Bence üsteki balık alınmasa daha iyi olurdu. Ama Kerem ağabey farkına varamamış olabilir o anda...
Bu konuda bende birkaç satır yorum yapmak isterim.
Arkadaşlar uzun yıllar süs balığı üretimi yaptım. bu konuda kayda değer tecrübe sahibiyim, edindiğim birkaç tecrübemi anlatmak isterim.
Balıklar akıntılı suda boy atarlar ama yeterince ağırlaşmaz ve enine çok iyi gelişmez, akıntılı suda yağlanmazlar sürekli boya verirler. Durağan suda ise tam tersi enine daha fazla gelişirler. Elimize aldığımızda da fark ederiz bunu boy önemlidir ama enine balığın gelişmeside önemlidir. Balık 20 cm olur ama yağlanmış olur balık 22 cm olur ama yağsız eninne gelişmemiş olur. Pişirdik küçük olan büyükden daha lezzetlidir. Nedeni eninede büyüyüp yağlanmış olmamasıdır.
Arkadaşlar anlatmak istediğim boy limitlerine uyalım elbette ama balığın enine gelişmeside önemlidir. Kendim ve beraber avlandığım kardeşim ve arkadaşlarımlada buna uymaya çalışıyoruz. Birazda tatlı sert çevremizdekileri uyarmaya çalışıyoruz, uymayana da saldırmıyoruz tabii

anlarsa kendi yer çocuğuda yer ama torunu arkasından küfür eder beddua lanet eder. Kendime gelince bende istemeden olsa limit altı tuttuğum oldu

bunlarda bir elin parmakları kadardır. O an ölçemiyorsunuz boyunu göz kararıyla olur diyoruz. Yüzlerce yakaladıklarımızıda denize geri vermişizdir

hatta bu konuda av esnasında söylenenler de oldu.
Madem tutuyorsun niye bırakıyorsun bari bize verin bırakıp moralimizi bozuyorsunuz. Bunu diyenler bizlerden çok büyük insanlar inanın daha duyarlı olmaları gerekir örnek olmaları gerir. Nerde hak getire biz ve bizden daha küçük olanlar daha duyarlı emin olun hepsi için demiyorum ama ağabeylerimiz apaçi malesef...
Adama diyorum ağabey yazık onu tutma o balıkta ne et olur ne tat yazık günahtır. Cevabı olur mu bu daha iyi lezzetli hatta ilaçtır al onu ..... neresi ilaçki onun

1-2 cm neysede tutulan kraça ve yapraklara acıyorum içim gidiyor. Gençler uyarıları daha iyi algılayıp olumlu cevap veriyor tabi uygun dille anlatılırsa

...
Bunun yanında alınması gereken önlemler hala yeterli değil, duyarlı yaklaşılmıyor bireysel tetbirler bir yere kadar ama devlet çok katı tetbiler almalıdır. Devlet bu konuda gerçek gücünü göstermelidir.
Balık halleri pazarlar ve balık satılan dükkanlar kanunsuz tutulan balıklarla dolup taşıyor. Hiç bir Devlet bakanı, devlet yöneticisi, belediye başkanı çıkıp kardeşim ne oluyor diyen yok. Göstermelik birkaç önlem alınıyormuş havası veriliyor. (Greenpeace hariç)
Medya konuya yüzeysel birkaç haberle geçiştiriyor o kadar. Bir bakan çıksa bu artık son bulmalı demeli, medya üzerine gitmeli, hatta cami ve ibadet yerlerinde bunun yanlış olduğu günah olduğu anlatılmalı eğitici önlemlerde alınmalı...
Şayet bunu uymak istemeyen aksine hareket edenin al elinden teknesini verme bir daha bak o zaman ne oluyor evi barkı dağılır o zaman anlar.
Balığın değil bu insanların neslini kuratacaksın. Bataklık kurumadan sivri sinek eksik olmaz.