karacicek
Member
- Yaş
- 51
- Şehir
- Mersin
- Favori Kamış
- Shimano Lunamis S900ML 274 6-28.gr , Shimano Speedmaster 240.cm 20-50.gr
- Favori Makina
- Shimano Twin Power C3000HG , Shimano Stradic 5000FJ , Daiwa Revros 2500 A
- En iyi avı
- Levrek 2.650.gr
- İsim
- Fatih Karaçiçek
Merhaba , değerli hobidaşlarım , ağabeylerim , üstadlarım.
Mersin'de geçtiğimiz haftalar da çok ağır ve olumuz hava şartları nedeni ile balık avı yapmak pek mümkün olmuyordu. Belki haberler de izleyenleriniz olmuştur , sel , fırtına...
Neyse ki sonunda havalar düzeldi.
Uzun bir ara balık avına gidemeyince , zaten ben de bir kaşıntı vardı.
Cumartesi sabahından , tam anlamı ile kurulmuştum balık avına. Beraber gidecek arkadaş bulamasam bile tek başıma gitmeye karar vermiştim.
Cumartesi akşamı bir kaç telefon görüşmesinden sonra , 3 kişilik bir ekip oluşturabildik.
Normalde balık avına ; sabaha karşı 03:30 civarı çıkardık. 04:00 sularında avlağımız da olurduk. Ama ekipte de biraz beklenti az olduğundan sanırım ki.. Saat 05:00 gibi çıkmaya karar verdik.
Avlağımız geldiğimizde saat yaklaşık 05:45 civarı felandı.
Klasik av duamızı ettikten sonra ( Attım azına , takılsın boğazına
) birer birer , kamışlarımıza ıslık çaldırmaya başladık... Allahım... ne mutlu bize , o ne güzel bir ses... Gecenin sessizliğinde...
Aradan yarım saat kadar geçmişti , fakat tık yok...!
Derken bir süre sonra , sabah ezanının sesini duyduk... Sonra bir birimize gaz vermeye başladık.
Derken , ilk aksiyon , bacanağım İbrahim'den geldi... İbrahim sesleniyordu. Bastı.... Balık... diye...
Sevincimiz , maalesef çok kısa sürdü. 15 - 20.sn içinde balık iğneden kurtuldu. Tabi bu arada İbrahim' in balık çok sağlam basıyordu sözleri bizi iyice gaza getirdi.
Ben Baracuda umudu ile aliexpres'den satın aldığım sırtı sarı , karnı kırmızı sahteyi atıyordum. Derken ikinci çinko bana vurdu. Balık , kıyıya yaklaşık 10-15. mt uzaklıkta bastı... Amma , feci basıyordu. Tasma atmya bile gerek yoktu. Hemen kamışı havaya kaldırıp , kalamayı kapattım. O direnç ile zaten iğne yeterince oturmuştur zaten.
Beni bir heyacan sardı hemen.... Makinemdeki misina aliexpres'den satın aldığım 0,14 kalınlığında bir misina. Tabi bu arada kendi kendime kızıyordum.. Eee.... be adam , avda oltana ne vuracağı belli olmaz... Korkacaksın madem , ne diye sardınn...? Off... offf....
Sonrasında , biraz kontrolü ele alarak , dikkatle balığı çekmeye başladım. Balığı kıyıya yaklaştırınca ,iyice sakinleştim. Balık iyice kıyıya yaklaştı... Kıyıya yaklaşık 2.mt mesafedeyken... Oltanın ucundaki delikanlı , sudan dışarı fırlayıp bir endam , boydam gösterdi bana... Benim heyecan tekrar tavan yaptı...
Maalesef kepçe yookkkk....
Kuvvetli rüzgar ve kayaları döven deli gibi dalgalar.... Aşağıdaki kayalar da inemiyordum. Islanmak bir yana , son derece kaygan kayaların üzerinde , kayıp düşmek içten bile değil.
Fazla yapacak bir şeyim yoktu zaten... Direk olarak , kamış ile kaldırdırıp , balığı sudan kestim.
