Gırgırlar boğazı kesmiş

mahir amcacım her dedigine eyvallah gecen hafta kadıköy çarsıya yemlik almaya indim defneleri 7-10 ytl civarı satıyorlar acaba bu işi bizmi bilmiyoruz bu trolcülermi yoksa bu karakteri bozukların işinemi gelmiyor istavrit aldım bşr kilo defnelerden büyük mahir amcacım ben buna şimdi neden kartşı çıkmayayım?**
 
Son düzenleme:
Yunanistan bir sene boyunca balıkçılarına bir tür işsizlik sigortası ödeyerek 1 yıkl av yasağı getirmişti ve oldukça verim aldılar. Bu bir yıl süresince de tüm profesyonel balıkçılarını ücretsiz olarak ve ücretini ödemek koşuluyla amatör balıkçılarını bir eğitime tabi tuttu. (Balık avlamanın kuralları, hangi tekniğin ne kadar ve nasıl uygulanması gerektiği, aksi taktirde neler olacağı...)
Bizde de olsa keşke....
1 yıl nadasa bırakabilsek denizlerimizi....
 
ulas demiş ki:
Yunanistan bir sene boyunca balıkçılarına bir tür işsizlik sigortası ödeyerek 1 yıkl av yasağı getirmişti ve oldukça verim aldılar. Bu bir yıl süresince de tüm profesyonel balıkçılarını ücretsiz olarak ve ücretini ödemek koşuluyla amatör balıkçılarını bir eğitime tabi tuttu. (Balık avlamanın kuralları, hangi tekniğin ne kadar ve nasıl uygulanması gerektiği, aksi taktirde neler olacağı...)
Bizde de olsa keşke....
1 yıl nadasa bırakabilsek denizlerimizi....
kırmızı kar yagdıgında belki olur:( :( :( :( :(
 
mahir türköz demiş ki:
yok o bogaz turu attıranların daha önce balıkçılık yaptığını zannetmiyorum.çünki o yekneler ki şimdi onlar TURYOL diye bir koop. oldular
geçmişte karaköy eminönü vekadıköy arasında tine daha ufak teknelerle insan tasırlarmış.
Tabi şuanda mesela GÖKSU deresinde LÜFER tekneleri var ama onların geçmişini Mahir amca daha iyi bilir ,belkide arkadaştırlar.


Adaşım

İnce bir dokundurma yapmışsın ama boşa gitmiş.:)

LÜFER, KAPUDANE ve benzeri teknelerin 1-2 no.lu olanları balıkçı teknesiydiler,doğru.
Ancak bu teknelerin yaptığı balıkçılık, balık nesline karşı kesinlikle bir tehlike oluşturmuyor.
Onlar uzatma ağı atıyorlar ve (belki ileride BALIK AĞLARI konusu açarak bunları size anlatırım) bu ağlar asla yavru balık yakalamaz.
Balıkların çeşit ve miktar olarak azalıp çoğalmaları, avcılık yanında çok çeşitli etkenlere de maruz.
Balıkların azalmasını sadece aşırı veya bilinçsiz avcılığa bağlamak, son derece yanlış ve ilmi bir yaklaşım değil.
Yakup Hocam bu konuda arzu edenlere daha geniş ve ilmi bilgi verebilir sanıyorum.
...
Gelelim yine lüfer teknelerine, onlar da artık, eskisi gibi boğazda ağ atamadıkları, voli çeviremedikleri için bu işlere döndüler, ruhsatlarını değiştirdiler.
Neden ağ atamıyorlar?
Her yer şamandıra dolu.Ağ bağlayacak yer kalmadı.
Neden voli çeviremiyorlar?
Bütün voli mahalleri, özel yatlar tarafından işgal edilmiş.
Bunların devlete kaç kuruş verdiklerini de ben bilmiyorum.:rolleyes:
Vs vs vs.
 
erdemyılmaz demiş ki:
mahir amcacım her dedigine eyvallah gecen hafta kadıköy çarsıya yemlik almaya indim defneleri 7-10 ytl civarı satıyorlar acaba bu işi bizmi bilmiyoruz bu trolcülermi yoksa bu karakteri bozukların işinemi gelmiyor istavrit aldım bşr kilo defnelerden büyük mahir amcacım ben buna şimdi neden kartşı çıkmayayım?**

