Teşekkürler Metin, bunlar Marmarayı pas geçenler değil, yakalanmadan marmaradan inen öncüler. Zaten ilk lüfer raporlarında hep iri balıklar vardı. Bende tahmin ediyordum ilkgelen balıkların iri olacağını. Bizim buralarda küçüğünü tutmak daha zor, çünkü pek küçüğü yok. Benim gördüğüm en küçük lüfer geçen senelerde 26 cm'di. Bu sene tutulan en küçük 35 cm. Benim tuttuğum en iri lüfer de 40 cm oldu.
Hazırlıksız yakalanınca, daha irileri takım falan bırakmadı, hırsız mırsız kopardı gitti.
Takım detayı : Hırsız takılmış zokalar kullanıyoruz. 50 ve 60 gr'lık zokalar yeterli bizim buralarda. Akıntı zayıf, Gürellerdeki 40 gr'lık zokalar bile iş gördü. 32 - 37 metrelerde avlandık. Zokalar parlak olursa daha iyi av yapılıyor. Zokayla bitişik ilk iğne kısa pala küçükçe, hırsız iğne uzun pala, delikli ve irice oluyor. Balığı genelde hırsız yakalıyor ama ilk iğnenin de yakaladığı oluyor.
Bölgede bulunan yemlik balık neyse onunla daha iyi av yapılıyor.
Bizim bölgede kolyoz çok olduğundan kolyoz fleto en iyi çalışan yem. Kolyoz yakalanamadıysa veya bölgeden kaçmışsa, mecburen sardalya kullanıyoruz. Sardalyanın kafası ilk iğneye vücudu hırsıza tutturuluyor.
Ben bildiğim kadarıyla yazıyorum, elbet lüferci değilim. Daha iyi teknikler, daha çok püf noktaları vardır elbet. İstanbul için bu tekniğin kullanılabildiği avlaklar varmı bilmiyorum ama akıntının çok zayıf olduğu yerlerde kullanılabilir.
Misina kalınlığı olarak bence 0,28'lik bile kafi bizim şartlarımızda. Zokadan 1 metre yukarıya sağlam bir fırdöndü koyuyoruz ki gam yapmasın. Kasnakla avlanıyoruz. Kamışla tasma atmak sorun oluyor.
Bence lüfer yakalamak için en zevkli tekniklerden biri.
Sana da rastgelsin.