bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
bu gün için balığa gitmeye niyetlenip akşamdan hazırlığımı yaptım. kararlıyım, küçük balıkla uğraşmayacağım, ya büyük balık ya hiç. makinamda sarılı misinayı kontrol ettim, örgü misinanın ucundaki leader misinayı beğenmeyip kestim. önce klipsi doğrudan örgü misinaya bağlamayı düşündüm, ama sonra vazgeçip 0,28 asso DS florokarbondan 1 m. kadar bir leader bağladım. var gücümle çekerek düğümleri kontrol ettim. sabah ezan okunurken kalkıp yola düştüm.
dörtyol barınağına varıp oltayı suyla buluşturmam saat 6'yı buldu. ama benim planladığım yere gecen birisi gelip 4-5 tane yemli olta dizdiğinden farklı bir yerden atıyorum. bubble pen 80'le başlayıp rover 98 ve bubble walker'la devam ettim. bir saat kadar su üstü attım ama hiçbir takip ya da aksiyon yok, hatta barınak içinde balık kovalamacası da yok. oysa o kadar şartlanmıştım ki kepçeyi açıp ayağımın dibine koydum, hatta arabanın bagajında köpük kutu ve içerisinde buz bile hazır
sonra ümidimi kesip strike pro 206A kupes taklidi sahteyi denedim. çantamda ne kadar sahte, silikon, jig, kaşık derken bir saat daha geçti. sabah olmayan balık bu saatten sonra hiç olmaz dedim ama gene de bir taşın üzerine oturup bubble pen 80 hd13'le yavaştan yavaştan WTD yaparken bir taraftan da burnaz plajına gidip hafif jigle çatalkuyruk bebesi mi yakalasam diye düşünürken bir anda sahtenin tam altından kurşun gibi bir şey çıkıp bir anda sahteyi tamamen yuttu. otuduğum yerden nasıl kalktığımı bilemedim. makinanın kalaması 1-1,5 kg civarı balıklar için ayarlı olduğundan misina habire boşalıyor. kalamayı hafifçe sıkıp bir taraftan misina boşalıyo, bir taraftan da sarıyorum. balık habire misina sağmasına rağmen fazla açılamıyor. makinada 300 m. misina var, gerekirse akşama kadar balıkla oynarım, ama bir sıkıntı var. dörtyol barınağında avlananlar bilirler, barınağın giriş kısmında sabah saatlerinde sürekli tekneler girip çıkar ve çok yakınınızdan geçerler. bu yüzden bazen misinalar pervaneye kapılır. bu yüzden çok misina verip balığı açığa göndermek de istemiyorum.
birkaç dakikalık mücadeleden sonra balık biraz yoruldu ve sakinledi. bundan da cesaret alıp, 0,12 örgüye ve 0,28 assoya güvenerek kalamayı az daha sıktım ve balığı zorlamaya başladım. tahminimce kendime 10 - 15 m. kadar yaklaştırdım ama hala ne olduğunu, boyutunu göremiyorum. o ara balık yeniden hareketlendi ve bir anda öyle bir fişekledi ki ilk kez bir balık karşısında güçsüz olduğumu hissettim. kalama, misinayı biraz zorlayarak da olsa bırakmasına rağmen küt diye bir ses geldi ve misina boşaldı banghead banghead banghead eyvah dedim işte bu an yıkıldığım an, dizlerimin bağı çözüldü. kesin düğüm patladı diye düşündüm, ama misinayı toplayınca gördüm ki leader misina nasıl kopmuşsa düğümden değil, düğümün 50 cm kadar ilerisinden kopmuş. yapacak bir şey yok, baharda barınağın tabanına spin takımı gömmüştüm, şimdi de ucuna bir sahte gönderdim dedim eksik kalmasın. o ara sürekli balık kaçırmalarıma takılan Alişan aklıma geldi ve telefonla arayıp klasikleşen kaçırmalarıma bir yenisini daha eklediğimi haber verdim
sonra hemen yeni bir klips bağlayıp roverle devam ettim. az sonra kol boyunda iki balık jet hızıyla sahtenin sağından solundan dolanıp sahteye bir takla attırdıysa da iğneyi oturtamadım. bunu gören yandaki arkadaş hemen kamışa bir zargana topu takıp arkasına da bir silikon takıp atmaya başladı ama daha acemiymiş, bir iki atıştan sonra topu ve silikonu suda bırakıp ordan ayrıldı. ben de hemen onun yerine kondum. aslında saat 10'u geçiyordu ama ben şansımı zorlamalıydım. bir süre rover denedikten sonra bubble walker'a geçtim ve saat 11 oldu. bu saatte artık balık olmaz derken bir buçuk ay önce satıcının ısrarla abi bunu al, ben de kullanıyorum dediği ve bir deneme yüzüşü haricinde çantadan çıkmayan strike pro popper aklıma geldi. maksat değişiklik olsun.
