Bazı günler, mevsimler vardır, beklemek bir şey getirmez. Getirmeyeceği malumdur. Cuma, bilhassa cumartesi bötyle günler değildi. Bekleyenler, bir şekilde karşılığını aldılar..
Palamut olsun, çinekop olsun yatak yapmayan boyuna gezen balıklar. Yatak yapmaz değil, ama bir keresinde, unkapanındaki fıskiyenin orada yapmışlardı. Gırgırlar daldılar, yasak filan demediler.. Yani, yapacak olsada yaptırmazlar.
Devamlı gezdikleri için, ne zaman nerde olacakları bilinmez. Ama gezerken öyle 3-5 kişi kol kola girip değil, bir alayın intikali gibi gezerler. Koca sürü.. Bir gırgıra vs. denk gelmezlerse, kolay kolay bitivermez. 1-2 saat isteyen herkese balık verirler..
Bunun espirisi de bu. Elbet, her yer, her köşe değil, ama belli başlı yerler, bekleyenlerin mutlaka yüzünü güldürür.. Mesela, galata köprüsünde, boğaza bakan tarafta iseniz, palamutu, çinekopu toplarsınız, gelince.. Bizim gibi, diğer yüzünde iseniz, çinekop takımını su üstü yapacak kadar divane ben gibi bir balıkçı ve ona atlayacak kadar şaşırmış bir palamut gereği doğar..
Pazar'a sabahladık, haliç tarafında. Sabaha kadar tık yok. Sabaha karşı öyle şaşkın bir palamut ve bir kaç çinekop.. Arkamızdakiler, patır patır topladılar, 2-3'er.. Biz de arada dönüp seyrettik.. Eee, nedir?
Başta dedim, Sarayburnu'nda bekleyelim.. Biri gaza getirdi, 5 tane aldım köprüde.. Toplandık gittik. Meğer, 5 tane kıraça almış

oymuş bizi çağırdığı.. Neyse, öbür tarafa mevzilendik. Biraz gidelim ısınalım vs. dedik, gel bu taraf yerleş, hem bizim malzemelere de bakarsın.. Olmaz filan.. Biz o tarafa gittik.. Sonrada karşıya geçmek nasip olup akla gelmedi, zaten soğuk vs.. Bir daha eşyayı toplamak imkanı olmadı.. Her neyse. Ama sabah oldu, köprüye bakanlar nevaleyi doğrulttu haliyle. Bizde seyrettik, bol bol.. Son dk. da, giderken, Salih Usta'ya uğradım, bi çay söylese de içsem diye.. Yer gösterdi, "Giriyorsan, aha gidiyor arkadaş.." Girdim, çapariyi salladım, 4-5 defa.. 3-4 palamut, 4-5 çinekop aldıkta, hanımın kamışı yedirmesi tehlikesini atlattık.. İnanın, "Ahada bunları tuttum" diye balıkçıdan alacak para filanda yoktu üzerimde. Öyle bom boş gitseydim, kesin yedirirdi kamışı, çantayı filan bizim hanım..