Vakti zamanında (92-94 arası hatırlayamadım) Silivri civarını basmıştı yazın bu mahmuzlu camgözler. Çaparilere dolanıyor, zokaları kesiyor, uzun oltaları hurdahaş ediyorlardı. 1 kiloluklarından 10 kiloluklarına kadar onlarca, yüzlerce yakaladık 4 ay boyunca. Çoğunu saldık ama denizde pelajik balık bırakmadıklarından karagöz avlarımız dışında balığa hasret kaldığımızdan bazılarını alıp yedik.
Biraz ekşimsiydiler, ama fazla değil. Amonyak kokusu pek yoktu, sirkeli soğan rendeli taze domates sosunda marine edip defne yapraklı, domatesli, sivri biberli ve arpacık soğanlı şiş yapardık babamla, ailecek afiyetle yerdik. Sonradan bu tür sürü balığı avcılarının bünyesinde tehlikeli olabilecek boyutta civa mıva ağır metaller biriktirdiğini öğrendik ama tabi aradan yıllar geçmişti. Hele bir tanesini ayıklarken karnından canlı yavrular boşandığında koşa koşa denize götürüp martılar yemesin diye onlarca metre birlikte yüzdüğümü dün gibi hatırlarım.
Bir gün Vedat Milör gibi ellerim titremeye başlarsa da sebebim mahmuzlu camgözden aldığım civalar olacaktır.Fazla tüketmeyin ama arada sırada değişiklik olsun diye keyifle yiyebilirsiniz sanırım. Afiyet olsun.
Teşekkür ederim