Sinarit geldi,bu dünyayı beğenmedi ve gitti.

yakalanan küçük balıkları salmanın gerekliliği kadar büyük balıklarında aynı önemi vardır hatta büyük balıklarin salıverilmesi ile popülasyon küçüklerden hızlı artar üremeleri (büyümeyi beklemediği için) daha hızlı ve gelişmiş dna yapısında olur tebrikler


Sevgili Gökhan kardeşim çok güzel bir taraftan bakıyorsun, teşekkürler, sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
+1

atıyorum yeni olgunlaşmış balık,300 yumurta bıraksa misal,kilo ve üstü balıkların saldığı yumurta popülasyonu.bunu 3 katlar ve dahada artar kilosu artıkca..
yarım kiloluk bir levreğin yumurta haznesi ile 3 kiloluk bir levreğin yumurta haznesi arasında çok büyük fark var..
bana hiç nasip olmadı bu yıl peş peşe trofe çekip,birini salıvermek:rolleyes:
hedefimde böyle bir arzu var,inşallah o sefer daha görsemli bir video çekeceğim:)


Sevgili Kadir kardeşim ben balığı iki türlü tekrar denize salarım, birnicisi
tutuğum balık küçükse...ikincisi yemeyeceğim her balığı tekrar suya salarım, ben suya salmak için balık tutmam ben sadece yemek için balık tutarım,
Sportif balıkçılıkta durum başka olduğunu belgesellerden izliyoruz, bana göre onlar her bakımdan doyuma ulaşmış kişiler, bizler ise sadece balığı yemek için tutan amatör balıkçıyız, onun için bizim avlarımızda limitler vardır, bizler de bu limitlere uyarak balığımızı tutarız, ama başka bir Sportif balıkçılık diye bir grup oluşturulursa o zaman daha değişik bir av olacaktır,
ama ben her zaman söylüyorum balığı sadece ben ve dostlarım ile yemek için tutarım ve balık yemesini ve yanında beyaz peyniri çok severim,:) sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
Sevgili Orhan ağabey,

En başta Conta Kaptanımız Mustafa ağabeyime acil şifalar diliyorum.

Ağabey, bırakmak, avladığından vaz geçebilmek, onu özgürlüğüne tekrar salabilmek yani o egoyu alt edebilmek her kişiye nasip olmayan bir hareket tarzı. :thumb:

Eline sağlık.

Öğretmeye de, öğretebilmek için öğrenmeye de devam ağabey.

O Sino'nun Dino'ları da RASTGELSİN.


Çok, çok,çok, teşekkürler Tarık Ersal üstadım, senden böyle güzel övgüleri duymak benim için her zaman bir ayrıcalık, ben de bu güzel övgülere layik olmak için çok daha fazla öğrenmem ve doğruları tatbik etmem lazım, senin de dediğin gibi hala öğrenmeye devam ediyorum ve her şeyi bilen hiç bir kimse olduğuna inanmıyorum, Ankara'ya güzel Sivrice'mizden selamlar ve sevgiler, sizleri de her zaman bekliyorum, hoşça kalın.:) :) :)
 
Harika rapor ve beklenen son eline sağlık ustam tebrik ederim

Sevgili Okan kardeşim valla bu güzel yorumun için çocuklar gibi seviniyorum nedeni ise işte benim beklediğim en önemli değerlendirme gerisini boş ver, her zaman sizler gibi kardeşlerimle beraber sevgi ve saygı içersinde huzurlu ve mutlu paylaşımların olmasını ulu tanrıdan diliyorum, hemde hiç bir karşılığı olmadan Sivrice'den selamlar sevgiler hoşça kalın.:) :) :)
 
Sivrice'ye gelip, gelmişken her ikinizi ziyaret etmeyi arzulayan onlarca amatör olduğundan eminim. Birinizi tercih etmek zorunda hissetmeyelim.

Bu açıdan Vedat abinin taahhüdü ve daveti asgari yaklaşım olmalı bence.
Riya sayılmaz. (Belki şike denebilir.:D )


Sevgili Yavuz kardeşim seni de Sivrice'mize bekleriz, bu sene balık sezonu biraz gecikmeli gidiyor ama pek yakın bir zamanda çok güzel avlar yapacağımıza eminim biliyorsun ben daha ziyade sırtı avları ile uğraşıyorum ve uzun zamandan beri bilgi, tecrübe ve uygulamalarıma bir hayli yükleme yaptığımı söyleyebilirim, başka şeylerle uğraşacak hiç zamanım yok, bu arada balık avlarına yeni başlayan genç kardeşlerimede tekne ile balık avları kursları veriyorum, sırtı avları, tekneden Çapari ile uskumru ve kolyoz avları ve de yemli olta ile mercan karagöz ve dip balıklarının avlarını hem bu balık avlarını öğreteceğim hem de balık avlayacağız.:) :) :)
İşte benim emekliliğim burada böyle geçiyor seni de buraya beklerim sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
Helal olsun orhan usta; biz bu işi küçük balıklarda yapıyoruzda büyüklerde muaffakiyet sağlayamadık, buda büyüklerin işi sanırım:)


