Merhaba komutanım,nasılsınız.
Tabii,hemen heryerde tanıdığımız var,birçok habere vakıf olabiliyoruz.
Zıpkınla dalan,bazı teknik olarak yasak bölgelerde çalışan arkadaşlarımın anlattıkları kimi zaman yüreğimi hoplatmakta,moralimi yükseltmektedir.
Bu haberinizde böyledir.
Herşeye rağmen,mevcut tebliğ ve sirkülerlerin katliama,yağmaya,talana ve imhaya çanak tutar olmasına rağmen.
Hele şöyle bir düşünün,Hangi ülke konum olarak dört ayrı denize,2 adet göç yolu olan boğaza sahiptir.
İşte bu konum yukarıda saydığım berbat zihniyete rağmen,işte bu haberdede gördüğümüz üzere,işte benim bazı arkadaşlarımın bildirdiklerine görede,denizlerimizin bazı gizli kalmış bereketlere,halende sahip olduğunu göstermektedir.
Ancak işin en acıklı ve vahim yönü,bu teknenin yılın 12 ayı,küçük balıkcı kisvesi altında,hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan,vergi vermeden,mazot desteği alaraktan,Kadirinde dediği gibi elektronik balık bulucu cihazlarına sahip olaraktan yaptığı avdır.
Elbette buna tam manasıyla av dememeliyiz.
Arada yaptığı katliamdır.
BU sirkülerlere,tüm balıkcı teknelerine,belli bir süre içinde avlanma yasağı konulmasını diliyorum.
Bizdeki gibi uygulama dünyada yoktur.
Oltacıya bile kısıtlama varken tam teçhizat,gırgırdan az küçük binlerce tekne 12 ay yukarıda saydığım şekilde avlanmaktadırlar.
Başka denizler olaydı çoktan pes ederdi.Halen dayanmaktadır denizlerimiz,ama ne zamana kadar.
Sevgiler