Serdar Köylü kardeşimle av keyfimiz.Mercanlar,mercanlar

95 metreden gelen balık yaşar sevgili Balli.Tabiatıyla bir İstanbul avcısı hangi mercan cinsinin yaşayıp yaşayamayacağını bilemez.Şöyleki;Eğer gelen balık Fangri mercansa,Litrin yaygın adıyla has mercansa,yada fotoda görülen İskaratozsa ve dahi çok daha sularda yakalanan iki yanında solungaç kapaklarına yakın irice birer beneği bulunan ,kocaman gözlü çok derinsu(200 metre ve üstü)mandagöz mercanıysa oda yaşar.Bunlar çok seyrek vurgun yiyen mercan cinsleridir.Helede çok hızlı çekilmedikleri takdirde asla vurgun yemezler,salınırsa derhal dalar giderler.İskaratoz denilen,sudan çıktığında harika renklere sahip,ancak ölünce kararan balık bir mercan değildir elbet.Ona Marmarada Maviş yada Morbaşta derler ve en büyük bireyler seyrek olsada marmarada bulunur ve sıkca Baltabaş karagözle karıştırılır.(Aliço)Çift bant Karagözde,baltabaş ve sivri burun karagözde,zaten çok derini sevmeyen bu karagöz cinsleride vurgun yemezler ve salmaya müsaittirler.Çuprada vurgun yemeyen bir balıktır.

Sinagrite ve Trançaya gelince;Sinagrit sığ sulara kadar sokulan bir balıktır.Sığda yakalananlar vurgun yemez ancak derinde yakalanırlarsa vurgun yerler.Tranca esasen sığda dolaşmaz ve hızla yukarı alınırsa illaki vurgun yer.

Bunları isterseniz belleğiniize koyunuz.TFT team'da ben ayrılış mesajımı yazdığımda bana hitaben,aman giderse gitsin nasıl olsa forumda artık her türlü bilgi alabileceğimiz konular var diyen,dönüş mesajımda ise bana Vedat bey,Orhana ise amca diyen o Emre adlı kardeşimde bilsinki
,şu anda mevcut tüm forum ve Face gruplarında bu bilgileri bulamazsınız.

Ben kendimi balık ve avına adamış bir insanım ve doğruları ortaya koymak giibi bir misyonu fahri olarak yüklenmişim.

Ölüp gitmeden öncede olabildiğince çok bilgi ve tecrübe birikimimi sizlere aktarmak niyet ve keyfindeyim.Lütfen beni narsist bir adam olarak görmeyiniz.

Sevgiler


Vedat abi, 45 m'den daha derinden çekilen balık, yaşamaz. Belki hemen ölmez, ama bir iki saat içinde ölecektir.

Olay, hava kesesi şişmesi değil sadece. Gaz embolisi denen bir illet vardır. 5 Atm düşük basınçta, kandaki oksijen, nitrojen vs. hepsi mutlaka şişer, genellikle baloncuklar oluşturur ve kan dolaşımını engeller. Sonuçta, balık hemen ölmesede, bir müddet sonra ölecektir zaten. Salacağınız balık, hemen dibe inebilirse bundan kurtulabilir ama bunu kendi gayretiyle yapamaz. Yaparsa bu kez başka bir sorun yaşar, aşırı oksijenlenme. Ancak bu işi oltayla yapabilirsiniz, geri indirerek. Fakat bu da, 45m den sonra gene işe yaramaz.

45m den sığ yerlerden yakalanan balıklar, çeşitli yöntemlerle, hava keseleri delinmek vs. gibi, kurtarılabilir. Fakat, daha derinden gelen balıkların yaşatılabildiğine dair herhangi bir bulgu mevcut değildir. 40 - 50 metreden çekilen balıkları her 5 metrede bir bir kaç dakika dinlendirmek gibi yöntemlerle, bilhassa ufak balıkların kurtarılması mümkündür.

Bu arada balığın ölüp karnının yukarı gelmesi o hava kesesi nedeniyledir. Derinden yakalanıp suya atılınca biraz yüzecek gibi yapan balık kısa sürede ölür, gaz kesesi olmadığı, boş olduğu gibi sebeplerle dibe çöker gider.
 
Vedat abi, 45 m'den daha derinden çekilen balık, yaşamaz. Belki hemen ölmez, ama bir iki saat içinde ölecektir.