Teşekkürler sevgili Yılmaz kardeşim, boş vakitlerimde hava da müsait olursa her zaman denize çıkarım ve balık gelirse de avlarım, ben de küçük balıklarla başladım, seni de yakın bir zamanda büyük balıklarla görürüz sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
Çok teşekkürler sevgili Yavuz kardeşim, balık karamsar değil,:) :) :)
ben karamsarım.:mad: :mad: :mad:
Denizde olmak gerçekten çok değişik bir duygu, fakat karaya çıktığın zaman hele televizyonun başına geçtiğin zaman işte o zaman karamsar oluyorum.:)

Gerçekten ben burada internet ortamında hiç kimse ile çekişmek istemiyorum, raporumu yazarım ve sadece saygı ve sevgi çerçevesinde sizlerle paylaşırım,:) ben de sizler gibi bir insanım hata da yapabilirim eğer bir hatamı görürsen gene sevgi ve saygı içersinde benimle özelden paylaşırsın şayet bir gün gelir ben de senin bir hatanı görürsem inan senin gibi bir kardeşimi burada herkesin gözü önünde bozmam ve hatanı yüzüne vurmam eğer bunu yaparsam insanlığımdan utanırım ne yapalım sizler de beni böyle kabul edin,:) sizleri çok seviyorum selamlar, sevgiler hoşça kalın.:) :) :)

Saygıdeğer Orhan Ağabey,

Sizi anlamaya çalışıyor ve anlar gibi olduğumu da sanıyorum.:p . Bizler doğadaki diğer avcı canlılar gibi değiliz. Olgun bir amatör avcı kesinlikle duygusal bir kişilik olsa gerektir. Kimimiz de bundan dolayı tahammül sorunu çekebilmekteyiz.
Ben genelde çok mutlu bir insanım. Yazılarınızdan anladığım kadarı ile bu yönüm size benziyor sanırım. Cennet, dünyadan daha ne kadar güzel olabilir ki diye düşündüğüm olur. Bu güzelliği bozan bazı ellere gerçekten de kızmamak elde değil. Başlık yazınız da kastınız bu sanırım. Lakin yukarıdaki cevabi yazınızda daha kişisel ve insanların doğa ile değil, birbirleri ile ilgili sıkıntılarına değinmişsiniz.
Aramızda ne geçmiş olursa olsun kimse ile küslük yapmadım. Küslük yapana da küsmem. Hiç kimse de kimseye küs olsun istemem. Benim miniminnacık meselem de bu.
Allah'ın yarattığı hiçbirşey çirkin olamaz.
O'nun olmasına izin verdiği her türlü musibetin de ardında hep hayır umarım.

Bizim kıymetimizi kimse zaten bilemez, biz onların kıymetini bilirsek ne mutlu bize..

Saygılar...
 
Saygıdeğer Orhan Ağabey,

Sizi anlamaya çalışıyor ve anlar gibi olduğumu da sanıyorum.:p . Bizler doğadaki diğer avcı canlılar gibi değiliz. Olgun bir amatör avcı kesinlikle duygusal bir kişilik olsa gerektir. Kimimiz de bundan dolayı tahammül sorunu çekebilmekteyiz.
Ben genelde çok mutlu bir insanım. Yazılarınızdan anladığım kadarı ile bu yönüm size benziyor sanırım. Cennet, dünyadan daha ne kadar güzel olabilir ki diye düşündüğüm olur. Bu güzelliği bozan bazı ellere gerçekten de kızmamak elde değil. Başlık yazınız da kastınız bu sanırım. Lakin yukarıdaki cevabi yazınızda daha kişisel ve insanların doğa ile değil, birbirleri ile ilgili sıkıntılarına değinmişsiniz.
Aramızda ne geçmiş olursa olsun kimse ile küslük yapmadım. Küslük yapana da küsmem. Hiç kimse de kimseye küs olsun istemem. Benim miniminnacık meselem de bu.
Allah'ın yarattığı hiçbirşey çirkin olamaz.
O'nun olmasına izin verdiği her türlü musibetin de ardında hep hayır umarım.

Bizim kıymetimizi kimse zaten bilemez, biz onların kıymetini bilirsek ne mutlu bize..

Saygılar...



Sevgili Yavuz kardeşim bu yazını çok beğendiğimi gönül rahatlığı ile söyleyebilirim,:) :) :) burada olmamızın en önemli unsuru balık avlarımızı ve arada sırada hayatın bizlere öğrettiği hayat tecrübelerimizi ve hayat felselerimizi sizlere paylaşmak.

Hepimizin amacı Bu güzel balıkçılık sitemizi daha da zenginleştirmek olmalı, burada bizlerin balıkçılık konusunda çok değişik fikirler ve uygulamalar getireceğimize inanıyorum,
her balıkçı kendine göre değişik yöntemleri ve değişik bilgileri olan insanlardır hepimiz ne öğrendiysen sonunda onlardan öğrenmişiktir, kimse çok bilemez ben de dahil selamlar olsun Küçükçekmece'ye sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
Orhan Baba,
bu forumda aslında çok da yeni olan geçmişimi izleyip de beni takip eden biri varsa eğer, bilir ki hayatımda hiç sinarit tutmamışımdır.

