



Nihayet bu haftasonu işlerimi ayarladım ve eşimle beraber balığa çıktık.Niyetim bizim ufaklığıda götürmekti,geceye kalma durumu olunca ve hava da biraz serinleyince Hüseyin'i annemlere bırakıp Çeşme yolunu tuttuk.Yaz başında tesadüf eseri gittiğimiz Dalyan limanında gördüğüm koca koca levreklere göz dikmiştim.Bütün hazırlıklar bu yöndeydi, yem olarak bolca tuzlanmış taze sardalya aldım, bu bölgede levrek için en iyi yemmiş,extradan boru kurdu,sülünez,mamun vs.yanımıza ilave etmiştik.Oltaları ( dip kıbrıs ) attık ve kısmetimizi beklemeye başladık,malesef hep el kadar karagözler aldık,onlarıda denize geri yolladık,biri hariç çünkü onu havada bir kedi kaptı.Ama Allah var yukarıda, insanın eşiyle balığa gitmesi bir başka be arkadaşlar,sağolsun eşim çayımı eksik etmedi,sandiviç falan bayağı keyifliydi.Ne bileyim biz alışmışız kendimizi, bir gözümüz oltalarda aceleyle hazırlayıp yemeye.Neyse uzatmayayım ilerleyen saatlerde yemlere tık bile vurmaması beni büyük bir avcı balık konusunda umutlandırdı ama malesef hedefim olan levreklerle buluşamadım.Akşama doğru bir baktım bütün dalyan ahalisi kalamar avına geldi,bizde eşimle beraber biraz at çek yaptık,acemi şansı eşim 3 tane kacırdı, (bosluk verdiği için),sen ne yakaladın usta derseniz ben eşim kadar bile olamadım,bir tane kaçırdım,ama güzel kalamar var ilgilenenlere duyurulur.
Sonuç olarak balık konusunda belki fiyaskoydu ama eşimle beraber çok güzel 4-5 saat gecirdik, deniz havası aldık.