jigging için UYGUN fiyatlı makina tavsiyesi ( daiwa modelleri tercih )

bizim jigging deneyeceğimiz meraları bilenler vardır, iskenderun ve dörtyol arasında kalan bölümün açıkları. fangri, mercan, sinaritten ziyade devasa boyutlarda akya ve sarıkuyrukların ( kuzu ) bol olduğu yerler. hatta bunların 5 - 20 kg aralığında olanları kıyılardan dahi zaman zaman tutulmakta. hal böyle olunca 40 - 50 kg. civarı, güçlü balıkların denk gelme ihtimali var. bu yüzden drag diyorum, yoksa bu işi bildiğimden değil. ama sadece makina ile olmuyor tabi, bunun misinası var, kamışı var, iğnesi var, hepsinden önemlisi öyle balıkları çekmek için ustalık gerekli.

aslında bu pahalı bir av şekli, bunu da biliyoruz ama ne yapalım, bütçemiz kısıtlı idk yine de bu zevki tatmak istiyoruz.

şahsen benim imkanım daha da kısıtlı, bu işi denemek için elimdeki daiwa bg 20 dışında uygun makinam yok, şu an için alma imkanım da yok. takımlar hep hafif, spin takımları.

ilerde jig takımı almışken iyisini almak istiyorum, aceleye getirmeden.:rolleyes:

BG 20 biraz yorsa da, bu işe kifayet eder. Elbette gönül bir saltiga, bir stella olsun ister ama, olmayınca, bu alet senelerden beri kendine güvenenleri yüz üstü bırakmamış, işini yapmış bir alet olarak, elbette işinizi görecektir.
 
BG 20 biraz yorsa da, bu işe kifayet eder. Elbette gönül bir saltiga, bir stella olsun ister ama, olmayınca, bu alet senelerden beri kendine güvenenleri yüz üstü bırakmamış, işini yapmış bir alet olarak, elbette işinizi görecektir.

benim de güvendiğim bir makine. ne kadar eski teknoloji de olsa, piyasadaki makinelerin pek çoğundan sağlam ve güçlü. nasip olur da bir canavar denk gelirse o zaman hem benim, hem makinanın performansı ortaya çıkar :rolleyes:
 
Benim anlamadığım,sizlerin neden bu kadar drag kuvetine takılmanız,doğru konuşalım şimdi,aramızdan kaçımız bu drag değerlerine ihtiyaç duyuyor,bence yüzdeye vursak bir yada iki prosent çıkar,önemli konu drag ama herşey demek değil,10-20kg aralığındaki balıkları zaten çıkartır bu gibi makinalar,makinada rahata daha çok önem vermek gerekir,hoşunuza gitmeli kulanımı,yoksa drag kuvetleri her zaman lazım olmaz,daha çok kalamanın açılması önemlidir...

Not:Her ne kadar Haluk beyden alıntı yapmış olsamda,yazım sadece Haluk beye değil,tüm konu içersinde geçen üyelere...

Selim bey ben aklıma geldikçe belirtiyorum; drag ile biz Boğaz balıkçılarının işi olmuyor; bizim için önemi yok diye; yalnız ben kriter olarak kullanıyorum; nasıl ifade etsem; elimde şu an 3 adet efektif olarak kullanabileceğim makina var (at-çek için) bunların prospektüslerindeki veya kataloklarındaki drag değerleri 10, 13 ve 19 kg.... Şimdi ben sırf bu değerlere bakarak makina tercih etsem hep 19 olandan tercih etmem gerekirdi; ancak ben diğer niteliklerine bakıyorum; yalnız iyi diyebileceğimiz makinalarda drag ne kadar fazla olursa makina genel yapısı da o kadar sağlıklı olabiliyor; böyle bir kıyaslama ucundan, kenarından yapılabilir belki ama dediğim gibi benim için en önemli kriter değil..

İnsanımızın güce karşı zaafı olduğu bilindiğinden öyle sanıyorum ki drag değerlerini ticarete alet etmek için; gerçek olmasa bile bu değerleri şişirenler ve piyasaya bu şekilde empoze edenlerin var olduğuna ve bu çabaların da etkili olduğuna inanıyorum...