Erdem

İşte buna karşı çıkalım.
Minik balıkları tutanları değil yalnızca, satanları da şikayet edelim.
Ama yine söylüyorum emin olmalıyız.
Size bir hatıramı anlatayım.
1969 yılında Diyarbakır'da askerlik yapıyorum.
Kolorduya karpuz alınıyor, şartnamede 2 kg.dan az olmayacak.... vs yazıyor.
Adam getirmiş karpuzları dökmüş ortaya.
Ufacık karpuzlar.
Biri dedi ki -Teğmenim bunlar çok küçük, kabul edemeyiz.
Bana da öyle görünüyor ama ezbere olmaz ki, tartalım bakalım.
Al bir tane tart , tam iki kilogram.:p
Başka tartalım.
Tartalım, 2 kg.:)
Hepsi tornadan çıkmış gibi 2 kg. yani şartnameye uyuyor, senin küçük demen boş.
Keselim bakalım ham mı olmuş mu?
Keselim, teğmenim, sen anlarsın seç bir tane.
Biz de her şeyden anlıyoruz ya seçtik bir tane, pat küt ötüyor.
Kes bakalım, kestik, kan kırmızı kurabiye.
Vay anasını, eve alırken seçsem, böylesini bulamam.:eek:
Bir tane daha kes. o da öyle.
Tamam arkadaş teşekkür ederiz, her zaman böyle karpuz getir.
...
Geçenlerde Melih Reis arkadaşımızın başına gelmiş.
bir büyük mağazada (hipermarket diyorlar, ben büyük mağaza diyorum.) çok küçük lidakiler görmüş,satıcıya çıkışmış, müdürünü çağırtmış,ona da söylenmiş.
Tamam demişler, hallederiz.
İki üç gün sonra aynı yerde aynı boy balıklar yine satılıyor.yine postayı koymuş ama adamlar bu sefer hazırlıklı.
Çıkartmışlar sirküleri, çıkartmışlar cetveli. ölç bakalım, ölçmüşler, yasal boy.
Diyecek bir şey yok tabii ki.
...
Ben mahcub olmamak için önce emin olalım diyorum. yoksa ne gırgırın avukatıyım ne de başkasının.
 
erdemyılmaz demiş ki:
valla büyükleri için öyle demiyorlar abi hatta şiddetle o teknelere sövenler bile var zamanında balıgı bitirdiler şimdi yolcu taşıyorlar diye..ben söyleyenlerin yalancısıyım

İşte onlar da bilmeden sövüyor ve günaha giriyorlar.:confused:
 
REİS demiş ki:
Adaşım

İnce bir dokundurma yapmışsın ama boşa gitmiş.:)

LÜFER, KAPUDANE ve benzeri teknelerin 1-2 no.lu olanları balıkçı teknesiydiler,doğru.
Ancak bu teknelerin yaptığı balıkçılık, balık nesline karşı kesinlikle bir tehlike oluşturmuyor.
Onlar uzatma ağı atıyorlar ve (belki ileride BALIK AĞLARI konusu açarak bunları size anlatırım) bu ağlar asla yavru balık yakalamaz.
Balıkların çeşit ve miktar olarak azalıp çoğalmaları, avcılık yanında çok çeşitli etkenlere de maruz.
Balıkların azalmasını sadece aşırı veya bilinçsiz avcılığa bağlamak, son derece yanlış ve ilmi bir yaklaşım değil.
Yakup Hocam bu konuda arzu edenlere daha geniş ve ilmi bilgi verebilir sanıyorum.
...
Gelelim yine lüfer teknelerine, onlar da artık, eskisi gibi boğazda ağ atamadıkları, voli çeviremedikleri için bu işlere döndüler, ruhsatlarını değiştirdiler.
Neden ağ atamıyorlar?
Her yer şamandıra dolu.Ağ bağlayacak yer kalmadı.
Neden voli çeviremiyorlar?
Bütün voli mahalleri, özel yatlar tarafından işgal edilmiş.
Bunların devlete kaç kuruş verdiklerini de ben bilmiyorum.:rolleyes:
Vs vs vs.

Mahir Abi açıklamaların için tesekkürler .....
 
REİS demiş ki:
Suat

Sen nerelerdesin ve nasılsın, afiyette olmanı dilerim.
...

