hiç bir şeyden tatmin olmuyorsun, işin kötüsü; sana tecrübelerden doğan aktarımlarda da bulunuyorum ama "aa evet iyi fikirmiş" lafını hiç duymadım.
Eğer bunu duymuyorsan, bu onu takdir ettiğim anlamına gelir, emin ol. Benim huyum böyle, ne yapayım, gidip "tebrikler, takdirler vs." mesajı yazmam pek kolay kolay.
fosforlu silikon tak misina aralarına bir dene ben güzel tutuyorum diyorum, sen bana "hortum yemi kasar" diyor, kestirip atıp kendi zincirlerini anlatmaya devam ediyorsun.
Güzel bir eleştiri, teşekkürler.
Fakat buradaki sorun şu. Ben o bahsettiğin gibi hortum takarak yapmayı zaten kullandım. Olan balıkla birlikte giden bir sürü iğne oldu. Üstelik vuruş sayısında dramatik bir azalma hissettim, gözledim. Surecatch hortum ambalajında zaten yazar, bu icat balığın misinayı yıpratmasını önler, orta karar dişlerden korur diye. Ki bende bu hortumları denedeğim 2 sene önce bu markadan almıştım. Niyetimde bu değil, istavrit işiydi ve o yazılana bakıp "Acaba?" diyerek o denemeyi yaptım..
Kısacası, ben zaten bu hortum meselesini de, o çelik telli meseleyi de, daha başkalarını da (misinayı zincirle korumak, demir nüveli misina, direk zincir vs. vs.) zaten denedim ve en iyi netice veren o çelik tel olduğu için bunu yazıyorum.
Şimdi bunu gene senle iddialaşmak için değil, senin "benim denemediğimi sanıyor olman" yanlış anlamanı düzeltmek için yazıyorum.
Benim için, sebepler önemlidir. Ama ben hortum taktımda, fos çıktı demenin faydası yoktur bana. Eğer bunun neden daha verimsiz olduğunu tespit edemezsem, büyük ihtimalle basit bir yanlışı gözardı etmekle beraber olası bir mükemmel av tekniğini heba etmiş oluveririz. O nedenle, neden buna bu balık itibar etmiyor, bunu muhakka arayıp bulmaya çalışırım ve bulabilidğim netice, hortumun yemin salınımını bir hayli engelliyor olduğu oldu. Zira, hortumu kısa kısa, 3-4 mm'lik halkalar halinde takıp bunu engellemeyecek hale getirir, içinide esnek dyneema ile yaparsan, bunun diğerinden pek bir vuruş alma farkı kalmıyor, tabi en fazla 2-3 vuruşta lüferin bunu kesip gittiğini gözardı edersek.
Eğer ben varım diye birisi bir şey yazmaya imtina ediyorsa, hem yazık, hem ayıp ediyor derim. Ben kimseye benimkindne farklı bir şey yazdığı için kınama, gidip dövme, kafasıan silgi atma filan gibi bir şey yapmadım, yapmam da. Ben nasıl ki, başkalarının aktardıklarına yorum, eleştiri, alternatif vs. getirebiliyorsam, herkestende bunu beklerim. Hemde canı gönülden, bizzat, bilfiil öyle olmasını da desteklerim.
Bu açıdan, insanların neden ters, yanlış, hatalı, eksik vs. gördükleri yerleri, şeyleri vs. yazıya dökmedikleri anlaşılır şey değil. Benim gözümde böylesi, eli öpülüp saygı duyulacak adamdır.
Henüz hiç kimseyi, vay sen benim şeyime yanlış dedin, şu bu dedin diye, bir sopa bulup dövmüş veya dövmeye çıkmış değilim. Sen hiç sopa yedin mi mesela benden "Amanda ne hortumu sayıklıyorsun sen bakiiim, hortum ha, al sana sopa.." dedim mi hiç?
Sen dersin hortum, ben derim o şöyle oluyor, çelik tel. bu ikisi burada kları, ihtiyacı olan her ikisinden de istifade eder. İşte olay, mesele budur. Bu sen hortum diyorsun diye seni veya çelik tel diyorum beni tu kaka yapmaz, yapamaz. Bunu düşünenin aklından zoru olabilir.
O yüzdne ben senden eleştiri, yorum, farklı tavsiyeler vs. bekliyorum. bunu ne kadar yaparsan, benim gözümdeki saygın o kadar artacaktır emin ol..
Tıpkı şimdiki gibi. Yazdığın son mesajı okuduğumda, sana olan sevgim bir kat daha, gözümdeki zaten yüksek olan yerin biraz daha yükseldi, hepsi bu. Benim gözümde bir değerinin olması veya olmaması seni enterese etmiyor olabilir, ama bu böyle, bunu bil yeter.