Daha evvel müzikçalarlar üzerine böyle idi bu durum... Örneğin bende Sony'nin şu aleti mevcuttu...

http://www.worthpoint.com/worthopedia/sony-ta-2650-stereo-integrated-271329440

Görüldüğü gibi 8 ohm'da 175 watt çıkış değeri var; arkadaşlar da yeni nesillerden kompakt almışlar aynı marka 3000 watt yazar üzerinde ama tabii bendeki cihazın hem gücü hem kalitesi bunlarınkinden çok çok fazla... Onların 3000 watt aldatma tabii; bir anlığına belki 1 saniyeliğine o değere fırlayabiliyor sonra fısss tabii ki... Ses kalitesi de zaten bendekinin yanında yerlerde sürünüyor falan...

Bu şekilde çok fazla oyun dönmüştür piyasada; sadece bize has bir durum değil, özelliklerine baktığınızda 100 km.de 5 litre tüketen ama sizin tüm hayatınız boyunca bu değere bir türlü indiremeyeceğiniz otomobillerde olduğu gibi...:)
 
bizim jigging deneyeceğimiz meraları bilenler vardır, iskenderun ve dörtyol arasında kalan bölümün açıkları. fangri, mercan, sinaritten ziyade devasa boyutlarda akya ve sarıkuyrukların ( kuzu ) bol olduğu yerler. hatta bunların 5 - 20 kg aralığında olanları kıyılardan dahi zaman zaman tutulmakta. hal böyle olunca 40 - 50 kg. civarı, güçlü balıkların denk gelme ihtimali var. bu yüzden drag diyorum, yoksa bu işi bildiğimden değil. ama sadece makina ile olmuyor tabi, bunun misinası var, kamışı var, iğnesi var, hepsinden önemlisi öyle balıkları çekmek için ustalık gerekli.

aslında bu pahalı bir av şekli, bunu da biliyoruz ama ne yapalım, bütçemiz kısıtlı idk yine de bu zevki tatmak istiyoruz.

şahsen benim imkanım daha da kısıtlı, bu işi denemek için elimdeki daiwa bg 20 dışında uygun makinam yok, şu an için alma imkanım da yok. takımlar hep hafif, spin takımları.

ilerde jig takımı almışken iyisini almak istiyorum, aceleye getirmeden.:rolleyes:

O büyüklükte avların denk gelebilme ihtimali var ise jig için tasarlanmış ürünlere yönelmenizi önereceğim; çünki olay ciddileşiyor... Bütçenizi bilemiyorum ama en azından şöyle birşeyler bakmanızı önerebilirim...

http://www.cengizbalikcilik.com.tr/asp/product/373/OKUMA-SALINA-II-16000
 
BG 20 biraz yorsa da, bu işe kifayet eder. Elbette gönül bir saltiga, bir stella olsun ister ama, olmayınca, bu alet senelerden beri kendine güvenenleri yüz üstü bırakmamış, işini yapmış bir alet olarak, elbette işinizi görecektir.

O dragla 40-50 kg. akyaya nasıl kifayet edecek; yaklaşık 8 kg. drag var o makinada...

http://www.daiwa.com/reel/detail.aspx?id=47
 
O büyüklükte avların denk gelebilme ihtimali var ise jig için tasarlanmış ürünlere yönelmenizi önereceğim; çünki olay ciddileşiyor... Bütçenizi bilemiyorum ama en azından şöyle birşeyler bakmanızı önerebilirim...

http://www.cengizbalikcilik.com.tr/asp/product/373/OKUMA-SALINA-II-16000

Haluk abi, bu iş Salina'nın filan işi değil. Bu açıdan giriş makinesi, RAW serisi olabilir ancak. ama dikkat edelim, giriş makinesi diyoruz, kapıya çarpıp elde kalması şaşırtıcı olmamalıdır.
 
O makina normal Salina'lardan değil; jig için tasarlanmış olan 16000 modeli; Vedat Abi'de kullanıyordu veya kullandı sanırım...

Linkine bakarsan makina ile yakalanmış balık resmi mevcut...
 