Ok...! İşlem tamam. 1 numara bendeydi...
Daha ben balığı ,poşete koyup , yerime dönerken O güzel sess... cırrrrr......
Bu sefer iyi haber Mehmet arkadaşımdan geldi. O da kazasız belasız balığı aldı.
Tuttuğumuz balıkların boyutları , vuruş aralıkları bizi uyandırdı. Haaa... sürü var dedik.
Entersan bir olay dikkatimi çekti benim. Balık sanki Levrek gibi , hemen kıyı da basıyordu. Hatta kıyıdaki köpüğün tam altında... En fazla 5. mt.' mesafededir. En uzak aksiyonu 1. balık ile ben yaşadım. Yaklaşık 15.mt. civarı... Belki takip edip , orada basıyordu , yada sürü kıyıya paralel giderek avlanıyordu. Orayı tam anlayamadım...? :kötü:
Derken devamındaki , aksiyon benden geldi...
Lüfer familyasını görünce , hızlı sarmaya başladım.
Yine 5 mt. civarı..! Haytımda ilk defa sahtenin önün kesen , , Kıyı tarafından , sahteye atlayan bir balık gördüm.
Onu da poşetledik , devamm..
Ama balık kıyıya çok yakın yerde basınca , ne yalan söyleyeyim... biz biraz afalladık.
Balık... , hiç abartmıyorum , neredeyse , tam sahteyi su dan çıkartacağımız yer de saldırıyordu. Daha kamışı kaldırıp , makinayı sarıncaya kadar , o kadar hızlı bir şekilde hemen kıyıdaki kayaların , taş altlarına giriyordu ki... Of ki. ne of.... Ben bir tanesini taş altından çıkartayım derken , sanıyorum balığın yanağını yırttım.
Tasmalama felan... Yok, İğne ilk saldırıda oturdu ... oturdu , yoksa hayal kırıklığı...
Sonuç....
Gönülsüz olarak 5 adet kofanayı suya iade ederek , toplamda 3 adet yakışıklı ile güzel bir av günün tamamladık.
Kamış : Shimano Lunamis S900ML
Makine : Shimano Twin Power C3000 HG
Misina : KastKing Mega8 0,14 ( Yeşil )
Leader yok.
Sahte : Aliexpres Ürünü Sırtı sarı , karnı kırmız olan bir model... Mehmet arkadaş da Kendo Haryu 13 ile aldı.
Mersin'de geçtiğimiz haftalar da çok ağır ve olumuz hava şartları nedeni ile balık avı yapmak pek mümkün olmuyordu. Belki haberler de izleyenleriniz olmuştur , sel , fırtına...
Neyse ki sonunda havalar düzeldi.
Uzun bir ara balık avına gidemeyince , zaten ben de bir kaşıntı vardı.
Cumartesi sabahından , tam anlamı ile kurulmuştum balık avına. Beraber gidecek arkadaş bulamasam bile tek başıma gitmeye karar vermiştim.
Cumartesi akşamı bir kaç telefon görüşmesinden sonra , 3 kişilik bir ekip oluşturabildik.
Normalde balık avına ; sabaha karşı 03:30 civarı çıkardık. 04:00 sularında avlağımız da olurduk. Ama ekipte de biraz beklenti az olduğundan sanırım ki.. Saat 05:00 gibi çıkmaya karar verdik.
Avlağımız geldiğimizde saat yaklaşık 05:45 civarı felandı.
Klasik av duamızı ettikten sonra ( Attım azına , takılsın boğazına
Aradan yarım saat kadar geçmişti , fakat tık yok...!
Derken bir süre sonra , sabah ezanının sesini duyduk... Sonra bir birimize gaz vermeye başladık.
Derken , ilk aksiyon , bacanağım İbrahim'den geldi... İbrahim sesleniyordu. Bastı.... Balık... diye...
Sevincimiz , maalesef çok kısa sürdü. 15 - 20.sn içinde balık iğneden kurtuldu. Tabi bu arada İbrahim' in balık çok sağlam basıyordu sözleri bizi iyice gaza getirdi.
