- Yaş
- 49
- Şehir
- İstanbul
- Favori Kamış
- Amundson Kudos Expert
- Favori Makina
- Remixon Magnum 6000
- En iyi avı
- 38 kg. Yayın balığı - 9 kg kötek
- İsim
- Ramazan Yetik
Bu balığın, çoğalması isteniyorsa tedbirlerde radikal olacak, kaç sene, lüferin altındakileri tutmassak lüferin durumu eski halini alacak öncelikle bunu adam gibi hesaplayacaksın, ondan sonra sadece amatörler değil bu işten ekmek yiyen balıkçı tekneleride avlanmayı bırakacak kaç seneyse, devlette adam gibi caydırıcı bir ceza koyacak, belediyeler, devlet birimleri, sivil şekilde restoran falan nerelerde tüketilebilme durumu varsa, takipçisi olacak, balıkçı tezgahları falan adam gibi takip edilecek, vatandaşta vatandaş gibi olacak bu balığı tezgahta koksada bedava verselerde almayacak...!!! bakalım işler yoluna giriyormu, girmiyormu, yoksa şuraya imza at, şuna katıl, şuna başvur, gibi hamasi duygularla hiçbirşeyin çözülmediği bu ve benzeri konularda senelerdir görülmüştür, hani trafikte gizli, sivil trafik memuru vatandaşlar, yanlışı telefonla gerekli yerlere bildiriyor, bir nevi böyle, vatandaş tlf.la yetkililere bildirecek gereğide kimsenin gözünün yaşına bakmadan yerine getirilecek tabiki, sizce bunlar memleketimizde olabilecek şeylermi? umarım olur, fazlada bir umudum yok benim ama, malum burası, garip ama Türkiye, neyse biz yine, hayra yoralım hayrolsun...![]()
Çok haklısınız yazdığınız herşeyin altına imzamı atarım. Sadece bir ekleme yapmak istiyorum. Gırgırla balık avlayanlar bu işten çok zararlı çıkacak gibi görünebilir aslında ama 24 cm altındaki lüferin avlanmaması asıl onları karlı çıkaracak çünkü bu balık defne yaprağı iken sadece bir yılda lüfer oluyor. Gırgır tekneleri sadece bir yıl avlamadıkları defne yapraklarını bir sonraki yıl lüfer olarak yakalayabilecekler hemde bir kasaya en az 400 adet defne yaprağı sığarken ve kilosunu en fazla 15 liradan satarken sadece bir yıl avlamazlarsa bunlar lüfer olduğunda kasaya en fazla 8 tane girecek ve 400 gr civarında olan tanesi en az 15 liradan satılacak. Kaç sene lüferi tutmazsak altındakilerin durumu eski halini alır net olarak bilmiyorum ama çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum.
Ancak sadece lüfer değil her balık için denetim şart , bilinçlendirme şart. Kasanın parası çıkmıyor diye 30 ton hamsinin denize döküldüğünü gördüm. 50 gr ancak eti çıkacak yavru kalkanların katledildiğini gördüm. Parmak kadar kraçelerin köprüde katliamını hepimiz görüyoruz. Kofananın ne olduğunu unuttuk , torik artık tezgahlarda bile nadiren görünüyor (tombikleri torik diye satıyorlar) , boyu 70 cm. i bulabilen mezgit balığı tezgahlarda satılıyor ama 20 cm i bulmuyor satılanlar. Bunlar saymakla bitmez. Eskiden sarıkanat dediğimize şimdi lüfer , lüfer dediğimize şimdi kofana denmesi , eşek istavriti diye yakaladığımız istavritlerin eskiden kiloluklarının yakalandığında eşek istavriti olarak değerlendirilmesi bile aslında denizlerimizin acıklı durumunu ortaya koymakta.