Fırat'ın Alabalıkları :)

maşallah bu alabalıklar nerdeyse somon olmuşlar. tebrikler
 
iyi dileklerini sunan herkese çok teşekkür ederim.daha keyifli avlar sizlerin olsun.:)
balıkları akşam üstü,10 metreden,az akıntıda aldık.

Balıkları Keban gölününün kendisindenmi,yoksa oraya katılan bir akarsudanmı aldınız sevgili Sefa.

Sevgiler

Not;Özellikle kırmızı benek barajın kendisinde olabiliyorsa bu çok harika bir durum sayılır.

Tebrikler devamını dilerim
 
Balıkları Keban gölününün kendisindenmi,yoksa oraya katılan bir akarsudanmı aldınız sevgili Sefa.

Sevgiler

Not;Özellikle kırmızı benek barajın kendisinde olabiliyorsa bu çok harika bir durum sayılır.

Tebrikler devamını dilerim

Sevgili üstadım;balıkları Keban baraj gölünün çıkışının hayli aşağılarında,Fırat nehrinde yakaladık.
Kırmızı beneklilerin,nehir üzerindeki balık çiftliklerinde bir dönem üretildiğini öğrendim.şimdi üretildiğini bilemiyorum,sanırım vazgeçmişler.Nehirde Gökkuşağı tamamen doğal bir tür haline gelmiş.Bize nasip olan çiftlikten kaçıp kurtulmuş ve büyümüş bir balık.Fakat onca Gökkuşağı arasında Kırmızı beneklinin üreyebileceğini pek sanmıyorum.
Saygılar :)
 
Sevgili üstadım;balıkları Keban baraj gölünün çıkışının hayli aşağılarında,Fırat nehrinde yakaladık.
Kırmızı beneklilerin,nehir üzerindeki balık çiftliklerinde bir dönem üretildiğini öğrendim.şimdi üretildiğini bilemiyorum,sanırım vazgeçmişler.Nehirde Gökkuşağı tamamen doğal bir tür haline gelmiş.Bize nasip olan çiftlikten kaçıp kurtulmuş ve büyümüş bir balık.Fakat onca Gökkuşağı arasında Kırmızı beneklinin üreyebileceğini pek sanmıyorum.
Saygılar :)

Cevabına teşekkür ederim sevgili Sefa.

Sanırım 1972 yılıydı,Türkiyenin ilk alabalık çiftliklerinden birisini kurma teşebbüsü içindeydim.

O yıl otostopla Avrupaya gidip bizzat bu çiftlikleri inceledimdi.
Sonraları o yaşta bu teşebbüüsümün altından kalkamadım ve devretmiştim.
Şimdilerde orada bu çiftlik üretime devam etmektedir.

Bunları yazmamın sebebi şu.Birgün gelecek birdolu çiftlik kurulacak,özellikle büyük barajların altından koyverilen soğuk sularda bu gökkuşakları devasa boylara erişeceklerdir.Buna inanır ve hayal ederdim.

Şimdilerde benzer haberleri birçok yerden alabiliyorum.Gökkuşağı alabalığı Türk oltacıları için önemli bir av haline gelmiştir.

Sevgimle kal
 
Vedat abiye katılıyorum bizim gökkuşaklarının akrabası olan Reinbowlar özellikle Amerika kıtasında fırat nehrine benzer sistemlerde yaşıyorlar bizimkilerde bu tür sulara çok çabuk adepte oluyorlar özellikle akdeniz havzasında ürediklerini biliyorum Fıratta'da böyle olacak gibi gözüküyor.Amatör avcılık için güzel bir gelişme diyebilirim..
 
Cevabına teşekkür ederim sevgili Sefa.

Sanırım 1972 yılıydı,Türkiyenin ilk alabalık çiftliklerinden birisini kurma teşebbüsü içindeydim.

O yıl otostopla Avrupaya gidip bizzat bu çiftlikleri inceledimdi.
Sonraları o yaşta bu teşebbüüsümün altından kalkamadım ve devretmiştim.
Şimdilerde orada bu çiftlik üretime devam etmektedir.

Bunları yazmamın sebebi şu.Birgün gelecek birdolu çiftlik kurulacak,özellikle büyük barajların altından koyverilen soğuk sularda bu gökkuşakları devasa boylara erişeceklerdir.Buna inanır ve hayal ederdim.

