- Yaş
- 58
- Şehir
- ERZURUM
- Favori Kamış
- Şamandralı olta
- En iyi avı
- Aynalı sazan 6,350 kg. lık. Gökkuşağı alabalığı 2,900 kg.lık.
- İsim
- MURAT
Cuma günü akşam evde oturmuş konuşuyoruz Balli napıyoruz dedi benim aklımda kuzguna gitmek gibi bir düşünce var Bizim Bücürük (Erdem) ordan atladı Kuzguna Gidelim Eğer buzlar çözülmemiş ise kandilli çayına döneriz.Ahmedi de aradım ki Ahmet Erzuruma 15 km mesafede olan Ilıcada oturan ve bize kamış ile olta atıp balık tutma zevkini taddıran,alıştıran aynı büroda çalıştığım arkadaşım(biz daha önce elimizle misinayı sallayarak attığımız dip oltası kullanırdık) epeydir balığa gidemiyor ve nerdeyse yatalak hasta olacak 
niye gidemiyor derseniz biz tortuma giderken ters istikamete 4*15 =60 km fazladan yol girmemiz gerektiğinden bir kere gelebildi ve tortuma giderseniz beni aramayın dediği için aramadık arasakta yok ben gelmiyorum dedi.Neyse aradım ve yarın kuzguna gitmek gibi fikrimiz var ne dersin diyince .Saat KAÇTAAAA diye bir ses duydum 6,30 çıkıyoruz dedim ve anlaştık.Gittik onuda aldık hava az bulutlu olmasına rağmen iyiydi kuzgun biraz daha yüksek olduğu için kış şartlarına göre giyinmiştik.Yaklaştıkça zaten bulutlu olan hava orda kendini yer yer Sis e bıraktı soğuktan haşlanacağız diye geçiriyordum içimden bari balık tutabilsek.Kugun barajını tepeden gören bir yer var oraya çıktığımızda yer yer buzlarının çözülmüş olduğunu gördük kıyıya bazen 1-2 metre bazen 5-10 metre mesafeler ama oralara inmek o kadar zahmetliki inmesini bırakın çıkmak tam bir zulüm.Bir kaç dakika gideceğimiz yeri yukardan gözleyerek kritiğimiz yaptık daha az zahmeti olan bir yeri gözümüze kestirip devam ettik.İlerde bir köy var ve kafes balıkçılığı yapılıyor orda durup karalaştırdığımız yere gelecektik orayada bir göz atalım dedik gittik .Kuzgunda bir biz yokuz yerinden kalkan gelmiş.Ve o bölgede buzların erime oranı daha fazla.Eşyaları indirdik ben arabadaki son kontrolleri yapıyordum birden köpek havlaması duydum 2 adet kocaman köpek bağıra çağıra geliyorlar bizimkiler 15-20 metre uzaklaşmışlardı benden onlara doğru gelip biraz hırladıktan sonra kalablığı gözlerin ekesitiremeyip birisi bana doğru yöneldi.ve derinden geler bir sesle hırr hırr diye ses çıkararak yan yan bana doğru geldi kaçsam saldıracağını bildiğim içim durdum baktım ona göz göze geldik.bir yandan içimi tuhaf bir titreme tutmuşken cılız bir sesle ne istiyorsun dedim hırlaması kesildi.Baktım yumuşadı.elimde bir poşet vardı uzattım gel sana vereyim dedim başını çevirdi ilgilenmiyor gibi ama ben burdayım haaa sakın bir yanlış hareket yapma der gidi göz ucuylada beni süzüyordu bir iki dakika durup birbirimize baktık artık saldırı pozisyonunu atlattığıma inanarakyavaş yavaş uzaklaştım yanından kalabalığa karışınca onlarda anladıki bir şey olmayacak.Barajın kenarına indik.Açtık takımlları attık oltaları suya.Kuzgun öyle bir yerki oltanız suya değer değmez Gümüş balıkları saldırır.Aradan beş on dakika geçmiştiki Balli bir adet Gökkuşağı alabalı çekti ardından Ahmet ama bende hala bir şey yok üstelik gümüş balıkları bile gelmiyor.Yarım saat kadar geçmiştiki şamandram yavaş yavaş hareketlenmeye başladı.çektim gümüç balığı aldım onu,bir tane daha onuda aldım(yem yapacaktık çünki)sonra benim olta kudurdu sanki yarım saate içinde 5-6 tane alabalık aldım 2 adet te sazan bizim bücürde çekmeye başladı Nuri ile Ahmet te hala Tık yok hep gümüş çekiyorlar, eper bir müddet sonra onlarda balık almaya başladılar.Bazen yağan bazen donduran bazende sıcaktan bunaldığımız Cumartesi günü kuzgun barajındaki sezonun ilk avı hepimiz açısından berekeli geçmişti.Resim ekleyemedim resimekle gentr den yüklüyordum kapanmış imageshack tan denedim pc mi yavaş yoksa o stemi anlamadım bir resmi 5 dk yüklüyor ve bayağı sıkıcı oluyor kısmet olurda başka bir pc de denersem çektiğim resimleri göndereceğim.
Sağlıcakla kalın






Sağlıcakla kalın