Ve yine bilir ki bir sinarit tutmak benim için çok önemlidir, çünkü daha büluğ çağımda bile babamın yardımı ile grida, lagos, kuzu, akya, fangri, trança tutmuşluğum vardır Allah'a şükür. Ama belki şanssızlık, belki bilinçsizlik, sinarit tutmamışımdır.

Şimdi sen ve diğer ustalarım sağolsun, bu sene artık memlekete dönmeme 2 aydan kısa bir zaman kalmışken ve artık çok daha bilinçli bir balık avcısı zekasına ermiş iken, bu balığı er ya da geç, inşallah mümkün olan en kısa zamanda yakalayacağıma eminim...

Ama bu yakalayacağım sinarit eğer bir palaz olursa, ilk kez yakaladığıma, o anki heyecanıma bakmaksızın o balığı denize geri iade edeceğim. Çünkü biliyorum ki ben sizin sayenizde o balığın babasını da, dedesini de yakalayacak teorik bilgiye sahibim. Pratiği de elbet kendim geliştireceğim.

Ben o palazı denize iade edeceğim. Bu tamamen sizin eserinizdir.
O gün geldiğinde, sizlere buradan saygılarımı göndereceğim. Bunu bir yere not alınız. Videosunu da çekeceğim inşallah. İçimde ukte olan sinariti denize geri iade ederken içimde tarifsiz bir sevinç olacak. "Hayatında ilk kez alt ettiğin bu balığı nasıl olur da geri bırakırsın!" şeklinde sol tarafımdan bastıran bir ses duyacağıma emin olmama rağmen beynim rahat olacak. Çünkü yine eminim ki ben bunun 10 kg. üstü bir bireyini bile alt edecek teorik ve pratik bilgiye sahip olacağım, yine sizlerin sayesinde. Ve o dev balığı aldığım gün yine sizlere teşekkür edeceğim. Bana bu ufku açtığınız için...

Ben size şimdiden teşekkürlerimi gönderiyorum... Peşinen... Çünkü biliyorum ki, artık o eski kafasındaki Aykut değil benim içimdeki Aykut. O çok değişti, bilinçlendi. Bunu başaran sizlersiniz.

Sizlere sonsuz sevgiler, saygılar.....
 
Orhan Baba,
bu forumda aslında çok da yeni olan geçmişimi izleyip de beni takip eden biri varsa eğer, bilir ki hayatımda hiç sinarit tutmamışımdır.

Ve yine bilir ki bir sinarit tutmak benim için çok önemlidir, çünkü daha büluğ çağımda bile babamın yardımı ile grida, lagos, kuzu, akya, fangri, trança tutmuşluğum vardır Allah'a şükür. Ama belki şanssızlık, belki bilinçsizlik, sinarit tutmamışımdır.

Şimdi sen ve diğer ustalarım sağolsun, bu sene artık memlekete dönmeme 2 aydan kısa bir zaman kalmışken ve artık çok daha bilinçli bir balık avcısı zekasına ermiş iken, bu balığı er ya da geç, inşallah mümkün olan en kısa zamanda yakalayacağıma eminim...

Ama bu yakalayacağım sinarit eğer bir palaz olursa, ilk kez yakaladığıma, o anki heyecanıma bakmaksızın o balığı denize geri iade edeceğim. Çünkü biliyorum ki ben sizin sayenizde o balığın babasını da, dedesini de yakalayacak teorik bilgiye sahibim. Pratiği de elbet kendim geliştireceğim.

Ben o palazı denize iade edeceğim. Bu tamamen sizin eserinizdir.
O gün geldiğinde, sizlere buradan saygılarımı göndereceğim. Bunu bir yere not alınız. Videosunu da çekeceğim inşallah. İçimde ukte olan sinariti denize geri iade ederken içimde tarifsiz bir sevinç olacak. "Hayatında ilk kez alt ettiğin bu balığı nasıl olur da geri bırakırsın!" şeklinde sol tarafımdan bastıran bir ses duyacağıma emin olmama rağmen beynim rahat olacak. Çünkü yine eminim ki ben bunun 10 kg. üstü bir bireyini bile alt edecek teorik ve pratik bilgiye sahip olacağım, yine sizlerin sayesinde. Ve o dev balığı aldığım gün yine sizlere teşekkür edeceğim. Bana bu ufku açtığınız için...

Ben size şimdiden teşekkürlerimi gönderiyorum... Peşinen... Çünkü biliyorum ki, artık o eski kafasındaki Aykut değil benim içimdeki Aykut. O çok değişti, bilinçlendi. Bunu başaran sizlersiniz.

Sizlere sonsuz sevgiler, saygılar.....

Sana çok teşekkür ederim sevgili Aykut kardeşim, güzel günler ve amatör balıkçılık sizler gibi güzel kardeşlerimizin elinde daha da güçlenecek, denizlerimiz korunacak ve balıklarımız bizden sonra gelecek nesillere de kendilerini göstereceklerdir, sevgiler sana olsun hoşça kal.:) :) :)
 
Back
Yukarı