Şimdilerde benzer haberleri birçok yerden alabiliyorum.Gökkuşağı alabalığı Türk oltacıları için önemli bir av haline gelmiştir.

Sevgimle kal
Sevgili Vedat ağabeyim,av dönüşü arabada kadim av arkadaşım ile sohbet ederken,ilerleyen yıllarda en gözde tatlı su balık avcılığının Gökkuşağı olacağını konuşmuştuk.Böylece sizde teyid etmiş oldunuz:)
Ağcıların takaları ile yüzlerce kilo,en azı 1kg,en irisi 4 kg olan gökkuşaklarını indirdiklerine şahit olduk.Şu dönem en kısır dönem sanırım,bahar ve güz dönemlerinde,uygun döner kaşıklar ile 2 ve 3 kg.lık gökkuşaklarının alındığının işten bile olmadığını öğrendik.Birkaç tatlısu havzasında bir kaç gökkuşağı alabalık avlamış birisi olarak şunu söyleyebilirim ki;bu denli yabanileşmiş ve kusursuzlaşmış alabalıkları daha görmedim.alıkoyduğumuz balıkların midelerinden bolca havyar çıktı.anlaşılan o ki hummalı bir üreme faaliyeti söz konusu.
Saygılar :)
 
tebrik ederim. güzel balıklar tutmuşsunuz. daha iyi avlar dilerim.
 
Sefa bey Merhaba,

Av güncenizi paylaştığınız için teşekkürler.

Ancak, akarsularda doğal yem kullanımı, Bakanlıkça yasak yemler arasına koyulduğundan, bilmiyor olabileceğinizi varsayarak, hatırlatmamız gerekiyor;

tebliğ demiş ki:
(5) Akarsularda her türlü doğal yem kullanılarak alabalık avcılığı yasaktır. Sadece yapay yem kullanılarak avcılık yapılabilir. Göllerde yapılacak alabalık avcılığında ise kan kurdu, kemik kurdu, leş kurdu, sinek larvaları, canlı ya da cansız içsu ve deniz balıkları hariç, her türlü yapay, doğal ve mamul doğal yem kullanılabilir. (Değişiklik, 5.11.2008 tarih/27045 sayılı RG)

Detay: http://www.balikavi.net/dokuman/teblig.php

Müteakip avlarda bunlara dikkat etmeniz, ilgili türlerin korunması ve hastalık kapmamaları adına önem taşıyor. Bu türe olan ilginizden dolayı bundan sonraki avlarınızda hassasiyet göstereceğinizi umuyoruz.

Şimdiden teşekkürler.
 
Sevgili arkadaşlar,

D) Uygunsuz balık avlamaları dolayısıyle esasen stokları azalmış bulunan Alabalıkların bulundukları Çıldır, Balık (Ağrı İli), Karagöl (Borçka), Abant, Sünnet ve Yedigöllerde (Bolu İli), Alabalık bulunan diğer göl, baraj gölü ve akarsularda 1 Kasımdan 30 Nisan'a kadar uzanan kış devresi içinde, üreme faaliyetinde bulunmalarından dolayı her boy ve ağırlıkta alabalık avlanması yasaktır.
Bu devre dışında kalan zamanlarda avcılık serbest olup, 1 kmz den büyük göller hariç, diğer küçük göl, gölet, dere ve akarsularda sadece olta ile (Paraketa hariç) ve yalancı yem kullanmak suretiyle avcılık yapılabilir.
Ancak, Su Ürünleri Tüzüğünde belirtilen büyüklük, irilik ve ağırlıktan daha küçük balıklar oltaya takıldıkları takdirde, bunlar itina ile oltadan kurtarılır ve serbest bırakılırlar.


Yukarıdaki ifade sizce ne zamandan kalma ve nereden alıntılanmıştır? :confused:
Kendi sorumu hemen cevaplayayım. :)

Resmi Gazete’de İlk Yayımlanma Tarih 23.08.1973 Sayı: 14634
Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesine Dair 1 Numaralı Sirküler


