- Yaş
- 47
- Favori Kamış
- albastar
- Favori Makina
- dam
- En iyi avı
- her av iyidir. :D
- İsim
- ilker
Merhaba abilerim kardeşlerim. Uzun zamandır foruma üye olmama rağmen bu paylaştığım ilk raporum. Kısmet bugüneymiş.
Geçtiğimiz yıllarda gerek Ankara gerekse İstanbul'da turna balığı hevesi ile birçok deneme yapmama rağmen başarılı olamamış, limit altı ufaklıkları geldikleri yere iade etmiştim. Bu sene 1 nisan'da sezonun açılması ile denemelere tekrar başladım. Yakınımda gelir geçerken at çek denemeleri yapan arkadaşları görerek keşfettiğim bir gölete yaklaşık 1 haftadır fırsat buldukça uğramakta ve çantamda bulunan çeşitli sahteleri ve kaşıkları deneyerek nasibimi aramaktaydım. Bu akşam üzeri tekrar kendimi göletin başında buldum. Geçen hafta sonu yaptığım Çanakkale seyehatinde arkadaşımın şiddetle tavsiye ettiği, resimlerde mevcut olan silikonu denedim ilk önce. Paketinden çıkardığımda hoş olmayan bir kokusu vardı. Kıyıdan tarayarak ilerlemeye başladım. Artık hava iyice kararmak üzereyken benimde hevesim kırılmaktaydı. Birden kalamanın cırrr sesi ile oltaya var gücümle asılıp balığı tasmaladım reeling Bir kaç dakikalık mücadelenin sonunda balık su yüzeyinde göründü ve kıyıya kadar yanaştı. Yanımda kepçe yada benzeri bi şey yoktu, o heyecan ve acemilikle kamışı kaldırarak balıgı almaya calıştım ancak bulunduğum yerde şevin kenarına carptıgında iğneden kurtularak uzaklaştı idk Acayip moralim bozulmuştu
40 cm den biraz daha fazla olduğunu zannettiğim balığı kıyıya almayı başaramamıştım banghead O heyecan ile tekrar denemelere başladım. Ama güneş artık iyice gözden kaybolmaya başlamıştı. Olmayacak, yine eve eli boş dönücem diye düşünürken kalamanın tekrar cırlaması bende adrenalin patlamasına neden oldu reeling Bu sefer fazla acele etmeden dikkatli bir şekilde makaramı sarmaya başladım. Balık su yüzeyinde tekrar göründü ve bu sefer az önce uzaklaşan arkadaştan biraz daha büyük bir balık oltanın ucundaydı. Dikkatlice balıgı yüzdürüyorum, dipteki yosunlu otlu yere girmeye calıştıgında kamışı kaldırara ve makarayı sararak engel olmaya çalışıyorum. Kalama sürekli cırr cırr ötüyor. sonunda balık mücadele etmeyi bıraktı ve bende yine tüm dikkatimle balıgı kıyıya aldım.
Yanımda fotoğraf makinesi olmadığı için kendimi işyerimde buldum. Ofiste balığı resimledim ve büyük bir heyecan ve mutluluk ile hikayemi sizlerle paylaşıyorum.
Şimdi sanırım o merak ettiğim balığın tadına bakmaya geldi :hungry:



Geçtiğimiz yıllarda gerek Ankara gerekse İstanbul'da turna balığı hevesi ile birçok deneme yapmama rağmen başarılı olamamış, limit altı ufaklıkları geldikleri yere iade etmiştim. Bu sene 1 nisan'da sezonun açılması ile denemelere tekrar başladım. Yakınımda gelir geçerken at çek denemeleri yapan arkadaşları görerek keşfettiğim bir gölete yaklaşık 1 haftadır fırsat buldukça uğramakta ve çantamda bulunan çeşitli sahteleri ve kaşıkları deneyerek nasibimi aramaktaydım. Bu akşam üzeri tekrar kendimi göletin başında buldum. Geçen hafta sonu yaptığım Çanakkale seyehatinde arkadaşımın şiddetle tavsiye ettiği, resimlerde mevcut olan silikonu denedim ilk önce. Paketinden çıkardığımda hoş olmayan bir kokusu vardı. Kıyıdan tarayarak ilerlemeye başladım. Artık hava iyice kararmak üzereyken benimde hevesim kırılmaktaydı. Birden kalamanın cırrr sesi ile oltaya var gücümle asılıp balığı tasmaladım reeling Bir kaç dakikalık mücadelenin sonunda balık su yüzeyinde göründü ve kıyıya kadar yanaştı. Yanımda kepçe yada benzeri bi şey yoktu, o heyecan ve acemilikle kamışı kaldırarak balıgı almaya calıştım ancak bulunduğum yerde şevin kenarına carptıgında iğneden kurtularak uzaklaştı idk Acayip moralim bozulmuştu




