Saraybosna'da ogrenciyim.. Bogaz'da dogmus birisi olarak farkinda degildim, meger deniz kokarmis

Ilk defa uzun sureli denizden uzaklastigimda, anladim.. Dubrovnik'e (Hirvat sahili) sirf denizi koklamak icin gitmis adamim ben
Toprak ceker tabirinin yanina, hep deniz cekiyor tabirini ekledim..
Beylerbeyiliyim; Sabah gunesi, Bogaz'in batisina savkimasiyla karsilar ya adami, asil asil poyraz eser bir yandan denizden karaya doner meltem ya.. Varsin balik olmasin..
Birakacak osam da 3-4 kufer tutmadan birakmam en azindan, sonra hic birakamam zaten
Balik tutmaya kucuk yasta basladim, hala gencim ya

ogrenmeye de vakit bulurum diye ilerleteyim dedim, iskorpit, gelincik ve gumus/kraca kesmez artik dedim. Ogrendigim ilk sey ne idi? Sabir.
Ilk sabrettigim sey ustalarin acemiye bakisi oldu, kufur de yedik, ogreten de oldu, sabreden de.. herkesten Allah razi olsun..
(Cengiz Balikcilik'taki abilere de tesekkur ederim. Hep yardim ettiler, hic pisman etmediler verdikleri urunlerden..)
Ogrendigim ikinci sey, hurmet ve muhabbet oldu.. Cok sey ogrendim saymaya gerek yok, bas agritir simdi.. ama belirtmek isterim ki, en onemli nokta bunlarin hepsini deneyerek ve pratikle ogrendim. Sabretmeyi bilmekle, pratik etmek arasindaki farki dusunun...
Ama hala ogrenemedigim birsey var; Eve gittigimde, sabahtan aksama kadar tuttugum butun istavritleri aksam cinekop ve luferlere kaptirdigimi anlatamamak

Balik tutamadan donmenin verdigi bir rahatsizlik var, zira insana manyakmis gibi bakiyorlar.. iki izmarit 10 istavrit icin harcadigi efora bak
Galiba azicik bir catlak var bizde.. tesbihte hata olmaz efendim.. surc-i lisan affola..
YTU'de Sanat Fakultesinde Muhterem Hocam Tanburi Necdet Yasar "Sanat kafada bir catlaktir; catlak ne kadar buyur, sanat o kadar buyur.." demisti bir kere.. Aklima geldi Hocam..
Tekrar surc-i lisan affola...