1380 sayılı Kanuna ilişkin Su Ürünleri Tüzüğü 27 Temmuz 1973 tarih ve 14670 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Halk beslenmesinde görülen protein eksikliğinin olanaklar ölçüsünde giderilmesiyle, ihracata dönük istihsal faaliyetinin geliştirilmesi için; deniz ve iç sulardaki su ürünleri stoklarının korunması, ekonomik önemi haiz balık türlerinin yetiştirilmesi, modern av araç ve gereçleri kullanarak mevcut istihsali arttırıcı tedbirlerin alınması gereklidir. Bu nedenle, tüzüğün 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında ifade edildiği gibi, yetkili kamu kuruluşlarının yapmış oldukları teknik ve bilimsel çalışmalar sonucu, mevcut yasaklara ilâveten, memleket ekonomisi, seyrüsefer, istihsal bölgeleri, istihsal vasıtaları, mevsimler, zamanlar ile su ürünleri cinsleri, ağırlıkları ve büyüklükleri yönünden 31 Mart 1974 tarihine kadar geçerli olmak üzere aşağıdaki yasak tahdit ve mükellefiyetler konulmuştur.
I - Göl, baraj gölü ve akarsular itibariyle :
(Cinsler ve bölgeler itibariyle diğer maddelerde belirtilen hususlar nazara alınmak şartıyla)
A - Gölcük (Ödemiş), Sapanca, İznik, Hotamış ve Süleymanhacı göllerinde, yasak av şekilleri dışında bütün sene avcılık yapılabilir.
B - Kuş Gölü (Manyas), Ulubat (Apolyont), Mermere, Taşkısı, Poyrazlar, Beyşehir, Eğridir, Bayındır, Yarışlı, Salda, Hazar gölleri ve Karasu, Murat nehirleri ile diğer göl, baraj gölü ve akarsularda 31 Ağustos 1973 tarihine kadar avlanmak yasaktır.
C - Konya-Ilgın Çavuşçu Gölü, Konya-Apa Barajı, Niğde-Aksaray Mamasın Barajı, Kırşehir Hırfanlı Barajı, Afyon - Selevir Barajı, Diyarbakır - Devegeçidi Barajı göllerinde her türlü balık avcılığı yasaktır.
D - Antalya İli Manavgat İlçesi Beşkonak Bucağı dahilinde bulunan, Köprülü Kanyon Milli Parkı ve Köprü Irmağının Beşkonak Bucağı ile Olukköprü mevkileri arasındaki 13 km. lik mesafede, Tunceli İli Ovacık İlçesi Munzur vadisi Millî Parkı hudutları içerisindeki Munzur Irmağının Gözeler ile Ovacık mevkileri arasındaki 15 km, lik mesafede her türlü balık avcılığı yasaktır.
II — Su Ürünleri Cinsleri İtibariyle :
A) Su Ürünleri Tüzüğünün 17 nci maddesi ile, en az ağırlık, irilik ve büyüklükleri saptanan su ürünlerinden daha küçük olmamak şartıyla aşağıda (B) ve (C) fıkralarında yazılı tahdit ve istisnalar dışında; Yılan balıkları, Sudak, Yayın ve Turna balıkları, yasak av şekilleri dışında bütün sene her suda avlanabilir.
B) Eğridir gölünde yapılan ilmî araştırmalara göre sudak balıklarının boy ortalaması yavaş da olsa bir düşüş göstermektedir. Bu sebepten; Eğridir Gölü sistemine (Eğridir, Hoyran, Kovada) mahsus olmak üzere, durum düzelinceye kadar, avlanacak Sudak balıklarında asgarî balık boyu 40 Cm. (Kuyruk çatalı ortasından burun ucuna kadar) veya ağırlık 720 gr. olacaktır.
Sudak balığı bulunan diğer göl ve barajlarda ise, 43 cm. boy veya 25 gr. ağırlığından daha küçük sudak balıklarının avlanması yasaktır.
C) Yapılan ilmî araştırmalara göre dejenerasyonu halen azamî şekilde devam etmekte olan Apolyont (Ulubat) ve Manyas (Kuş Gölü) golleriyle, bunları birleştirerek denize ulaştıran Karaderede kısmen olsun dejenerasyonun önlenmesi gayesi ile, her ne boy ve ağırlıkta olursa olsun yayın ve turna balıklarının avlanmaları yasaktır. Sazan balıklarının ise yasak av şekilleri dışında her çeşit av aletleri ile bütün sene avlanmalarına müsaade edilmiştir.
D) Uygunsuz balık avlamaları dolayısıyle esasen stokları azalmış bulunan Alabalıkların bulundukları Çıldır, Balık (Ağrı İli), Karagöl (Borçka), Abant, Sünnet ve Yedigöllerde (Bolu İli), Alabalık bulunan diğer göl, baraj gölü ve akarsularda 1 Kasımdan 30 Nisan'a kadar uzanan kış devresi içinde, üreme faaliyetinde bulunmalarından dolayı her boy ve ağırlıkta alabalık avlanması yasaktır.
Bu devre dışında kalan zamanlarda avcılık serbest olup, 1 kmz den büyük göller hariç, diğer küçük göl, gölet, dere ve akarsularda sadece olta ile (Paraketa hariç) ve yalancı yem kullanmak suretiyle avcılık yapılabilir.
Ancak, Su Ürünleri Tüzüğünde belirtilen büyüklük, irilik ve ağırlıktan daha küçük balıklar oltaya takıldıkları takdirde, bunlar itina ile oltadan kurtarılır ve serbest bırakılırlar.

