skoylu
Well-Known Member
- Şehir
- GEBZE
- Favori Kamış
- Olta, başkası olmaz..
- En iyi avı
- Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
- İsim
- Serdar KÖYLÜ
95 metreden gelen balık yaşar sevgili Balli.Tabiatıyla bir İstanbul avcısı hangi mercan cinsinin yaşayıp yaşayamayacağını bilemez.Şöyleki;Eğer gelen balık Fangri mercansa,Litrin yaygın adıyla has mercansa,yada fotoda görülen İskaratozsa ve dahi çok daha sularda yakalanan iki yanında solungaç kapaklarına yakın irice birer beneği bulunan ,kocaman gözlü çok derinsu(200 metre ve üstü)mandagöz mercanıysa oda yaşar.Bunlar çok seyrek vurgun yiyen mercan cinsleridir.Helede çok hızlı çekilmedikleri takdirde asla vurgun yemezler,salınırsa derhal dalar giderler.İskaratoz denilen,sudan çıktığında harika renklere sahip,ancak ölünce kararan balık bir mercan değildir elbet.Ona Marmarada Maviş yada Morbaşta derler ve en büyük bireyler seyrek olsada marmarada bulunur ve sıkca Baltabaş karagözle karıştırılır.(Aliço)Çift bant Karagözde,baltabaş ve sivri burun karagözde,zaten çok derini sevmeyen bu karagöz cinsleride vurgun yemezler ve salmaya müsaittirler.Çuprada vurgun yemeyen bir balıktır.
Sinagrite ve Trançaya gelince;Sinagrit sığ sulara kadar sokulan bir balıktır.Sığda yakalananlar vurgun yemez ancak derinde yakalanırlarsa vurgun yerler.Tranca esasen sığda dolaşmaz ve hızla yukarı alınırsa illaki vurgun yer.
Bunları isterseniz belleğiniize koyunuz.TFT team'da ben ayrılış mesajımı yazdığımda bana hitaben,aman giderse gitsin nasıl olsa forumda artık her türlü bilgi alabileceğimiz konular var diyen,dönüş mesajımda ise bana Vedat bey,Orhana ise amca diyen o Emre adlı kardeşimde bilsinki
,şu anda mevcut tüm forum ve Face gruplarında bu bilgileri bulamazsınız.
Ben kendimi balık ve avına adamış bir insanım ve doğruları ortaya koymak giibi bir misyonu fahri olarak yüklenmişim.
Ölüp gitmeden öncede olabildiğince çok bilgi ve tecrübe birikimimi sizlere aktarmak niyet ve keyfindeyim.Lütfen beni narsist bir adam olarak görmeyiniz.
Sevgiler
Vedat abi, 45 m'den daha derinden çekilen balık, yaşamaz. Belki hemen ölmez, ama bir iki saat içinde ölecektir.
Olay, hava kesesi şişmesi değil sadece. Gaz embolisi denen bir illet vardır. 5 Atm düşük basınçta, kandaki oksijen, nitrojen vs. hepsi mutlaka şişer, genellikle baloncuklar oluşturur ve kan dolaşımını engeller. Sonuçta, balık hemen ölmesede, bir müddet sonra ölecektir zaten. Salacağınız balık, hemen dibe inebilirse bundan kurtulabilir ama bunu kendi gayretiyle yapamaz. Yaparsa bu kez başka bir sorun yaşar, aşırı oksijenlenme. Ancak bu işi oltayla yapabilirsiniz, geri indirerek. Fakat bu da, 45m den sonra gene işe yaramaz.
45m den sığ yerlerden yakalanan balıklar, çeşitli yöntemlerle, hava keseleri delinmek vs. gibi, kurtarılabilir. Fakat, daha derinden gelen balıkların yaşatılabildiğine dair herhangi bir bulgu mevcut değildir. 40 - 50 metreden çekilen balıkları her 5 metrede bir bir kaç dakika dinlendirmek gibi yöntemlerle, bilhassa ufak balıkların kurtarılması mümkündür.
Bu arada balığın ölüp karnının yukarı gelmesi o hava kesesi nedeniyledir. Derinden yakalanıp suya atılınca biraz yüzecek gibi yapan balık kısa sürede ölür, gaz kesesi olmadığı, boş olduğu gibi sebeplerle dibe çöker gider.