Nuri Abi, şimdi buradan fotoğrafların büyük hâlini görünce, daha iyi ayırt edebildim: Sanırım, o alabalık doğal bir tür değil. Şu çiftliklerde üretilen kırmızı benekli alabalıklara benziyor. Hatırlarsan aynı buna benzer parmak kadar bir tanesini ben Kuzgun'da yakalamıştım, sen de fotoğraflamıştın.


Dediğin balık buydu he mi? Hele o ele, el değil rapata mübarek.![]()
![]()
Belki haklısın, Nuri Abi. Ama bu balıklar benim derelerde tuttuklarıma pek benzemiyorlar: hem vücut şekilleri biraz farklı hem kırmızı benekleri daha bir kahverengimsi... Acaba göle giren kırmızı benekliler bir metamorfoza mı uğruyor?Sayın hocam şu önemli bilgiyi not düşmek durumundayım: Uzun yıllar Kuzgun'da avlandım, az-çok gözlemledim, tecrübe ettim, balıklarını da tanırım, üreticilerle de zaman-zaman teşrik-i mesaim oldu. Kesinlikle Kuzgun'daki alabalık çiftliklerinin hiç birisinde kırmızı benekli alabalık üretimi yapılmamaktadır. Tüm üretim gökkuşağı alabalığı üzerinedir diyebilirim.
Belki haklısın, Nuri Abi. Ama bu balıklar benim derelerde tuttuklarıma pek benzemiyorlar: hem vücut şekilleri biraz farklı hem kırmızı benekleri daha bir kahverengimsi... Acaba göle giren kırmızı benekliler bir metamorfoza mı uğruyor?
Hımmm fena yerden vurdun, ama biraz kıvırtayım: Mesela en/boy oranlarının değişmesi, beneklerinin sayı ve renk olarak farklılaşması, yüzgeçlerinin incelmesi ve uzaması vs...Kısaca metamorfoz: değişim/başkalaşma.
Canlıdaki değişim/başkalaşma genlerdeki yapı ile ilgilidir. Bu süreçte canlının anatomisinde bir önceki evrede olmayan farklı fonksiyonlara sahip yeni uzuvlar görülür. "Bir şeyin," şey iken "başka bir şey" olarak değişimidir ancak bu değişimi sağlayan tüm faktörler kendi çevrimi içerisinde gerçekleşiyor. O canlı için tabi/doğal bir süreç olup, başı ve sonuyla mükemmel bir işleyişin varlık sahasındaki yansıması da diyebiliriz. Konu uzun ancak kestirip atayım;tırtıl halindeki canlının kelebek haline gelmesidir, vesselam.
İmdi;
Senin derelerde avladığın alabalıklarda dahil, Tortumun alabaluği veya Guzgunun alabalığında da nasıl bir değişim/başkalaşma vardır, maalesef buna benim dersim yetmez hocam.![]()
Hımmm fena yerden vurdun, ama biraz kıvırtayım: Mesela en/boy oranlarının değişmesi, beneklerinin sayı ve renk olarak farklılaşması, yüzgeçlerinin incelmesi ve uzaması vs...
![]()
![]()
Hocam benim, oyy datlum gıymatlum.![]()
Nasıl bir değişim olursa olsun, hiç bir ala herhangi bir devresinde "tırtıl" iken başkalaşarak "kelebek" olamıyor. (Yayın yavrusuna kelebek denir de, o ayrı malum. ) Aynı ailenin türleri arasında farklılıklar olması da, farklı türlere işaret eder. (Totoloji oldu ama durum aynen bu.)
Yarını evde oturarak geçireceğiz he?![]()
![]()
.
Nuri bey manzara mükemmel.
Ankara'da göller dereler donmuş durumda.Erzurumun atmosferine hayran kalmamak elde değil.Bu sene kış avı pek yapamadık sayenizde gözlerimiz bayram yaptı.
Alabalığa gelince tipik bir salmo Trutto Fario dere alasına benziyor.Dere alalarında daha önce rastladığım bir durum bulunduğu zonede kaynağın yakınında nispeten daha sıcak sulara özellikle kış aylarında giriş yapabiliyorlar veya selle birlikte gelebiliyorlar..
İki dakikalığına olsa da tembellikten sıyrılmama vesile oldunuz Muhammer abim. Teşekkür ederim.
Sloth denen bir mahluk var, (tembel hayvan) 1 elmayı yarım saatte anca yiyebiliyormuş.![]()
![]()
http://img703.imageshack.us/img703/6154/threetoedsloth10965600x.jpg
Resimlerden gördüğüm kadarıyla, bu kırmızı benekli aslında endemik bir tür ve Karadeniz'de bulunuyor diye biliyorum ben...Zonguldak'ta köyümde bulunan alabalıklara çok benziyor, tek fark ağız yapısı..
Ama benimki sadece gözümün gördüğü, bilimsel bir ayrım yapamıyoruz, üstümüze vazife değil, belki gören hocalarımız aydınlatır bizi.Merak ettim tüm gece benzer türler aradım, nafile, beneği tutanın yüzgeçleri tutmuyor, yüzgeci tutanın ağız yapısı, gözleri....Biri Allah rızası için söyleyiversin yoksa merakımdan ölmek üzereyim...
Eğer haklıysam ve bu endemik bir türse ne işi var Erzurum'da diye düşünmeden edemedim de...Nuri Abi kayfe söylemiş onu mu içecek?
Şaka bi yana kafam karıştı![]()