E) Yunus balıklarının 30 Eylül 1973 tarihine kadar her ne suretle olursa olsun avlanmaları yasaktır.
F) Deniz kaplumbağalarının bütün Akdeniz ve bilhassa Doğu Akdeniz Bölgesinde stokları çok azalmış olduğundan stokları yeniden teşekkül edinceye kadar bulundukları bütün bölgelerde ve her mevsimde avlanmaları yasaklanmıştır.
G) Siyah havyar balıklarına ait av yasakları: Siyah havyar ve buna paralel olarak da asgarî 150 tonun üzerinde bulunan Mersin balığı istihsalimiz son yıllarda uygunsuz avcılıklar dolayısıyla yok denecek kadar azalmış, hatta Mersin balıklarının vücut ağırlığına nisbetle fazla havyar veren bazı türlerine yıllardan beri hiç rastlanamaz olmuşdur. Bu sebeple hiç olmazsa kalanlarının nesillerinin tamamen yok olmasını önlemek ve yeniden üremelerinin imkân ve vasatlarmı temin etmek ve siyah havyar veriminin artırılmasını sağlamak amacıyla:
1 - Yeşilırmak - Kızılırmak Bölgesindeki Ünye - Alaçam arasında :
Ünye'nin takriben 10 Km. batısında Curi deresi ağzından başlayarak Kuzey istikametindeki K. 41° 19' 00", D. 37' 13' 00", mevkiine buradan Kızılırmak ağzından Bafra burnu açıklarındaki K. 41° 50' 45", D. 36° 00' 00" mevkiine buradan da Gerze Körfezinde Alaçam'ın Kuzey istikametindeki K. 41° 47' 16", D. 35° 31' 24", buradan da Alaçam'ın takriben 7 km. batısındaki Gümenüs Köyüne kadar uzanan burunlardanitibaren 6 mil mesafelerinden geçmekte olan sahil şeridi ile,
2 - Sakarya Nehri bölgesinde Akçakoca - Kefken arasında:
Akçakoca'nın takriben 5 km. doğusundaki Ayazlı Köyünden başlamak üzere Kuzey istikametindeki K. 41° 12' 08", D. 31° 10' 00", mevkiinden Kefken bölgesindeki K. 41° 17' 56", D. 30° 23' 46" mevkiine, buradan da Dikili Burnuna kadar uzanan 6 mil genişliğindeki sahil şeridi boyunca olmak üzere, 1973/1974 av yılında ve gelecek yıllarda da karasularımız dahilinde ve bu sahalara dökülmekte olan Sakarya, Yeşilırmak gibi nehirlerimizde (nehirleri içinde) ve bilhassa Mansap Bölgelerinde, Her ne tip ve şekilde olursa olsun Trawl - Tro (Sürütme) veya benzeri, Karmak yemli veya yemsiz paraketa veya benzeri (Dipli veya yüzen), 26 mm. den daha küçük gözü olan palamut ağı, kötek ağı, kalkan ağı, 10 parmak ağı, 12 parmak ağı gibi her tip ve her çeşit uzatma, çevirme, çekme ağları gibi av aletleri ile avlanmaları, bu tür balıkların avcılığı için nehirlerin ağızlarında ve içlerinde karmak sistemi tatbik etmek ve her ne maksat ve şekilde olursa olsun bilhassa Sakarya, Yeşilırmak, Kızılırmak nehirleri üzerinde muvakkat veya daimî şekilde germe, çit, set ve benzeri manialar kurmak suretiyle her ne boy ve ağırlıkta olursa olsun Çip, Mersin, Karaca, Kolan, Çiğa, Mersin Morinası, v.b. isimlerle anılan her tip siyah havyar balıklarının bütün sene avlanmaları, balıkhanelerde satışları, parekendeci satıcılara intikalleri ve satıcılar tarafından satılmaları yasaktır.
III - Van Gölüne dökülen sularda av yasakları :
Tatvan ilçesi dahilindeki Güzeldere, Van merkezî dahilindeki Mermit, Erciş ilçesi dahilindeki Haydarbey, Ahlat ilçesi dahilindeki Karmuş çayları ve bunların mansapları ile, diğer çaylarda ve sularda avcılık yapılması yasaktır.
IV - Balıklandırma ile ilgili yasak:
Göl, baraj gölü, gölet, akarsu ve benzeri yerlerin, ilmî etüdü yapılıp, en uygun balık türü tespit edilmeden balıklandırılmaları fayda yerine millî ekonomimiz için, çok kere telafisi müşkül ve hatta imkânsız zararlar doğurabileceğinden Tarım Bakanlığının izni alınmadan balıklandırılmaları yasaktır.
Keyfiyetin, bu sirkülerin yayını tarihinden itibaren yürürlükten kalkan Ticaret Bakanlığınca 2 Nisan 1973 gün ve 14495 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış bulunan, Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesine dair 31 No. lu sirkülerin yerine kaim olmak üzere, özel ve tüzel kişiliğe haiz balıkçı ve süngercilere, balıkhanelere, balık nakil ve satışı ile iştigal edenlere, Bakanlık Teşkilâtımız ile bilûmum idare ve Zabıta Teşkilâtına mevzuat hükümlerinin yerine getirilmesi hususunda gerekli tedbilerin alınması tebliğ olunur.