Ben Baracuda umudu ile aliexpres'den satın aldığım sırtı sarı , karnı kırmızı sahteyi atıyordum. Derken ikinci çinko bana vurdu. Balık , kıyıya yaklaşık 10-15. mt uzaklıkta bastı... Amma , feci basıyordu. Tasma atmya bile gerek yoktu. Hemen kamışı havaya kaldırıp , kalamayı kapattım. O direnç ile zaten iğne yeterince oturmuştur zaten.
Beni bir heyacan sardı hemen.... Makinemdeki misina aliexpres'den satın aldığım 0,14 kalınlığında bir misina. Tabi bu arada kendi kendime kızıyordum.. Eee.... be adam , avda oltana ne vuracağı belli olmaz... Korkacaksın madem , ne diye sardınn...? Off... offf....
Sonrasında , biraz kontrolü ele alarak , dikkatle balığı çekmeye başladım. Balığı kıyıya yaklaştırınca ,iyice sakinleştim. Balık iyice kıyıya yaklaştı... Kıyıya yaklaşık 2.mt mesafedeyken... Oltanın ucundaki delikanlı , sudan dışarı fırlayıp bir endam , boydam gösterdi bana... Benim heyecan tekrar tavan yaptı...
Maalesef kepçe yookkkk....
Kuvvetli rüzgar ve kayaları döven deli gibi dalgalar.... Aşağıdaki kayalar da inemiyordum. Islanmak bir yana , son derece kaygan kayaların üzerinde , kayıp düşmek içten bile değil.
Fazla yapacak bir şeyim yoktu zaten... Direk olarak , kamış ile kaldırdırıp , balığı sudan kestim.
Ok...! İşlem tamam. 1 numara bendeydi...
Daha ben balığı ,poşete koyup , yerime dönerken O güzel sess... cırrrrr......
Bu sefer iyi haber Mehmet arkadaşımdan geldi. O da kazasız belasız balığı aldı.
Tuttuğumuz balıkların boyutları , vuruş aralıkları bizi uyandırdı. Haaa... sürü var dedik.
Entersan bir olay dikkatimi çekti benim. Balık sanki Levrek gibi , hemen kıyı da basıyordu. Hatta kıyıdaki köpüğün tam altında... En fazla 5. mt.' mesafededir. En uzak aksiyonu 1. balık ile ben yaşadım. Yaklaşık 15.mt. civarı... Belki takip edip , orada basıyordu , yada sürü kıyıya paralel giderek avlanıyordu. Orayı tam anlayamadım...? :kötü:
Derken devamındaki , aksiyon benden geldi...
Lüfer familyasını görünce , hızlı sarmaya başladım.
Yine 5 mt. civarı..! Haytımda ilk defa sahtenin önün kesen , , Kıyı tarafından , sahteye atlayan bir balık gördüm.
Ama balık kıyıya çok yakın yerde basınca , ne yalan söyleyeyim... biz biraz afalladık.
Balık... , hiç abartmıyorum , neredeyse , tam sahteyi su dan çıkartacağımız yer de saldırıyordu. Daha kamışı kaldırıp , makinayı sarıncaya kadar , o kadar hızlı bir şekilde hemen kıyıdaki kayaların , taş altlarına giriyordu ki... Of ki. ne of.... Ben bir tanesini taş altından çıkartayım derken , sanıyorum balığın yanağını yırttım.
Tasmalama felan... Yok, İğne ilk saldırıda oturdu ... oturdu , yoksa hayal kırıklığı...
Sonuç....
Gönülsüz olarak 5 adet kofanayı suya iade ederek , toplamda 3 adet yakışıklı ile güzel bir av günün tamamladık.
Kamış : Shimano Lunamis S900ML
Makine : Shimano Twin Power C3000 HG
Misina : KastKing Mega8 0,14 ( Yeşil )
Leader yok.
Sahte : Aliexpres Ürünü Sırtı sarı , karnı kırmız olan bir model... Mehmet arkadaş da Kendo Haryu 13 ile aldı.