sahte, rapala skitter pop'a benzer, kurbağa gözlü, nar çiçeği renginde. işin doğrusu almasına aldım ama iş yapacağına inanmadan aldım. sahteyi ilk atışta daha kamışı 3. vurdurmada yine 2 adet kol boyunda akya vurup havaya zıplattı, hemen sarmaya devam etmek istedim ama iğne misinaya dolaşmış. 2. ve 4. atışta da hemen 2'li, 3'lü grup halinde akyalar sahteye saldırıyor, ama yemiyor, sadece ilgilerini çekiyor ve burunları ile çarpıyorlar. gerçi o esnada biri takıldı ama bir kafa atışta sahteyi fırlatıverdi. ilk 4 atıştan 3'ünde saldırı olduktan sonra bu saldırılar aralıklarla 12 : 15'e kadar sürdü. bu saatten sonra aksiyon bitti ve ben de mesaiyi bitirdim.
bu zamana kadar tatlı suda ve denizde avladığım balıkların büyük bir kısmını at çekle yakaladım. genelde 0,20 - 0,28 arası misina kullandım. 0,20 ile 3 kg.lık alabalıklarla mücadele ettim, hatta iğnelerimin açıldığı oldu ama hiç balığın ağzında misina kırmamıştım bu da bir ilk oldu idk
akyaların ilgisini çeken sahta aşağıda. ( akyaların resmini koymak isterdim ama olmadı işte, kısmet değilmiş
) river2seabubble walker'la kıyaslandığında çok az su atıyor ama kamışı her vuruşta plop plop diye derinden bir ses çıkarıyor. sanırım balıkları çıldırtan da bu sesti.

dörtyol barınağına varıp oltayı suyla buluşturmam saat 6'yı buldu. ama benim planladığım yere gecen birisi gelip 4-5 tane yemli olta dizdiğinden farklı bir yerden atıyorum. bubble pen 80'le başlayıp rover 98 ve bubble walker'la devam ettim. bir saat kadar su üstü attım ama hiçbir takip ya da aksiyon yok, hatta barınak içinde balık kovalamacası da yok. oysa o kadar şartlanmıştım ki kepçeyi açıp ayağımın dibine koydum, hatta arabanın bagajında köpük kutu ve içerisinde buz bile hazır
sonra ümidimi kesip strike pro 206A kupes taklidi sahteyi denedim. çantamda ne kadar sahte, silikon, jig, kaşık derken bir saat daha geçti. sabah olmayan balık bu saatten sonra hiç olmaz dedim ama gene de bir taşın üzerine oturup bubble pen 80 hd13'le yavaştan yavaştan WTD yaparken bir taraftan da burnaz plajına gidip hafif jigle çatalkuyruk bebesi mi yakalasam diye düşünürken bir anda sahtenin tam altından kurşun gibi bir şey çıkıp bir anda sahteyi tamamen yuttu. otuduğum yerden nasıl kalktığımı bilemedim. makinanın kalaması 1-1,5 kg civarı balıklar için ayarlı olduğundan misina habire boşalıyor. kalamayı hafifçe sıkıp bir taraftan misina boşalıyo, bir taraftan da sarıyorum. balık habire misina sağmasına rağmen fazla açılamıyor. makinada 300 m. misina var, gerekirse akşama kadar balıkla oynarım, ama bir sıkıntı var. dörtyol barınağında avlananlar bilirler, barınağın giriş kısmında sabah saatlerinde sürekli tekneler girip çıkar ve çok yakınınızdan geçerler. bu yüzden bazen misinalar pervaneye kapılır. bu yüzden çok misina verip balığı açığa göndermek de istemiyorum.