Temel bir kural olarak 1973 ten 1995 senesi yayınlanan ilk Amatör sirküler olan 29/2 ye kadar bu şekilde devam edilmiş, 1995 den 2004 yılına yani 36. Sirkülere kadar alabalık avcılığı konusundaki bu kural "Amatör balıkçılıkta(alabalık avı hariç) her türlü doğal(solucan, balık, böcek vs.) ve yapay yem kullanılabilir. Alabalık avında sadece yapay yem kullanılabilir. Doğal yemli olta ile alabalık(bütün türler) avcılığı yasaktır." şeklinde uygulanmış olup, 4 senelik bir dönem de ne yazık ki doğal yem ile doğal ala avına müsaade edilmiş ve 2008 in 9. ayından bu yana, yani 2/2 Tebliğ ile ve RASTGELE-DER in müracaatı ile eski kurala geri dönülmüştür.

Hiç tevazuya gerek görmüyorum ve açıklıyorum. "Akarsularda canlı yem kullanılarak alabalık avcılığı yasaktır." kuralının teklifini hazırlayan da benim.

Arkadaşlar,

Bir de ricam var.
google.com u tıklayın ve artificial bait only rules fish trout fishing kelimelerini yazıp, aratın.
Tüm dünya ülkeleri Alabalıklarının avı için neyle avlanılmasına izin vermektedir sorusuna kendiniz cevap bulun.

Sevgili arkadaşlar,
Bırakın bunları da; sularımızda azaldığı gerekçesi ile Amatör Balıkçıya 3 Adet/gün ile sınırlandırılan Doğal Alabalık avının Ticari Avcıya zaman ve boy yasağına uymak kaydıyla, ancak sınırsız sayıda avına izin verilmiş olmasını yorumlayalım. Bu konuda kafa yorup, doğal alabalıklarımızı ticari bir tür olmaktan nasıl kurtarabileceğimizi düşünelim.


Tıklayın linki http://www.bsgm.gov.tr/mevzuat/Teblig_2_1.pdf Alabalık Avcılığı 38. maddeyi okuyun lütfen.

Aynı iddiam yayın balığı için de geçerlidir. Madem azaldığı var sayılıyor, amatöre 1 adet/gün sınırı konuluyor da neden ticari avcının limitsiz avına izin veriliyor?

Gerçek amatörlere saygılarımla.

NOT:
Biraz uzun oldu. Kusuruma bakmayın. Kısa yazacak kadar vaktim yoktu. :-))
 
Arkadaşlar,

Sanırım daire serverimizin yeni ayarları nedeniyle yukarıda olan ve uzunca yazdığım mesajımda yapmak istediğim bazı düzeltmeler için giriş yaptığım zaman mesajımın bir kısmı yok oldu.

Az evvel evdeki bilgisayarımdan yukarıdaki mesajımı düzelttim.