Olay, hava kesesi şişmesi değil sadece. Gaz embolisi denen bir illet vardır. 5 Atm düşük basınçta, kandaki oksijen, nitrojen vs. hepsi mutlaka şişer, genellikle baloncuklar oluşturur ve kan dolaşımını engeller. Sonuçta, balık hemen ölmesede, bir müddet sonra ölecektir zaten. Salacağınız balık, hemen dibe inebilirse bundan kurtulabilir ama bunu kendi gayretiyle yapamaz. Yaparsa bu kez başka bir sorun yaşar, aşırı oksijenlenme. Ancak bu işi oltayla yapabilirsiniz, geri indirerek. Fakat bu da, 45m den sonra gene işe yaramaz.

45m den sığ yerlerden yakalanan balıklar, çeşitli yöntemlerle, hava keseleri delinmek vs. gibi, kurtarılabilir. Fakat, daha derinden gelen balıkların yaşatılabildiğine dair herhangi bir bulgu mevcut değildir. 40 - 50 metreden çekilen balıkları her 5 metrede bir bir kaç dakika dinlendirmek gibi yöntemlerle, bilhassa ufak balıkların kurtarılması mümkündür.

Bu arada balığın ölüp karnının yukarı gelmesi o hava kesesi nedeniyledir. Derinden yakalanıp suya atılınca biraz yüzecek gibi yapan balık kısa sürede ölür, gaz kesesi olmadığı, boş olduğu gibi sebeplerle dibe çöker gider.

Sevgili Serdar malum ben bilim adamı değilim,ancak iyi gözlemci,araştırmacı ve fiilen denizin üstünde avlanan bir avcıyım.

Hani senin anlattıkların insanlar için olabilirde balıklar için olacağını sanmıyorum.Livarımda birkaçgünden fazla yaşayan,yaşatma fıçımdan 10 gün yaşayan birçok mercan oldu.Sadece Patlakgöz tabir edilen derinlerde çamurlu diplerde yaşayan mercan cinsi çoğu kez vurgun yemekte ve maalesef atsanızda dalamadan martılara yem olmaktadır.

Esasen ben bırakmayı seyrek geçen avlarımda livarıma koyup limana döndüklerinde canlanmış balıkları teker,teker salarak yapmaktayım.,
,
Sevgiler
 
Sevgili Serdar malum ben bilim adamı değilim,ancak iyi gözlemci,araştırmacı ve fiilen denizin üstünde avlanan bir avcıyım.

Hani senin anlattıkların insanlar için olabilirde balıklar için olacağını sanmıyorum.Livarımda birkaçgünden fazla yaşayan,yaşatma fıçımdan 10 gün yaşayan birçok mercan oldu.Sadece Patlakgöz tabir edilen derinlerde çamurlu diplerde yaşayan mercan cinsi çoğu kez vurgun yemekte ve maalesef atsanızda dalamadan martılara yem olmaktadır.

Esasen ben bırakmayı seyrek geçen avlarımda livarıma koyup limana döndüklerinde canlanmış balıkları teker,teker salarak yapmaktayım.,
,
Sevgiler

Üstadım, bunlar denenmiş şeyler. Fıçında yaşaması da beklenen bir husus zaten. Balıklar filan, dirençli hayvanlardır. Sen onu bir nevi hastaneye yatırmış oldun. Ama denizde, ikincil enfeksiyonlar, yukarda aldığı yüksek oksijenin dipte zehirlenmeye yol açması vs. vs. gibi bir sürü sorun çıkacak o hayvanların başına.
 
Tebrikler:) banghead ya üstadlar oralarda hep mercan mı çıkar,yok mu başka balık...:) :) Bizim istanbulda tüylü çapariyi sarkıttınmı,çinekop,istavrit,vs falan filan:D :D
 
Üstadım, bunlar denenmiş şeyler. Fıçında yaşaması da beklenen bir husus zaten. Balıklar filan, dirençli hayvanlardır. Sen onu bir nevi hastaneye yatırmış oldun. Ama denizde, ikincil enfeksiyonlar, yukarda aldığı yüksek oksijenin dipte zehirlenmeye yol açması vs. vs. gibi bir sürü sorun çıkacak o hayvanların başına.

Serdar, asla geri basmıyorsun ya... Seviyorum seni takip etmeyi.



Mantıklı söylüyor bence o neden le geri basmıyordur.
Aslında bu durumda vedat abi hastanesinden çıkınca balıklar suya bırakılsa bu mantıkla yaşar mı ? sonuçta dibe iniş hızını balık kendi içgüdü vs ile ayarlar herhalde ? ( öylemi ? )
 
Mantıklı söylüyor bence o neden le geri basmıyordur.
Aslında bu durumda vedat abi hastanesinden çıkınca balıklar suya bırakılsa bu mantıkla yaşar mı ? sonuçta dibe iniş hızını balık kendi içgüdü vs ile ayarlar herhalde ? ( öylemi ? )

Ayarlayamayabilir idk

İçgüdü mekanizması, tetikleme ile çalışır. O hayvanı denizin dibine inmeye tetikleyen şey, salma anında tekrar etmeyebilir. Ve hayvan dibe inmesi gerektiğini bilemeyebilir.

