Onur
Bir kere burada, en azından benim katıldığım konularda, darılmak,kızmak olmaz, bunda anlaşalım.
Sonra katılımın için teşekkür edelim.
Sorularında haklısın.
Ama hırsızın hiç mi kabahati yok?
Ben yasalara saygılı bir vatandaş olarak,
1 Nisan 1964'de imtihana girip Amatör Denizci Belgesi aldım.
O zaman kaç kişide bu belge vardı, bilmiyorum.
Dile kolay, tam 43 sene, bir Allah'ın kulu çıkıp da sormadı, kimin ehliyeti var kimin yok diye.
Ben babadan balıkçıyım.(Padişahlık gibi babadan oğula ..)
Sizlerden çoğunuz daha doğmadan ya da bebekken, aklına esenin ben balıkçılık yapacağım diye ortaya çıktığı devirler yaşandı ve o zamanlar, gerçek balıkçılar, bu, iş, yol, yordam, saygı, usul , gelenek bilmeyen, sonradan olma balıkçılar yüzünden çok sıkıntılar çekti.
Bu sıkıntıların bir kısmı hala devam ediyor.
Sonra 1970'li yıllarda benzincilerin önünde kuyruklar oluştu, balıkçılar da kooperatifleşmeye teşvik edildi.
Kooperatif üyelerine benzin, mazot verilebildi.
Şimdi her yerde, hiçbir işlevi olmayan Su Ürünleri Kooperatiflerinin varlığı, hepinizin dikkatini çekmiştir.
İşte o aralarda teknelere balıkçı ruhsatı verildi, ama ehliyet yine sorulmadı.
Tekrarlıyorum, 43 yıldır denizde bana bir kere bile ehliyet sorulmadı.
Şimdi birdenbire Avrupa Birliği hikayesi çıktı , belki iyi de oluyor, her şeyin bir düzene sokulmasına kimse itiraz edemez.
Bir de gerçekler var.
Ben şahsımla iilgili olsun olmasın, bana çarpık gelen konuları gündeme getirmeye çalışıyorum.
Diyorsun ki, balıkçı teknesinde ne işin var?
Bunu bir gırgır veya trol teknesi olarak düşünürsen, soru haklı ve doğru?
Peki balıkçı ruhsatı olan sandala, insan ailesini nasıl bindiremez?
Buna da ''kimse buna bir şey demiyor'' denmiş.
Yani denetim yapanlar idare ediyor.
Ben bunu kabul edemem, ya biri ben anlamam kardeşim, madem balıkçı sandalı, beş yaşındaki torununa da sarı ruhsat çıkarman lazım derse.
Çoook uzun yıllar tamamiyle başıboş olan bir sahada birdenbire bu kadar sıkıştırma, insanlara zulüm şekline dönüyor.
Şahsımla ilgili olarak da diyorum ki ADB'yi verirsen, Gemici kağıdını alırsın diyorlar.
Bu, zımnen ADB'nin gemici kağıdından üstün, en azından eşit olduğunu ifade ediyor.
Zaten gemici için de farklı bir imtihan yok, aynı konular, aynı sorular, sadece adı değişik.
Bu da bana çok yapay geliyor.
Ben istediğim an gemici kağıdını alabilirim.
Gemici kağıdıyla da ADB'nin verdiği yetkilere sahip olamıyorsun.
Bu nasıl bir kısır döngüdür?
İşte bunu vurgulamaya çalışıyorum.
Yine tekrar edeyim, ilk defa tekne ve ehliyet alacaklar için sorun yok.
Teknenin ve motorun faturası ile tekneye ÖTB alınır. Balıkçı ruhsatı artık verilmediği için istesek de bunu alamayız.
Ehliyet için de kurslara katılıp 5-600 YTL sanırım harcadıktan sonra sınava girilir.
Ben mevcutların bağdaştırılması konusundaki çarpıklıkları dile getirmeye çalışıyorum.
Konuya katılan herkese teşekkürler.