RASTGELSİN.
 
Hiç tevazuya gerek görmüyorum ve açıklıyorum. "Akarsularda canlı yem kullanılarak alabalık avcılığı yasaktır." kuralının teklifini hazırlayan da benim.

Biraz uzun oldu. Kusuruma bakmayın. Kısa yazacak kadar vaktim yoktu. :-))

Sakıncası yoksa bu kardeşin 'biraz daha kısa' yazmanızı rica edecek. Zira tavazunuzun üstüne basılarak ifade edilişine de aklı ersin ister.:)

Soru şu; neden akarsular?

Göllere ne oldu veya olmuş muydu? Örneğin içerisinde ismi ile müsemma endemik tür barındıran Abant, yurdun herhangi bir akarsuyundan -hangisi olursa olsun farketmez- daha mı az önemli? Onlarca doğal alabalık barındıran akarsu varken güzel ülkemde kaç tane Abant var? Geçen yıl güya Abant yüzünden az daha kafamı kırıp gözümü çıkarmaya hamleden abimiz, o göğüs kabartan teklifinde Abant'ı unuttu mu?

Hem; avlanma limitleri aynı kalmak kaydıyla, bir dostumun ifadesiyle, kendi akarsu yatağından alınmış bir kurtcuk, larva veya bir solucan aynı akarsuda alabalık için yem olarak kullanılırsa ne olur? Sahi ne olur?

Yahut; göllerde ne olmaz?:)
 
Sakıncası yoksa bu kardeşin 'biraz daha kısa' yazmanızı rica edecek. Zira tavazunuzun üstüne basılarak ifade edilişine de aklı ersin ister.:)

Soru şu; neden akarsular?

Göllere ne oldu veya olmuş muydu? Örneğin içerisinde ismi ile müsemma endemik tür barındıran Abant, yurdun herhangi bir akarsuyundan -hangisi olursa olsun farketmez- daha mı az önemli? Onlarca doğal alabalık barındıran akarsu varken güzel ülkemde kaç tane Abant var? Geçen yıl güya Abant yüzünden az daha kafamı kırıp gözümü çıkarmaya hamleden abimiz, o göğüs kabartan teklifinde Abant'ı unuttu mu?

Hem; avlanma limitleri aynı kalmak kaydıyla, bir dostumun ifadesiyle, kendi akarsu yatağından alınmış bir kurtcuk, larva veya bir solucan aynı akarsuda alabalık için yem olarak kullanılırsa ne olur? Sahi ne olur?

Yahut; göllerde ne olmaz?:)



Nuri bey kardeşim,

Duruma göre değişse de kısa yazmamın bir sakıncası şimdilik yok.
O mesajın uzun olmasının sebebi 1973 senesi yayınlanan ilk Tarım Bakanlığı Sirkülerinin tamamını da alıntılamış olmamdı.

Sen her zaman ki gibi tüm önyargını da katarak kendi sorularının bir kısmına cevap vererek ilerlemektesin ki, daha önce de yazdığım gibi bu belki senin ruhunu rahatlatan bir durum ama bana göre pek hoş bir hal değil. :(

Benim teklifim ilk sirkülerden 2004 e kadar olduğu gibi doğal alabalıklarımızın tüm iç sularımızda yapay yemle avlanılmasına izin verilmesi, doğal yem ile avının tüm dünyada olduğu gibi bizde de yasaklanmasıydı. Umarım göllerdeki bölümü de bu seneki düzenlemede yer alır. :)

Son sorunun cevabını bir çok kez farklı yerlerde kendimce verdim. Araştırırsan bulursun. Ayrıca şunu da araştır hele, onların iç sularında da suya bağımlı yaşayan böcekler ömür sürmekteyken, neden diğer ülkelerde de doğal alalar için sadece yapay yem ile avlanmaya izin veriliyor?

Bak bu simili kısaca anlatıyor aslında. hooked

Hoşuma gitmeyen, keyif almadığım durumlarda kısa keserim Balli Nuri kardeşim. ;)

NOT:
"Soru şu; neden akarsular?"Dedikten sonra kafana göre takılmasan cevabım çok daha farklı olabilirdi.
 
Nuri bey kardeşim,

Yazdığını tekrar tekrar okudum da, sana bir teklifim var.