Şöyle düşünelim birde. Balık diyelim ki su soğuduğu için, içgüdüleri derine gitmesini söylüyordu. O gün su çok fazla soğuk değildi. Sadece derine gitmeyi tetikleyecek kadar bir kaç derece düşmüştü. Ama saldığınız anda, su buz gibi olmuş olacak çoktan. Balık zaten o soğuktan kaçmıştı, siz onu soğuğun göbeğine bırakmış oldunuz. Balık üşüyecek haliyle, hareketsiz kal diyen içgüdüleri devreye girecek belki.

Yani, geri salma noktasında, olay göründüğünden karışık. Balığın oltaya vurduğu ortamla, geri salındığı ortamın mümkün olduğunca aynı koşullara sahip olması gerekiyor.

Bilimsel çalışmalarda tutulan balıklar geri salınırken, özel aparatlar ile taa tutulduğu derinliğe indirilir bu yüzden.
 
Ayarlayamayabilir idk

İçgüdü mekanizması, tetikleme ile çalışır. O hayvanı denizin dibine inmeye tetikleyen şey, salma anında tekrar etmeyebilir. Ve hayvan dibe inmesi gerektiğini bilemeyebilir.

Şöyle düşünelim birde. Balık diyelim ki su soğuduğu için, içgüdüleri derine gitmesini söylüyordu. O gün su çok fazla soğuk değildi. Sadece derine gitmeyi tetikleyecek kadar bir kaç derece düşmüştü. Ama saldığınız anda, su buz gibi olmuş olacak çoktan. Balık zaten o soğuktan kaçmıştı, siz onu soğuğun göbeğine bırakmış oldunuz. Balık üşüyecek haliyle, hareketsiz kal diyen içgüdüleri devreye girecek belki.

Yani, geri salma noktasında, olay göründüğünden karışık. Balığın oltaya vurduğu ortamla, geri salındığı ortamın mümkün olduğunca aynı koşullara sahip olması gerekiyor.

Bilimsel çalışmalarda tutulan balıklar geri salınırken, özel aparatlar ile taa tutulduğu derinliğe indirilir bu yüzden.

teşekkürler
 
Ayarlayamayabilir idk

İçgüdü mekanizması, tetikleme ile çalışır. O hayvanı denizin dibine inmeye tetikleyen şey, salma anında tekrar etmeyebilir. Ve hayvan dibe inmesi gerektiğini bilemeyebilir.

Şöyle düşünelim birde. Balık diyelim ki su soğuduğu için, içgüdüleri derine gitmesini söylüyordu. O gün su çok fazla soğuk değildi. Sadece derine gitmeyi tetikleyecek kadar bir kaç derece düşmüştü. Ama saldığınız anda, su buz gibi olmuş olacak çoktan. Balık zaten o soğuktan kaçmıştı, siz onu soğuğun göbeğine bırakmış oldunuz. Balık üşüyecek haliyle, hareketsiz kal diyen içgüdüleri devreye girecek belki.

Yani, geri salma noktasında, olay göründüğünden karışık. Balığın oltaya vurduğu ortamla, geri salındığı ortamın mümkün olduğunca aynı koşullara sahip olması gerekiyor.

Bilimsel çalışmalarda tutulan balıklar geri salınırken, özel aparatlar ile taa tutulduğu derinliğe indirilir bu yüzden.

Serdar kardeş be ne di.yon sen ben anlayamıyorum.,
 
Aynen, Mutlukent'te...

Hafta sonu, Eskihisar'a inip köpekbalığı peşinde olmak niyetim var şahsen mesela.

Olmadı kefal tutar, salarız geriye diyorum, bakalım, herşey nasip kısmet...

serdar bey mesajlarinizi takip ediyorumda bayagi bilimsel aciklamalariniz var.bu kadar bilgiye nasıl ulaşıyorsunuz ansiklopedileri mi bitirdiniz yoksa mesleğimiz icabı mı ?mesleğinizi de merak ediyorum eskihisardan avlanırken kıyıdan Mi avlanıyorsunuz ,tekneniz var tekneyle mi açılıyor sunuz?...kopekbaligini sirti ile mi avliyorsunuz???
Kopekbaligi av sonucunuda merak ediyorum...
Kopekbaligi yeniyor mu? Kansere iyi geliyor diye duymustum ama dogru mu ???
 
Back
Yukarı