Bu işin aslı şu:

Bizi yaratan Allah, o balıkları da biz istifade edelim diye yaratmış, insana da akıl vermiş ki fizik gücünün yetmediği zorlukları aklıyla aşabilsin.
İnsanlar da akıllarını kullanıp zaman içinde gitgide gelişen gırgırla balık avlama tekniğini bulmuşlar.
Şimdi de balıkçılar, denizde balık olan yerleri elektronik cihazlarla tesbit ederek balıkları yakalıyor ve insanların istifadesine sunuyorlar.
Buraya kadar söylediklerimde prensip olarak yanlış bir şey var mı?
Siz neye karşı çıkıyorsunuz?
Balıkların yakalanmasına mı, yoksa aşırı avcılık yapılıyor, balıkların nesli tehlikeye giriyor, mu diyorsunuz?
O gördüğünüz gırgırlar, hangi balığı tutuyor, minik yavruları tutuyorlarsa hep beraber karşı çıkalım, yok eğer sadece balık tutuyorlar veya çok tutuyorlar diyorsanız, bunun nesine karşı çıkacağız?
Ne kadar çok balık tutulursa o kadar ucuz olur ve fakirler de yiyebilir.
Zaman zaman latife olarak kullandığımız gümüş oltayı, eğer gırgır balık tutmasa nereye atıp da balık tutacaksınız.
Gümüş oltanın çalışması için daha önceden gırgırın balık tutmuş olması lazım.
Yok, bunların hiçbiri değil, bizim tutacağımız üç beş balığı yakalıyorlar diyorsanız, kusura bakmayın bunun adı bencillik'ten başka bir şey değil.
...
Aletler bizatihi zararlı veya kötü değildir.
Bizim onları kullanış şeklimize göre iyi ya da kötü olurlar.
Mesela ekmek kesmek için bıçak iyi bir alettir, ama bir insanı yaralarsanız aynı bıçak, suç aleti olur.
TV, cansız bir makinedir.
Faydalı, güzel programlar seyrederseniz istifade edersiniz.
Abuk sabuk, ahlak dışı vs yapımlar seyrederseniz TV zararlı olur.
...
Trol da hepimizin karşı çıktığı trol, aslında modern bir av aletidir.
Diğer sistemlerle yakalanamayan balıklar veya deniz mahsulu trolla yakalanır.
Ama bunu veya diğerlerini yanlış kullanırsanız, bilinçsiz kullanırsanız, trol denizlerimizi kurutan bir bela olup çıkar.
Bu farkları tefrik edelim.
..
Erdem yakınıyor.
gırgır sahile çok yakındı şikayet ettim, 11 metreden derinse su, rıhtımın dibinde bile çevirmesi yasal, dediler, diyor.
E peki kardeşim, ben de yukarıda bunu anlatmaya çalışmıştım, bilmeden şikayet edersen, hem şikayet boşa gider, hem de bunlar çoğaldıkça, yalancı çoban misali bundan sonraki şikayetlerimize kulak asan olmaz.
...
Balık yakalamak ve çok balık yakalamak kötü bir şey değildir,ayrıca herkes kısmetini yer.
Daha çok şey söylenebilir ama konunun özü bu.
Bilmem anlatabildim mi?

Yasalar elveriyor diye yanlışlıklara göz mü yummalıyız? Tepki göstermeliyiz ki yasalar da o yönde değişebilsin ileride.
 
mahir amcacım birşey soracagım benim cocuklugumda Poyraz'a Riva'ya giderklen kıyıdaki dalyanları görünce Beykoz'a geldigimizi anlardık şimdi malesef onlarda yok artık ben bunu hep merak ettim o kalkan dalyanlarına ne oldugunu(muhtemelen kalkan tükendigi için)fakat benim bildigim kalkan dip balıgı bunuda bir gırgırın yapması zor gibi geldi bana yoksa farklı bir şekildemi tükendi bu balık
 
aspero_u demiş ki:
Yasalar elveriyor diye yanlışlıklara göz mü yummalıyız? Tepki göstermeliyiz ki yasalar da o yönde değişebilsin ileride.

Benim yazılarımdan bu mana mı çıkıyor?

Hay Allah, Türkçeyi iyi bilip, iyi kullandığımı sanıyordum.
Demek ki kendimi dil konusunda da biraz daha eğitmem gerekiyor.:confused:
 
erdemyılmaz demiş ki:
mahir amcacım birşey soracagım benim cocuklugumda Poyraz'a Riva'ya giderklen kıyıdaki dalyanları görünce Beykoz'a geldigimizi anlardık şimdi malesef onlarda yok artık ben bunu hep merak ettim o kalkan dalyanlarına ne oldugunu(muhtemelen kalkan tükendigi için)fakat benim bildigim kalkan dip balıgı bunuda bir gırgırın yapması zor gibi geldi bana yoksa farklı bir şekildemi tükendi bu balık

Erdem

Beykoz'da Yeniköy'de ve daha birçok yerde dalyanlar vardı.
Şimdi ne yazık ki yoklar.
Aslında dalyanlar, kalkan için değil, kıyıdan sürüler halinde geçiş yapan pelajik balıklar için kurulurdu.
Yani, uskumru, torik,palamut, orkinos vs.