Bana e-posta adresini yaz.
Sana Abant ile ilgili sorularına cevap niteliğinde olan, yaptığım/ız girişim ve belgeleri vereyim.
Onları oku, incele, kendince yorumla.
Sonra da eğer arzu edersen Abant ile ilgili olarak bana yönlendirdiğin, hani o formatını beğenmediğim sorularına cevap olarak, kendi elinle, yine bu başlık altında kendin yayınla veya sende kalsınlar. Karar senin.

Ne dersin?

Kardeş, bilesin ki her kişi yaptığıyla anılır, klavye ardında yazdığıyla değil.


NOT:
Hani demem o ki; Abant yüzünden kim ya da kimler kafanı kırıp gözünü çıkarmaya hamle etti bilmem de yazıştıklarımızı ben de unutmuş değilim. :)
http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?p=828291#post828291
 
Hiçbir şey demeden, her bir şeyi demek istemek.

Yazık bana, vallahi günah. 3 gram bal için 3 kg. keçiboynuzu yedirince benim kazancım ne olacak, senin karın ne bir anlasam? Bırak kalsın, zahmet etmeyesin. Nasıl olsa yurdum insanına pratikte hiçbir anlam ifade etmeyen, elin ecnebisinin aklı ve vicdanıyla şekillenmiş “sahte/yapay yem" gün gelir işte böyle Abant’ta Abanticus’a –pardon duvara- toslar. Bizler de bakarııııız.

Şu da var; yarın- öbürgün göller de bu işe dahil edilir herkes/her şey rahatlar, öyle ya.;)

-Kendi lisanımızla tabi ki- “Abant Yok Olmasın” dediğimizde, hamle edildikti. Olsun, canın sağolsun yine de. Biz de yaşıyoruz sonuçta, hayattayız. Suçlama ve yargıdan gayri bir cümlen olaydı sayın abim, yarama merhem edeydim bari.
 
Hiçbir şey demeden, her bir şeyi demek istemek.

Yazık bana, vallahi günah. 3 gram bal için 3 kg. keçiboynuzu yedirince benim kazancım ne olacak, senin karın ne bir anlasam? Bırak kalsın, zahmet etmeyesin. Nasıl olsa yurdum insanına pratikte hiçbir anlam ifade etmeyen, elin ecnebisinin aklı ve vicdanıyla şekillenmiş “sahte/yapay yem" gün gelir işte böyle Abant’ta Abanticus’a –pardon duvara- toslar. Bizler de bakarııııız.

Şu da var; yarın- öbürgün göller de bu işe dahil edilir herkes/her şey rahatlar, öyle ya.;)

-Kendi lisanımızla tabi ki- “Abant Yok Olmasın” dediğimizde, hamle edildikti. Olsun, canın sağolsun yine de. Biz de yaşıyoruz sonuçta, hayattayız. Suçlama ve yargıdan gayri bir cümlen olaydı sayın abim, yarama merhem edeydim bari.


Sinirlenince bir çok açık veriyorsun Nuri kardeşim. :)

Gel senin anladığın anlamda bir örnek vereyim.

Biliyorsun, o yurdum insanı TIRIVIRI'yı da pek sevdi.
Hem o gavur icadı da değil.
Anadolu insanının icadı. Öz malımız yani.
Ne dersin onun imalinden, kullanımına kadar yasaklatmak için verilen uğraşta yanlış mıydı?
Serbest oluvereydi ha. Ne dersin?
Şimdi bizim insanımız pratiktir ya.
Misinayı al, makaraya sar, kamışa uygula, köstekti, bedendi, iğneydi .... uğraş dur.

Yahu ne gereği var?
Al bir paket ipi. Tak ucuna TIRIVIRI'yı. Avlan yurdum insanı.

Bu TIRIVIRI'yı yasaklatmak için uğraşanların da kesin bir çıkarı, karı vardır ya ....
:D

Benden sana merhem olmaz kardeş.
Art niyetini, önyargını bir yana koy da gel.

Ben yine de senden e-posta adresini beklerim.
Yani sözümün ardındayım bilesin. :)

Sormadan olmayacak.
Sen hiç son yıllarda ABANT'ta avlandın mı?
 
değerli kardeşim güzel olmuş .izmirde yaşayan bir elazığlı olarak çok hoşuma gitti yılda bir kere gelip oralarda avlanmaya çalışıyoruz.uygun olursa yerini tarif edermisin
 
son fotodaki alabalık sanki kırmızı benekli ile deniz alası (labrax) arası bir melez gibi duruyor?
 
Back
Yukarı