Iskarmoz demiş ki:
Herkes evinin önünden balık tutacak diye bir kural yok. Narlıdere'ye,Güzelbahçe'ye, Urlaya v.s gidebilirsiniz. Her zevkin bir ceremesi var. Park yeri yok diye ikinci sıra park yapamazsınız. Ayni şey.Su zehirli balık zehirli deniliyor, siz hala gidecek yer söylemezseniz ben burada avlarım diyorsunuz. O zaman avlayın kardeşim. Size yer bulmak bu forumdaki insanların görevi değil ki. Madem bir yasak var, buna uymak zorundayız. Uymazsanız sorun sizinle yasağı koyan arasındadır.
Burada yanlış olan illegal davranışınızı bu forumda sergilemek istemenizdir.
Tartışmanın uzatılmaması için ricada bulunmuş,bir büyüğünüz olarak size el uzatıp konunun tatlıya bağlanmasını istemiştim.
Bundan sonra istediğiz gibi davranabilirsiniz. Sahil sizin.
Değerli büyüğüm göstermiş olduğunuz yaklaşım tazınızdan ötürü sizi kutlar Fakat bu cevabınıza karşı almış olduğunuz cevaptan ötürü çok üzüldüğümü belirtmek isterim.
Siz değerli büyüğümüzden tekrar arkadaşımızı anlayış ile karşılamanızı rica eder. Arkadaşımızı bilinçlendirmek ve tekrar kazanabilmemiz için bizlerin yanında bulunmamız gerekmektedir.
Bu vesile ile bizlerden yardımlarınızı esirgemeyeceğinizi ümit ediyorum.
Sevgili Ahmet kardeşim.
Uzun bir süredir bu konuya yazdığınız cevapları okuyorum. Hatta kendimi sizin yerinize koydum. İlk önce haksınız dedim biranda ama sonra düşündüm ve insan sağlığı açısından konulmuş yasaklara neden aldırmıyoruz. İnsan hayatı bukadar ucuz mu dedim. Balıkları ister kediler yesin ister siz yiyin ama amaç yasaklanmış bölgede avlanmayı gerektirmiyor ki..
Sirküler Eylül ayında yayınlandı. Kısaca yürürlüğe gireli 1 ay 15 gün bile olmadı.
Halkımızın çoğunun bu sirkülerden haberi bile yok.
İzmir için konulan bu yasaktan mahallli idarelerin bile haberdar olduğunu sanmıyorum.
Farz edelim ki haberdarlar yasaklanan alanın çevrelediği bölgeyi gözününüz önüne bir getirin. Bu alanlara yapılacak uyarı ikazlarının hazırlanması yerleştirilmesi sizce nekadar zaman alır. Zaten Sirkülerin süresi 2 yıl bunun bir yılda oturacağına (İzmir için) inanıyormusunuz. Ben şahsen inanmıyorum.
İzmir gerçektende büyük bir şehir. Bunuda hesaba katmamız gerekli değilmi.
Örneğin yer yasağı uygulaması İzmir değilde İstanbul'da boğazı kapsasaydı ne olurdu Sirkülerin yürülükte kaldığı 2 yıl yetermiydi.
Şimdi burumda devreye bizler gireceğiz. Bizim sirkülerden haberimiz var biliyoruz ki burası avlanmaya yasaklanmış. Ozaman elimizden geldiğinde uyaracağız. Oraya tekrar gidip avlanmak yerine orda avlananları uyaracağız. konuyu açıklayacağız. Burdan tutulan balıkların tükelmesi sağlığa zaralı olduğu için yasaklanmış diyeceğiz. Ama burdan aldığımız cevaplara kızıp pazar günü buraya gelin orda kozumuzu paylaşalım der gibi ifade ile yangına körükle gitmemeliyiz.
Gelelim av sahalarına...
Ama önce şu zenginlik fakirlik konusunu bir açıklığa kavuşturalım. Ben bu işi hobi olarak yapıyorsam bazı ceremelerde katlanacağım. Bunun zenginlikle fakirlikle ilgisi olduğunu sanmıyorum. Amatörce balık avlamak isteyen biri ister el oltası kullanır ister paraya kıyar 1.000 YTL (Birmilyar)'de takım düzer bu tartışılmaz bence.
Üçkuyular vapur iskelesinden sonra istediğiniz heryere ama yayan ama araçla gidin av yapabilirsiniz. Aynı şekilde Karşıyaka'dan çıkın Foçadan başlayın çanakkaleye kadar olan kıyı şeridinde istediğiniz yerden avlanın.
İllaki en yakın ve bereketli yer diye sorarssanız Narlıdere-Sahilevleri kesimi derim.
Ayrıcca sitemizin içinde i<mirdeki avyerleri hakkında çeşitli yazılar ve konular mevcut ufak çaplı bir arama ile bunlarada ulaşabilirsiniz.
Söyleceklerim bunlardan ibaret olup size başarılar diler Bizlerede yasaklanan av sahasındaki konu hakkında yardım edeceğinizi ümit ederim.
Saygılarımla.