Daha önce de dediğim gibi hiçbir şeyi tek sebebe bağlayamayız.
Bunun da pek çok sebebi var.
Eskiden, (40-50 sene önce) Orkinos çoktu.Torik palamut da öyle.
Uskumru her yıl Karadeniz'le Marmara ve Ege arasında göç yapardı.
Lüferler hakeza.
Orkinos diğer balıkları sıkıştırır, onlar da can korkusundan kıyılara sokulurdu.
Torik, Kasım ayında boğazda yatar, Karadeniz'den gelen uskumru ve istavriti altına alır, Marmara'ya inmesine izin vermez, sabah ve akşam yemlenirdi.
Biz de hem torikleri hem de uskumru, istavrit gibi ufak balıkları tutardık.
Şimdi orkinos kalmayınca balıklar Karadeniz'e çıkarken kıyılara sokulmak ihtiyacı duymuyor, açıktan gidiyor, dolayısıyla dalyanlara girecek balık da olmadığından ve her konuda her zaman var olan diğer sebeplerden dalyanlar artık kurulmuyor.
Aynı şekilde voli yerleri de yok oldu.
Pazar günü inşallah herkes balık tutarken, ben sana tutulmuş balık hikayeleriyle, bunları anlatırım.:p
 
inşallah mahir amcacım
 
Sevgili mahir abi diyorsunki balık bol iken avlanmak lazım, tamam buraya kadar senle aynı fikirdeyim ama gözünü cıkartmamak şartıyla dimi.Biz toplum olarakmı bilmem birşey buldukmu kökünü cıkarırız sana örnek şu ara hamsi karadenizde 0.25 krş a kadar düştü dükkanlarda 1-2 ytl ye satılıyor fazlasıda yem oluyor peki seneye ne olacak düşünmüyorlar.

Zamanında bu boğazı orkinoslar beklerdi bilirsin nerdeler peki..Bilinicsizce avlanıp japonlara gitti.

Nerdenmi biliyorsun diyeceksin benim dayım (babamın dayısı) boğazda söndüren kaptanı idi babam küçükken palamut u yem yapıp orkinos avlarlarmış boğazda ordan bilirim. Babamda üsküdar da halen balıkcılık yapmakta o bile artık lanet ediyor bu insanlara.Koskoca denizler bittide boğazmı kaldı vah halimize vahhhhhhhh...
 
ya abiler bu işe hasta oluyorum hele tezgahtaki minicik yaprakları görüyorumya acıyorum ülkemizin deniz kaynaklarına:( boğaz girişinde vuruyorlar balığın gözüne allah bu denizlerimizin sonunu hayır etsin.................:(
 
kral balıkçı demiş ki:
ya abiler bu işe hasta oluyorum hele tezgahtaki minicik yaprakları görüyorumya acıyorum ülkemizin deniz kaynaklarına:( boğaz girişinde vuruyorlar balığın gözüne allah bu denizlerimizin sonunu hayır etsin.................:(
aminnnnnnn
 
:) Mahir abimin düşüncelerine katılıyorum, her meslekte olduğu gibi ,ekmeğini balıkçılık yaparak çıkaranlara, onların emeğine ve ekmeğine tabiiki saygılı olmak zorundayız, onlarında uymaları gereken sirküler var ve onlarında gelecek için korkuları olmalı.
 
küçücük yaprakları çinekopdiye satıyorlarya bence bizim insanlarımızda buna çanak tutuyor eskiden çinekoptan küçük balıklar defne yaprakları tezgaha düşmüyordu şimdi çinekop diye satılıyor. çinekoplarda sarıkanat diye gazlanıyor
benim görüşüm bunu ferdi olarak önlemenin yolu bu küçük yapraklar satın alınmazsa tezgahada düşmez herkesi duyarlı olmaya çagırıyorum en azından üstümüze düşeni yapabiliriz saygılar
 
merhaba

uzun zamandır siteye giremiyordum Öncelikle herkese merhaba , Ben doğma büyüme beykozluyum - Kendimi bildim bileli de bu durum sürer gider.Hepimiz biliyoruz ki birgün ciddi bir kaza olacak ve önlem alınacak . ben artık paşabahçe de ( gırgır bölgesi ) avlanmıyorum - çünkü balık çekemiyorum.Artık balığa gidersem Çubuklu ya gitmeye başladım...
 
Back
Yukarı