Bu düşünce biraz yanlış. Amatör balıkçılıkla da bu balık bitebilir. Sahillerde balığın olduğu yerlerdeki kalabalığı düşününce, o kadar iyimser olmamak lazım.
Kaç balıkçı var, kaçı ne kadar tutuyor, bunlara dair sağlam istatistikler yok. Ama gözlemlerimiz, olayın gayet ciddi rakamlara çıkabileceğini gösteriyor.
Tahminim, günde en az bir gırgırın verebileceği kadar zaiyat veriliyordur.
Olayı biraz daha iyi anlamak için şu örneği vereyim. Amerika'da Atlantik kıyısında bazı yerlerde tutulan lüferlerin %70'i, amatörler tarafından yakalanıyor. Balık üzerindeki baskıyı amatörler ortaya koyuyor. Çok ciddi denetlemeler vs. var ve durum genede bu.
Bizde de bilhassa ufak yaprakların avında amatörlerin ciddi bir baskı oluşturduklarını düşünüyorum şahsen. Özellikle bunların azıp saldırganlaştığı durumlarda, çapariye bile patır kütür saldırıp toplanabildiğini düşünürsek, olayı daha ciddiye almak gerektiğini kabul edebiliriz.
Bu nedenle amatörler olarak bizimde duyarlı olmamız gerekiyor. En azından yaprakları geri salmak, salmıyorsakta, denk getirdik diye düşünüp kovaları doldurmaktan imtina etmek gerekiyor. 5 kg limitimiz var. Amatörlerin %80'i bu limiti iplemiyor zaten. Ama en azından bizler, bu hususta 5kg değilde, bir öğünlük olsun demek, dondurucuyu doldurup yıl boyu yiyeceğiz diye abanmamak durumundayız. Bu sadece 20cm altı değil, tüm hepsi için geçerli.