- Yaş
- 51
- Şehir
- amasya
- Favori Kamış
- O an elime hangisi geçti ise
- Favori Makina
- Oda öyle
- En iyi avı
- 3cm lik kaya balığı :)
- İsim
- sinan
Sabırsızlıkla geçirdiğim üç günün sonunda kasnaların peşine düşebilecek olmam beni heyecanlandırmıştı,Lakin geçen Çarşamba fırsattan istifade gittiğim bir numaralı avlağım cam gibi suyu ile deyim yerinde ise bana at-çek şöleni yaşatmıştı.Bu hevesle Pazar gününü zor getirdim.Bölge halkından edindiğim biligiye göre gideceğim akarsuyun yukarı kesimlerinde şiddetli sağnak yağışlar olduğu haberini alınca içime kurt düştü,toprak kuru ama küçük sel suları avlağımın suyunu bulandırmış olabilirdi.Pazar sabahı kalktığımda saat 04:30 u gösteriyordu,önceliğim at-çek ile avlanmaktı ama su bulanık ise ne yapacaktım,ne kadar bulanırsa bulansın yemli avlanmak mümkündü,bu düşünce ile biraz solucan çıkartıp,koyuldum yola,su kenarına vardığımda tahmin ettiğim gibi suyun geriden görünüşü hafif bulanıktı ,şevkim biraz kırılmıştı.
Tulum çizmemi giydim balıkçı yeleğinin ceplerini muhtelif yedek malzeme doldurup,biri at-çek diğeri yemli takımı olmak üzere iki takımla park yerimden suya doğru yürüdüm,suya yakından baktığımda bulanıklık görüş mesafesini düşürüyordu, ama bir ihtimal uygun kaşık iş görebilirdi.Balığın yemle alakalı davranışı nasıl olacaktı,suyun hafif bulanması onlarında neşesini kaçırmışmıydı ? ilk olarak yemli takımı yemleyip hafif bir atışla suya gönderdim, 10 dakika süren yer değiştirmeler sonucu kalem şamandıra suyun içinde kaybolmuştu hafif bir tasmalama ile 25 cm lik bir kasna livardaki yerini almıştı. Balık kısmende olsa yeme saldırıyordu,benim aklım at-çek te,denemekten ne çıkar deyip,ateş böceği 2 no lu mepps i takıp başladım suyu taramaya.
Güneş hafif yükselmiş ensemi yakıyordu ve saatler 07.30 u gösteriyordu ve ben yaklaşık 45 dakikadır at-çek yapıyordum ve sadece iki kez vuruş almıştım, kafamdan tekrar yemliye dönsemmi diye düşünürken kamışa hafif bir yüklenme oldu,hafif zorladığımda fena sayılmayacak bir tepki aldım,av öncesi ayarladığım kalamayı bir tık daha gevşettim,zira bu avı kaçırmak istemiyordum,2 dakikalık uğraştan sonra ilk kasna kıyıya yan vermişti ve boyu 30 santim üstü idi.Hevesim iyice artmış,ve gelecek saatlerden ümitliydim,sanırım balık yapacaktı bu su.
Yaklaşık 1.5 saat daha at-çek sonucu iki adet daha kasna almıştı benim ateşböceği,sıcak artmış ve ben bunalmaya başlamıştım,en iyisi güzel bir söğüt gölgesi bulup 1 saat kadar da yemli avlanıp dönüş yoluna geçerim diye düşündüm,bu düşüncele içindi farklı kaşık ve sahteler deneyerek 45 dakika daha oyalandım ama sonuç sıfırdı.
En güzel en geniş olta atmaya müsait ilk söğüt gölgesini bulduğumda yemli tezgahını oraya açmıştım,belki ilkindi vaktine kadar güneş alamayacak bir yerdeydi,ama ben o vakte kadar kalamazdım açtım,susuzdum ve en önemlisi çaysızdım tüm bunların yokluğu hafif baş ağrısı yapıyordu.
Oltayı yemleyip suya saldığımda her 3-5 dakika içinde mutlaka bir vuruş oluyordu ve her seferinde ben balık alıyordum limit altı olanlar ve yarası ağır olmayanları mutlaka en kısa sürede suyuna geri salıyordum,bu şekilde 1 saatlik avlanma sonucu kayda değer 2 kasna ve yarası ağır limite yakın bir kasna ile 3 adet daha kasna livardaki yerini almıştı,artan susuzuluğum,çaysızlığım ve baş ağrısı dönüş yoluna geç diyordu.
Avlar ve avlaktan kareler sizlerle. Esen kalın
Son düzenleme: