tek kelıme "Maşallah"
Çok teşekkürler sevgili Barbaros kardşim, inşallah sana da rast gelir, Çanakkale de olmak ve balık avlamak gerçekten çok büyük bir şans, burada 15. senemi geçiriyorum, teknem ile vaktim olduğu taktirde hergün balığa çıkarım, en çok sevdiğim avlarımın arasında sırtı ile Torik yakalamak gelir, ilk vuruş anı insanın kalbini durduracakmış gibi olur, bu heyecanı 15 sene evvel nasıl yaşadıysam şimdide aynı heyacanı belkide daha zevklisini yaşamaktayım, sırtı ile Torik avlamak gerçekten çok ince bir iş, burada toriğin dolaştığı yerleri bilip bu yerlerde dolaşırken balık her an vuracakmış gibi ön hazırlıklarını yaparsın ve pür dikkat bu vuruşu beklersin, tabi bu andaki değişik aksiyonlar çok önemli bazen kısa kısa zig zaglar bazen biraz daha büyük zig zaglar, bazen biraz hız kesip bazen de biraz hızlanıp toriğin dikkatini çekecek aksiyonlarıda katmak gerekir, bu arada bu avı gerçekleştirirken teknede yalnız olmayı her zaman tercih ederim zira bu avda çok konsantre olmak çok önemli, sadece her an toriği düşünerek vereceğn ani bir kararlarla bir elin dümen ve gazda diğer elinde takımda, torikte denizde işte her şeyin bir anda buluşması ve o muhteşem an toriğin oltaya vurması,

Toriğin sahteye vuruşu sahteyi kapması üç türlü olur.
1-Sahtenin arka kısmından,
2-Sahtenin yüzüş istikametinin karşısından,
3-Sahteyi yan taraftan alması,
Birincisi Torik sahteyi arkadan kapar bu vuruş normal sertliktedir ve takım geriye doğru yaylanır, bundan sonra biraz mücadele eder ve teknenin üzerine kendi kendine gelmeye başlar tekneye yaklaştıkça biraz mücadeleye girer ve fazla zorlamaz.
İkinci vuruş, torik sahteye karşı yüzerken vurur işte bu vuruş ile sanki takım bir şeye takılmış hissini verir ilk başta devamlı misina ister, sonra balığı biraz tartarak, ufak afak bırakarak balığı sakinleştirmeye çalışırsın, bu arada balığın bir sağa bir sola kafa attığını tasmadan kurtulmak isteyen bir köpek gibi geriye çektiğini hissedersin bu hallerde eğer yakalan torik çok büyükse hiç acele etmeden onunla bir müddet oynamak zorunda kalırsın ve tekneye yavaş yavaş yaklaştırırsın, sıra toriği tekneye almaya kalmıştır torik tekneye yaklaştıkça delirmeye başlar çok sert hareketler yapıp oltadan kurtulmak ister bu arada mutlaka toriği doğrultarak tekneye doğru düz gelecek şekilde balığa dönme fırsatını vermeden çekerek ilk anda toriğın kafasını suyun üzerine çıkartırsın, artık toriğin kafası suyun üzerindedir,eğer bunu başarabilirsen toriğin kafası suyun üzerinde ise torik inaılmaz bir şekilde şoka girer hiç kımıldamadan şaşkın bir vaziyette bekler bundan sonrası çok kolaydır, bir kepçe veya solungaçlarından bağlantı yerinden sıkıca tutup tekneye alırsın.
Üçüncü vuruşu ise, torik bazen yandan kapar işte o zaman tantana başlar bu gibi hallerde bir saatten fazla bir zaman torikler mücadele etmişliğim vardır, ilk vuruş anı çok set olur sonra bir türlü sakinleşmez devamlı yol ister bir ara durur ve bu sefer ters tarafa doğru fişekler boyle devamlı torikle uğraşırsın torik artık yorulmuştur deyip tekneye doğru yaklaştırırsın fakat bu sefer tekrar teknenin yanından fişekler bir türlü tekneye yanaştıramazsın en zorda toriğin sahteyi yandan almasıdır
Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim torik avı hedef bir avdır, bu ava mutlaka hazırlık yapıp öyle denize açılınır, ilk başta toriğin en sevdiği sahteyi kendinin de en inandığın sahteyi takarsın sonra ön misina bağlarsın yani bedenin uzunluğu 7 kulaçtır kalınlığı ise 0.50 dir, bu misinanın çekeri ise 30 kg.dır, bu av için her şey özel hazırlanır bu avı yaparken başka balık düşünülmez kafanda sadece torik vardır, hayalinde ise 7 kg Torik yani Toriklerin en büyüğü olan Piçuta.
Sevgili Barbaros kardeşim Bu güzel Sivrice sabahında Torik avı sohbeti sana rast geldi,

inşallah senin de güzel torikler avlamanı dilerim, sevgiler hoşçakal.
