı" mevzusunda iki laf etmiş bulunuyorum.

Önemli konuya geleyim... Sıralı avlarınızın bu sonuncusu için yine tebrikler... Yemin iyice bozulmuş olmalı. İşten sonra kıyı kıyı tarayıp balığını bulmak ise benim gibi yine işi olan ama bi' şekilde yeterli vakit ayıramayan birine ders olmalı.

(Ben bu konuyu gece bi' gördüğümü hatırlıyorum ama sarhoş/marhoş...)

Tabi, tabi... Sende çok haklısın. :clap2: :clap2:

Nasılsa adımız egoiste filan çıkmışken...

Elbette haklısın sevgili kardeşim. El kadar çinekopu tutup burada boğazın dişlisi diye dizi dizi döktürenler tarihe geçecek, adları Faraday, Colomb, Newton ve N.Armstrong ile birlikte anılacaklar. Heykelleri dikilecek, adlarına marşlar yazılacak, gökteki uydulara isimleri verilerek, namları göklere yazılacak :thumb: :thumb:

Biz ise, bir klavye balıkçısı olarak, yazdıkları 3.400 kezden fazla alıntılanmış, çeşitli blog, forum vs. de yayınlanan biri olarak, hemen her gün bir kaç kişinin okuyup bir şeyler öğrendiği ve teşekkür ettiği egoist bir lavuk olarak yok olup gideceğiz dünya sahnesinden di mi banghead banghead

Çok haklısın kardeşim, neyimize bu işler. Gidelim şurdan bir kova kıraça tutalım, amanda ne balık tuttuk diyelim, herkesten de kovalar dolusu tebrikler alalım, alkışlarla yaşayalım, di mi ama..

Örtülü tavsiyelerin için çok teşekkürler. Ne demişler, ben tutmazsma, sen tutmazsan, kim tutacak bu kadar kıraçayı, yaprağı? Pardon bu laf böyle değil miydi, yanmak mıydı, aydınlık mıydı, hıı?
 
Aret, emin ol beni hiç tanımıyorsun. Bu ve daha fazlasını kimlerin yüzüne söylediğimi bilseydin, bilmiyorum ne derdin.

Bak açıkca söyledim, buyur, bekliyorum, dilediğin sıfatı tanımla, kafi gelir. Takmaya uğraşmana gerek yok, ben kendim takarım zaten onu otomatik olarak boynuma.

Valla kime söyledin bilmiyorum de kime söylemediğini biliyorum. Bana da forumlarda bir sürü laf ettin, yüz yüze geldiğimizde "nasılsın Aretcim" diye elimi sıktın. Kaan'la da yüz yüze geldiğinde aynısı olacak. Yani bu forumlarda gerçekte olmadığın antipatik biri gibi davranmak sana ne kazandırıyor orasını anlayamıyorum ben. Sırf dikkat çekip yazdıklarının etkisini arttırma çabasıysa, bence doğru yol bu değil. Çok daha iyisini yapabilirsin.
 
Valla kime söyledin bilmiyorum de kime söylemediğini biliyorum. Bana da forumlarda bir sürü laf ettin, yüz yüze geldiğimizde "nasılsın Aretcim" diye elimi sıktın. Kaan'la da yüz yüze geldiğinde aynısı olacak. Yani bu forumlarda gerçekte olmadığın antipatik biri gibi davranmak sana ne kazandırıyor orasını anlayamıyorum ben. Sırf dikkat çekip yazdıklarının etkisini arttırma çabasıysa, bence doğru yol bu değil. Çok daha iyisini yapabilirsin.

Hah işte. Ben burada yazarken millet sanıyor ki, ağzından salyalar saçarak, önüne gelene har hur eden itin teki.

Oysa kaç defadır söylüyorum, bunları yazarken yüzüm güler hep. Eğer biraz özgüvenin var, birinin kafana laf geçirmek değil de, bir şeyleri göstermek niyetiyle bunları yazdığını düşünerek okursan, sende anlarsın. Ama biliyorum ki, millet buralarda vs. yazdı mı, tebrikler, bravo, alkışlardan başka bir şey beklemiyor. Gereksiz bir tedirginlikle, bir laf yeme endişesiyle, bir ödleklikle takip ediyor sonrasını.

Ne oluyor? Korktun bir kaplandan, bir şekilde. Karanlıkta yürüyorsun, her gölgeyi kaplana benzetir korkarsın ya. İşte o refleks. Kimse bu adam ne diyor diye bakmıyor, gölgeyi kaplan sanıyor, söylediklerimizi kendine yönelik tehditmiş gibi görüyor.

Oysa bir sakin olup, bu adam ne diyor diyerek okursan, ortada ne bir hakaret, ne bir karalama, ne kin, ne de can yakma dürtüsü olmadığını da görürsün.
 
Ben zaten senin yazdığın şeylere ve sonuçlarına bakarak konuşuyorum. Kaan bu forumda açtığı raporda "dişli değil çinekop" diyerek bahsetteğin meseleyi senden önce gündeme getiren adam. Ama sen yazdıkların neticesinde kendinle aynı fikirdeki adamla bile tartışma durumuna geliyorsan forumdaki üslubunu gözden geçirmen gerekir bence.

Hah işte. Ben burada yazarken millet sanıyor ki, ağzından salyalar saçarak, önüne gelene har hur eden itin teki.

Oysa kaç defadır söylüyorum, bunları yazarken yüzüm güler hep. Eğer biraz özgüvenin var, birinin kafana laf geçirmek değil de, bir şeyleri göstermek niyetiyle bunları yazdığını düşünerek okursan, sende anlarsın. Ama biliyorum ki, millet buralarda vs. yazdı mı, tebrikler, bravo, alkışlardan başka bir şey beklemiyor. Gereksiz bir tedirginlikle, bir laf yeme endişesiyle, bir ödleklikle takip ediyor sonrasını.

