Biligçlik yapıyormuş gibi olmak istemem ama, bugün 3 kg. luk balığı çekemeyecek misina olmaz sanıyorum.. Şöyle ki, olur, ince takım heveslisi olursunuz. 0.10 misina kullanırsınız, tamam, eliniz mahkum. O ancak balığı kıyıya kadar çeker, sudan çıktığı anda, işi biter..
Büyük balığı önce yoracaksınız, iflahını keseceksiniz. Misina hep gergin olacak, ma asılmayacaksınız, o boyuna asılacak. Arada şöyle bir çekeceksiniz.. O tersten zorlayacak böyle böyle iflahı kesilecek.. Acele etmeyeceğiz.. Balık sabır işidir denince millet olta başında vuruş bekleme anlıyor. Hayır, asıl sabır, balığı alırken, çekerken gösterilen sabır. Balık vurmuyorsa sabır edilemez ki, çünkü acele edilecek bir şey yoktur aslen... Geyik yapılır, takım yapılır, gelen geçene bakılır, hayallere dalınır vs. vs. Sabır meselesi, balık vurduktan sonra başlar.. Tavına gelecek, öyle çekeceksiniz.. Yoksa, balığı kaçırmak, başınıza gelecek en iyi şey olur.. İri balıklara kendini dalatan, onlardan dayak yiyen pek çokları vardır netekim..
Vuruşundan balığın neci olduğunu anlayacaksınız. İri lüfere kalama vereyim filan derseniz, takımıda verirsiniz mesela..
Maddiyata gelince.. Tamam, kaliteli iğne pahalı ama residance kirası da değil. Adisi 2 Milyon, iyisi 6 Milyon.. Değer mi? Ama yoook, ne yapacağız?
Beyaz iğne alın. Biraz irice.. Mangal kömürünü yakıp 1-2 saat korun içinde içinde tutun. Çıkarıp hafifçe yanlardan döğün. Tekrar ısıtın. Tekrar dövün. Kızıllığı geçmeye başlayınca deniz suyu ile ıslatılmış deniz kumuna sokun.. Cosss diyecek.. Bakın bakalım ondan sonra benim diyen balık açabiliyormu?
Misinaya gelince.. Düzgün düğüm attıktan sonra, misina kolay kolay kopuvermez. Defaten söyledik...
Her neyse, böyle durumlar herkesin başına gelir.. Olacaktır, insanı ağlatan başka vakalarda. Aslında balıkçılığın zevkli tarafı bunlardır.. Kimse itiraf edemez ama, aslen hepimiz bu anları yaşamak, yaşayabilmek umuduyla olta başına geçeriz. Bunu istemeyen deniz kenarına değil, balık haline gider zaten... Güzel bir anı olmuş.. Bir iki yıl sonra, tebessümle anacak arkadaşımız ve "Biz ne balıklar gördük" diyecek.. Bence üzücü filan değil, sportif düşününce, son derece sportmence bir müsabaka yapılmış. Herkes zevk almış aslında.. Üzücü olmaktan ziyade, aslında birebir mutlu bir gün olmuş.. Biz öyle büyük olanı bulsak, ahanda meydan, sen mi yaman, ben mi yaman dese, bırakın iğneyi açmayı, kamışı da alıp gitse, ona da razıyız.. Ama öyle heyecan yaratan bir balık göremiyoruz bile maalesef..