birkaç dakikalık mücadeleden sonra balık biraz yoruldu ve sakinledi. bundan da cesaret alıp, 0,12 örgüye ve 0,28 assoya güvenerek kalamayı az daha sıktım ve balığı zorlamaya başladım. tahminimce kendime 10 - 15 m. kadar yaklaştırdım ama hala ne olduğunu, boyutunu göremiyorum. o ara balık yeniden hareketlendi ve bir anda öyle bir fişekledi ki ilk kez bir balık karşısında güçsüz olduğumu hissettim. kalama, misinayı biraz zorlayarak da olsa bırakmasına rağmen küt diye bir ses geldi ve misina boşaldı banghead banghead banghead eyvah dedim işte bu an yıkıldığım an, dizlerimin bağı çözüldü. kesin düğüm patladı diye düşündüm, ama misinayı toplayınca gördüm ki leader misina nasıl kopmuşsa düğümden değil, düğümün 50 cm kadar ilerisinden kopmuş. yapacak bir şey yok, baharda barınağın tabanına spin takımı gömmüştüm, şimdi de ucuna bir sahte gönderdim dedim eksik kalmasın. o ara sürekli balık kaçırmalarıma takılan Alişan aklıma geldi ve telefonla arayıp klasikleşen kaçırmalarıma bir yenisini daha eklediğimi haber verdim
sonra hemen yeni bir klips bağlayıp roverle devam ettim. az sonra kol boyunda iki balık jet hızıyla sahtenin sağından solundan dolanıp sahteye bir takla attırdıysa da iğneyi oturtamadım. bunu gören yandaki arkadaş hemen kamışa bir zargana topu takıp arkasına da bir silikon takıp atmaya başladı ama daha acemiymiş, bir iki atıştan sonra topu ve silikonu suda bırakıp ordan ayrıldı. ben de hemen onun yerine kondum. aslında saat 10'u geçiyordu ama ben şansımı zorlamalıydım. bir süre rover denedikten sonra bubble walker'a geçtim ve saat 11 oldu. bu saatte artık balık olmaz derken bir buçuk ay önce satıcının ısrarla abi bunu al, ben de kullanıyorum dediği ve bir deneme yüzüşü haricinde çantadan çıkmayan strike pro popper aklıma geldi. maksat değişiklik olsun.
sahte, rapala skitter pop'a benzer, kurbağa gözlü, nar çiçeği renginde. işin doğrusu almasına aldım ama iş yapacağına inanmadan aldım. sahteyi ilk atışta daha kamışı 3. vurdurmada yine 2 adet kol boyunda akya vurup havaya zıplattı, hemen sarmaya devam etmek istedim ama iğne misinaya dolaşmış. 2. ve 4. atışta da hemen 2'li, 3'lü grup halinde akyalar sahteye saldırıyor, ama yemiyor, sadece ilgilerini çekiyor ve burunları ile çarpıyorlar. gerçi o esnada biri takıldı ama bir kafa atışta sahteyi fırlatıverdi. ilk 4 atıştan 3'ünde saldırı olduktan sonra bu saldırılar aralıklarla 12 : 15'e kadar sürdü. bu saatten sonra aksiyon bitti ve ben de mesaiyi bitirdim.
bu zamana kadar tatlı suda ve denizde avladığım balıkların büyük bir kısmını at çekle yakaladım. genelde 0,20 - 0,28 arası misina kullandım. 0,20 ile 3 kg.lık alabalıklarla mücadele ettim, hatta iğnelerimin açıldığı oldu ama hiç balığın ağzında misina kırmamıştım bu da bir ilk oldu idk
akyaların ilgisini çeken sahta aşağıda. ( akyaların resmini koymak isterdim ama olmadı işte, kısmet değilmiş