Ne oluyor? Korktun bir kaplandan, bir şekilde. Karanlıkta yürüyorsun, her gölgeyi kaplana benzetir korkarsın ya. İşte o refleks. Kimse bu adam ne diyor diye bakmıyor, gölgeyi kaplan sanıyor, söylediklerimizi kendine yönelik tehditmiş gibi görüyor.

Oysa bir sakin olup, bu adam ne diyor diyerek okursan, ortada ne bir hakaret, ne bir karalama, ne kin, ne de can yakma dürtüsü olmadığını da görürsün.
 
Tebrikler kaan güzel rapor. bende fena gaza geliyorum ama eşim yeni doğum yaptığı için bir türlü balığa gidemiyorum çok fena gaza geliyorum. spin takım sahteler herşey hazır bir fırsatını bulsam gidicem :) gerçi gitsemde rapor etmeyi düşünmüyorum artık serdar bey sayesinde :) güzelim raporun içine etmiş :D
 
Beyler son 2 haftada bu forumda çok küfür ettim.
ustasından şusuna busuna, sabahtan beri dilimde güzel cümleler oluşmaya başlamıştı.
Şimdi tekrar görüyorumki küfür aslında kalbin yelpazesiymiş. kalbi ara sıra yellemek lazımmış. Köylü Küfür ettirme bana yeter....
 
tebrikler ellerine sağlık avların daim olsun afiyet bal şeker olsun nice güzel avlara *** iyi çıkarmışsın yine balığı maşallah bizede nasip *** böyle avlar arkadaşlarda güzel geyiğini yapmış bu arada :) takip etmekte zorlanıyorum
 
Aslında farketmedin sanıyorum, Faraday sana örnekti, Kaan'a değil. Ben o gibiyim de demedim, sadece bak, ciddiye almak almamak böyle bir şey, tarihten bilinen bir örnek.

Ha, ben kendime Faraday'ı örnek almışım, Newton'u filan. bu yanlış mı? bu adamlar bana tapulu değil, dileyen herkes bu adamları kendine örnek alabilir, hayatlarından ders çıkarabilir, seni veya bir başkasını tutan ne?

Burada sistemi ti'ye almayı filan da görmüyorum pek şahsen. En çok ti'ye alan aslında kaan görünüyor dahası. Ve kaan ortaya söylenen şeyleri (böyle diyeyim kestirmeden) üstüne aldı biraz. Ben buna karışamam, kendi fikri, iradesi zira bu üstüne alınma.

Kemal Sunal, Şener Şen bir soytarı değildir, bu başka bir husus. Soytarı, seninde aldığın gibi başka bir şey. Ve soytarı müessesesinin ne olduğunu vs. de izah ettik sanıyorum. Ortada bir mizah olabilir, bu başka bir şey, soytarılık etmek başka bir şey.

Birilerini mizah yoluyla eleştirmek belki burada kaan'ın yapmaya çalıştığı şey gibi bir şey olabilir. Ama soytarılık, eleştiri gayesi gütmez. Soytarılık güldürmeyi amaçlar, eleştirmeyi değil. Soytarı çıkar, saçma, aptalca işler yapar, bunu şiar edinmiştir. Herkes saçma, aptalca işler yapabilir, bu onları soytarı yapmaz, velakin bunu sürekli yapıp, şirinlik yaparak güldürmeyi, eğlendirmeyi artık marifet saymaya başlamışsa, meslek, icraat edinmişse, işte o bildiğin soytarı olur.

Buna varsa itirazın, duymaktan mutlu oluruz.

Bunlara elbet bir itirazım yok. Hele son paragrafa hiç yok.

Lakin yazı içindeki bazı cümleler durumu tam karşılamıyor.
Örnek: Faraday'ı Newton'u örnek alabilirim, var mı bunda yanlış demişsin. :p
Elbet yok ama sen örnek almıyor kendi yaptığınla özdeşleştiriyorsun abi. :D

Diyorsun ki Faraday'ı da tu kaka ilan ettiler, beni de ilan ediyorlar. Böylece sana tepki gösterenleri cahil sınıfa sokuyorsun :o

Kaan ne yazmış : Dişli dememiş te, dişli kelimesi yerine ne geçebilecekse onu yazmış. :D Bu senin dişli diyenlere verdiğin tepkiye de mizahi bir yaklaşım olabilir. Yahut dişli diye yazanlara, dişli haricinde herşey yazarak mizah yapıyor olabilir. Yani sonuçta mizah yapıyor bana göre.

Tutulan balıkları eleştirebilirsin belki ama o da çok havada kalacaktır bence.
Tebliğ sınırları içinde balıklarsa ki yazılana göre öyle (bunun için net ölçek kullanalım diyorum - kendi raporlarımın bazısında da şartlar gereği olmuyor ama kullanmak lazım) o zaman yalnızca ve yuvarlakça düşünce ifade edilebilir bence.
İş eleştirmeye kalırsa kimseye balık tutturmamak lazım. :p O anaç, öteki yumurtalı, beriki bebek vs.vs.vs......

Biraz beklettim, kusuruma bakma. Çocuğu parka çıkarmıştım. :)
Bana çok hakkın geçti, umarım düşüncelerim yüzünden helal olmasın demezsin. hihi Seninle yazışmak güzeldi, sevgilerimle... :)

Birde yüzyüze gelince elini sıkarsın denmiş, o da başka bir durum ama daha fazla yazmayacağım. Kaan'ın da raporu berbat ettik. :o
Kendim rapor yazınca, yüzyüzeyken niye başka, forum geneline hitap ederken niye farklı davranılır unutmazsam yazacağım. :p
 
Back
Yukarı