Bu işte en iyi makine shimano stelladır.. Etiket fiyatı daha yüksek ürünler olabilir, ancak bu işin ustaları stella ve 4,1 deviri önermektedir.. Benim kendimdede remixon jig Master makine var gerçekten güçlü bir makine ancak arkadaş daha hesaplı modelleri sormuş.. Ben aktif olarak jig yapıyorum, Daiwa saltist 6500 6,2 devirli makine ile kendi makinemi jigging esnasında karşılaştırdım.. Daha fazla güç sarfetmek gerekiyor saltist için.. Silverstar eagle jig makinesine gerçekten şaşırdım bu makineyi kullanan arkadaşlarım var eurofish Osaka jig ile aynı fabrikada üretilen makinelerdir.. Devir sayısı 4,1 dir.. Keşke arkadaşınız spin için daha hafif bir makine kullansaymış..reeling

Size kesinlikle katılıyorum. Ben Kuşadası'ndayım. Bizim burada bir olta malzemecisi Osaka 70 Jig için "Ucuna denemek için 4kg kurşun bağladım , çektim" dedi.
Ben de acaba mı diye düşündüm. Şansıma bir tanıdıkta da ondan varmış. Bir gün tekneye gidince 105 metredeyken ve bendeki Okuma AV-55B ile 0.28 lik misina ile 150gr kurşunu çekerken 3 kerede dinlene dinlene çekerken (yoruyor),
onun Osaka 70 Jig makinasını denedim. Makinasında 0.35mm misina ve ucunda 200 gr kurşun varken sanki ucunda 50 gram kurşun varmışcasına kolayca çekti. Kendisine "Bunun ucunda kaç gram kurşun var ki böyle rahat çekiyor" diye sorduğumda bana "ikiyüüüüz" diye kolayca söyledi. Öyle bir söyleyişi vardı ki, sanki "Buna 1kg da bağlasan çekersin" gibi relax bir tavırla söyledi.

Aynı kişinin, yanında Shimano ve Penn marka attığı makinaları da denedim. Penn hadi iyiydi ama o bile Osaka gibi rahat çekmiyordu.

İşin enteresanı yanındaki bir abide Shimano'nun, 1250 liralık bir makinası vardı. Makina çok kaliteliydi. Ama onu da denedim ve onda da Osaka'daki sarma rahatlığını bulamadım.

Sonra gidip hemen bir tane aldım. Zira çok indirimdeydi. İyi ki almışım..
Dediğiniz gibi 4:1 devir şahaneymiş yani...
 
Size kesinlikle katılıyorum. Ben Kuşadası'ndayım. Bizim burada bir olta malzemecisi Osaka 70 Jig için "Ucuna denemek için 4kg kurşun bağladım , çektim" dedi.
Ben de acaba mı diye düşündüm. Şansıma bir tanıdıkta da ondan varmış. Bir gün tekneye gidince 105 metredeyken ve bendeki Okuma AV-55B ile 0.28 lik misina ile 150gr kurşunu çekerken 3 kerede dinlene dinlene çekerken (yoruyor),
onun Osaka 70 Jig makinasını denedim. Makinasında 0.35mm misina ve ucunda 200 gr kurşun varken sanki ucunda 50 gram kurşun varmışcasına kolayca çekti. Kendisine "Bunun ucunda kaç gram kurşun var ki böyle rahat çekiyor" diye sorduğumda bana "ikiyüüüüz" diye kolayca söyledi. Öyle bir söyleyişi vardı ki, sanki "Buna 1kg da bağlasan çekersin" gibi relax bir tavırla söyledi.

Aynı kişinin, yanında Shimano ve Penn marka attığı makinaları da denedim. Penn hadi iyiydi ama o bile Osaka gibi rahat çekmiyordu.

İşin enteresanı yanındaki bir abide Shimano'nun, 1250 liralık bir makinası vardı. Makina çok kaliteliydi. Ama onu da denedim ve onda da Osaka'daki sarma rahatlığını bulamadım.

Sonra gidip hemen bir tane aldım. Zira çok indirimdeydi. İyi ki almışım..
Dediğiniz gibi 4:1 devir şahaneymiş yani...

O çekiş makina kalitesi ile değil devir oranları ile ilgili; o zaman mesela bir Shimano Power Aero veya Daiwa QD 45 ile deneyin bakalım hangisi iyi çekecek???

Tabii Osaka dediğiniz bu makina ile ne kadar zaman çekersiniz böyle ağır yükleri orası muamma...
 
Jigging için kullandığım kamış dam crosspower sea jig, gelelim makinesine fakat gülmek yok... Mitchell avorunner v2 8500. Evet sazan ve yayın için kullanılmakta. Ama inanın çok rahat bir şekilde akya gibi trofe avları koparıp çekmekte. Çanakkale açıklarında çektiğim akya tam 10 kilo 970 gram ağırlığında idi. Zorlanmadan aldım. Hoş burada jigging tekniği belki iş gördü. Makinemin dönüşü 4:3.1. Jig kamış ile spin yapanı da gördüm surf kamış yerine kullananıda.
 
Back
Yukarı